her sezon orta sıralara oynayan, üç büyükleri zaman zaman yenerek sükse yapan, çok başarılı olmasa da taraftarı gençlerbirliği'nden fazla olan başkentin sarı lacivert renkli takımı ...
piskopat taraftarlara sahip ankara takımı. her maç çıkışı kavga çıkmazsa olmaz. fenerbahçe-galatasaray nasılsa ankaragücü-göztepe de aynı şeydir. tabii göztepe 1. ligdeyken geçerliydi bu.
ankara'nın -an itibarı ile- süper ligdeki üç temsilcisinden en çok taraftarı olanıdır. zamanında kupa beyi diye bilinen bu takım; kenan evren torpiliyle 2. lige düşmekten kurtulmuş, sonra da 1. lige yapışıp her sezon taraftarına düşme korkusuyla ecel terleri döktürmeyi alışkanlık haline getirmiştir. taraftarının eğlenceleri arasında ise her sezon sonunda şampiyon olan istanbul takımı taraftarlarını güvenparkta kovalamak, gs-fb-bjk formalarıyla ulus'ta tezahürat yapıp keklik gibi tezahürata katılmak üzere yanlarına gelen bu takım taraftarlarını bi güzel sopalamak önlerde gelir
evet haymanalı, beypazarlı, polatlılı, kızılcahamamlı, taksici, dolmuşçu, pazarcıların takımıdır. ama maçlarında eskişehir taraftarlarından alıntı yaptıkları bir sloganları vardır "istanbul takımlarını tutanlar biraz da bizim takımlarımızı tutsunlar" derler. sırf bu slogan ankaragücü'nü tutmam için yeterliyken; ne yazık ki üç yaşındayken, babam tarafından ankaragücü forması giydirilip maçlara götürülmüş bir azınlğım ben. ankaragücü taraftarı olmak her zaman bir ayrılacaktır.
ankarada oynadıkları her maçın 16. dakikasında bursaspor lehine tezahürat yapan taraftara sahip süper lig kulübü. aynı şekilde bursaspor taraftarı bursadaki maçlarda 6. dakikada ankaragücü lehine tezahürat yapar.
1910 yılında imalat- harbiye işçileri tarafından kurulmuş, renkleri sarı-lacivert olan takım. çocukluğumda ankaragüçlüyüm dediğim için çok dalga konusu olduğum bu yüzden fenerli olduğum, lise yıllarımda da ''yahu ben feneri niye tutuyum bana 500 kilometre uzakta, bir atkısını bile almadım, bir maçına bile gitmedim'' diye düşünmemi sağlayan, lise yıllarında her boş vaktimde maçlarına gittiğim ve hala elimden geldiğince maçlarını kaçırmadığım takımdır. gecekondu mahallelerinde güçlüdürler. mahallelerde toplanıp maça beraber gelinir. kamyonet kasasında maça gelen çok kişiyi de görmüşlüğüm vardır.
bursasporla kardeş olan takım. bursa kardeşliği 90lı yıllarda bursa trübünlerinden kopup ankaraya okumaya gelen bir gencin ankaragücünü sevmesi ve kendisini trübünde sevdirmesi üzerinden gelişir. bu arkadaş daha sonra okul bitince doğuya askerliğini yapmaya gider. oradaki iç savaş esnasında ölür.. cenazesine ankara'dan birçok ankaragüçlü katılır. o gün bugündür her ankaragücü maçının 16. dakikasında ankaragüçlüler bursa diye, her bursa maçında 6. dakikada da bursalılar ankaragücü diye bağırır... ayrıca ankaragücü karşıyaka ve altay ile de dosttur; lakin bu dostluklar bursa ile olan dostluk kadar sıkı değildir.
takımım, göz nurum.. babamdan bana kalan, benim de çocuklarıma bırakacağım bir miras. çok psikopat bir taraftar kitlesine sahip olduğu doğrudur zira beşiktaş maçında çıkan olaylardan da anlaşılabilir. çok yaratıcı tezahüratları vardır. ramazanda gittiğim bir maçta "allah-u allah" ilahisinin melodisi üzerine yazdıkları tezahüratla beni yarmışlardı.
namaz kılarız
oruç tutarız
içki içeriz cigara sararız
taraftarlarının fenerbahçe'nin şampiyon olduğu bir sezondan sonra kızılay meydanına asılan fenerbahçe bayrağını ele geçirerek üzerindeki yazıları söktükten sonra öbür sezonun ilk kendi evlerindeki maçında fenerbahçe'ye karşı tribünde açtıkları söylenen futbol kulübü... bayrak tribünde açıldıktan sonra güneşin vurması sebebiyle sökülmüş harflerin hafif hafif belli olur gibi olması sebebiyle doğru olduğuna daha da inanılmıştır...
ankaragüçlü bir abi ve erkek kardeşe sahip biri olarak söyleyebilirim ki,"inadına ankaragücü'nü tutmama" ma sebep olacak derecede fanatik, yenilseler de tezahürat yapa yapa eve gelecek kadar mazoşist ve ayrı bir psikopatlık sezdiğim taraftar kitlesine sahip olan futbol takımı...
bursaspor'u desteklemek için bursaspor'un deplasman maçlarına dahi gitmekten çekinmeyen taraftara sahip takım. bu iki takımın maçları genelde dostça, kardeşçe, berabere biter, karşılıklı oyuncu alıp verirler, maçları birlikte izlerler, örnek bir dayanışma sergilerler.
show tv'ye göre turkcell süper liginin 16.haftasında, aynı gün hem beşiktaş hem de fenerbahçeile hem de beşiktaş ile oynama başarısını göstermiş olan ilk türk takımı. nasıl mı? bilindiği üzere, haftanın lig maçları tamamlandıktan sonra, show tvde gecenin bir körü yayına giren pazar keyfinin arasında, günün önemli maçlarının özeti verilir. bu hafta da fenerbahçe ve beşiktaş'ın maçlarının özeti verilmek istenmiş. ( beşiktaş, ankaragücü''yle, fenerbahçe de gençlerbirliği 'yle oynamıştır.) ancakgençlerbirliği- fenerbahçe maçının özetini anlatan spiker, anlatımı boyunca sürekli ankaragücü diye bahsetti gençlerbirliği'nden. renkleri de uymuyordu ama nasıl öyle bir hataya düşüldü anlayamadım. ben mi yanlış algıladım acaba diye hala da düşünmekteyim.
elbette hata insan içindir ve herkes hata yapabilir.ama hiç mi kontrol edilmez sonradan yayına sunulacak kayıtlar ? kontrol edildi de, " önemli olan fenerbahçe maçı olmasıdır, karşıdaki takımın kim olduğu farketmez" mantığıyla mı, " ankara takımı denince akla ankaragücü gelir" mantığıyla mı hareket edildi, bu nedenle mi kimse dikkat etmedi, anlamadım.