dün yani 31 mart 2009 tarihi itibariyle meydana gelmiş hadisedir. geçen haftaya kadar atkı bere takılan bireyler, güneşi görünce tişörtler, şortlar, babetler,vs.. ile sokakları, çimleri doldurmuşlardır. ama tabii yanılmamak lazımdır 15 nisanda kar yağdığı da olmuştur ankarada, sakin olmalı, etrafta telaş aranmamalıdır.
şimdiden ankaranın temmuz-ağustos aylarında en az birkaç gün susuz kalacağını söyleyebiliriz.keçiörenliler ve sincanlılar tabi bide altındağ vardı...susuzluğa hazırlanın, hakettiğiniz gibi hizmet alacaksınız.
i.melih gökçek ini bilmem ama ankara gibi dört mevsimi aynı gün içerisinde yaşatabilecek bir şehir için sıradan bir durum olduğunu söylemek doğru olur.
sokağa çıkınca eve geri dönüp üstümü değiştirmeme sebep olan durum. şom ağızlı diyeceksiniz ama ankara' nın havası bi gün güldürür üç gün ağlatır. yarın kesin yağmur yağacak.
insanı çok sevindiren, öte yandan da 'ulan kesin yarın kar yağara, aman yağmur yağacak,tüh güneş bulutun arkasına gitti' tedirginliği yaşatan, insanı aportta bekleten, her an değişeceğine inandığım hadise.
kış boyunca bir yerlerimize giren doğalgaz faturası derdinden kurtulmuş olduğumuzu işaret eder.tek temennimiz bir daha gitmemesidir.
i.melih ise bunu gelecek seçimlerde kesin kullanır hatırlayın 2009'daki seçimleri...biz yeniden geldik ankara'ya bahar getirdik sizi doğalgaz derdinden kurtardık.karayalçın gelseydi karakışı yaşayacaktınız unutmayın...ee demek ki napıyoruz oylarımızı melih'e veriyoruz.(şimdi anladım ankara halkını)
üniversiteli gençlerin çimenleri doldurup sevişmesine delalet eder. okula gider gitmez aglayankek ve keklerinaq kendilerini çimlere atmışlar. yaz geldi! yaz geldi diye sevinirlerken bir de baktım üstlerinde kazak var. 'napıyosunuz lan' dedim. iyiyiz sen napıyorsun' dediler. ben de iyiyim dedim. meğer kazakla güneşleniyorlarmış. allahım akıl fikir ver dedim. sırıttılar. kızılay'ı da basmışlar.
(bkz: t-shirt lü gençler vs kazaklı teyzeler)