belki ilginizi çeker
  1. · ankara yı sevmek
  2. · karanfil
  3. · hayata dair gülümseten detaylar
  4. · doğu akdeniz üniversitesi
gündem
  1. · öğretmenler günü
  2. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  3. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  4. · ece gürsel
  5. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  6. · the twilight saga new moon
  7. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  8. · standart adam
  9. · maria

ankara yı özlemek  

  1. sokaklarında tabanları ağrıyıncaya kadar dolaşacak kadar bu şehri sevenlerin ondan ayrı kaldıklarında hissedecekleri duygudur.
    (neyapmali neetmeli, 10.01.2006 22:44)
  2. bu akşam itibariyle ana haber bültenlerinde kuğulu parkı görünce içinizin sızlaması durumudur. ne işim var benim bayram tatilinde başka bir şehirde diye düşünürsünüz. kafanızda şimdi orada olsam şunu bunu yapardım diye planlar yaparsınız ve en kısa zamanda nasıl gidebileceğinizi düşünürsünüz.
    (filmlerdeki gibi, 10.01.2006 23:06)
  3. insanın hayatında değer verdiği, sevdiği insanları barındırıyorsa, ayrı kalındığında kaçınılmaz olacak sonuç.
    (tricky, 08.10.2006 21:01 ~ 21:02)
  4. (rubi, 12.02.2007 00:49)
  5. bir evin de ordaysa, evini özlemek.
    (maia, 12.02.2007 10:16 ~ 13:12)
  6. üniversiteyi ankara'da okuduysanız; ankara'yla birlikte geçmişinizi, arkadaşlarınızı, öğrenciliğinizi, aylaklığınızı, masumluğunuzu, mutluluğunuzu, eski aşkınızı ve daha bir çok şeyi özlemektir.

    edit: denizin en güzel göründüğü yerden*)" onmousedown="return bkc('1159730','%21%3Aistanbul%21%3A')">* bile gitmiş olsanız, yine de döndükten sonra ankarayı özlersiniz.
    (mürekkepbalığı, 12.02.2007 12:50 ~ 14:02)
  7. deniz olan bir yerde yaşamışsanız * * başınıza gelmesi zor olan şey.
    (heliad, 12.02.2007 13:17)
  8. angaralı olmak ile mümkün olabilecek, popülasyonda görülebilitesi çok düşük olan tuhaf eylem.
    (adenozin tri psikopat, 12.02.2007 13:18 ~ 17:49)
  9. özlemekden daha öte bir durumdur arzulamaktır bir nebze doğup büyüdüğünüz şehirse birde, bu durum daha bir acı hale gelir ki yerleşmiş olduğunuz yeni şehirde dolaşırken caddelerde veya sokaklardaki ayrıntılar size özlemlerinizi ve arzularınızı hatırlatır, ağaç dallarından pervasızca yerlere saçılmış sarı yapraklar siz istanbuldayken veya başka bir şehirdeykan ruhunuzu alır ankaranın o güzel izmir caddesinin ara sokaklarına götürür ılık bir rüzgar ile saçlarınız okşar, sadece bir şehri özlemek değildir orda bulunan sevdiklerinizin de özlenmesidir işlerinizin yoğunluğu yaşamın hızı sizi alıp koparmıştır o sıcak duygulardan umarsızca savurmuştur yeni hayatınıza, annesinin elinden tutmuş ilkokul öğrencisini görünce aklınızın bir kenarına düşer "ahhh... anne" diye iç geçirirsiniz hemen oracıkda aklınıza bir not alırsınız; ancak aldığınız not kısa sürede kafanızın içindeki fikir ve düşünce fırtınasında ordan oraya sürüklenir ve kaybolur, özlemleriniz bile unutulur bir anda tekrar hatırlayıp harekete geçtiğiniz zaman özlenen o sıcak duyguların sesini duyabilirsiniz, özlenen bir şehir değildir geride bırakılmış arkadaşlıklar ve sevinçler, mutluluklar paylaşılan anlarda özlenir o şehirle beraber, şehiri şehir yapan o insanlar değilmidir herne kadar sevilmesede zamanında itici gelsede insana. aslında özlenen şehir de değil o şehirin sana ve arkadaşlarına yaşattığı ortak anlarıdır.

    şehir, insan olsaydı ki değil işte o zaman sevdiğiniz bir kadını yada erkeği özlermiş gibi özlerdiniz onsuz duramazdınız hani olurya..! harika bir gecenin ardından sevdiğiniz kadın yada erkek tam evine gideceği zaman uzanıp elinden tutup "dur gitme lütfen burada kal" diyecekken arkasından arabasının stop lambalarının ışığını gözden kaybedene kadar seyredersiniz, bir şehir için bunu yapabilirmisiniz... yaparsınız elbette sevdiğinizin o şehirde olduğunu biliyorsanız ve şehirden ayrılıyorsanız saatlerce sessiz durup şehirin ışıklarını seyretmezmisiniz otobüsünüz yavaş yavaş otobanda ilerlerken kulağınızda onun sıcak nefesi yokmudur, şehiri özlemek yaşanan sıcak duyguları ve insanları özlemektir... şehiri şehir yapanda o duygular o insanlardır.
    (gunship, 12.02.2007 17:31)
  10. (bkz: yok artık)
    (rhododendronluteum, 12.02.2007 18:49)
  11. başka bir şehre taşınmamdan doğan bir özlem. 11. sınıftayken memleketime dönerek liseyi tekrar baştan okumayı göze almamı sağlayan bir özlem. kelimelerle tanımlanamaz bir özlem. bir insanı özlemeye benzemeyen, tamamen ayrı bir duygudur ankara'yı özlemek
    (kunduz, 12.02.2007 18:59)
  12. her nereye giderseniz gidin ankara gibi değil, olamaz dedirten duygu. deniz kenarında yaşayan insanların hiç tatmadığı duygu.
    (olric, 12.02.2007 20:18)
  13. sebepleri şunlar olabilir:
    odtü
    dostluklar
    modern sabahlar
    sakarya
    tunalı
    sıcaklık
    vs...
    (semih cumhuriyeti vatandaşı, 14.03.2007 22:34)
  14. (smerjin, 18.02.2009 02:04)
  15. tunalı'da volta atanların götünü pandiklemeyi,

    bilkent 3'te bira içip götünü parmaklamayı,

    çankaya'dan ümitköy'e alkol çevirmesine yakalanmadan gideyim derken eskişehir yolunda kaza yapıp insan öldüren sarhoş malları,

    manhattan'da, if'de sabahlayan işless güçless yurdum gençlerini,

    özlemek değildir. ama bak sakarya'da kokereçe hayır demem hacı. usta yarım acılı çek ordan.

    illa kaza yapçaksan yanlız bilkent köprüsünden uç geber kimseye zarar verme usta.
    (pigme, 18.02.2009 02:07 ~ 02:13)
  16. öncelikle "oooaaaaaf anasını satayım!"

    sonrasında da diyelim ki, oldukça anlamsız bir histir. yani ankara neden özlenir ki? daha derinlerde başka bir soru daha var: ankara neden sevilir?

    ankara, uzaktan bakıldığında soğuk ve bürokratik olabilir. önyargılı davrananlara ne desen boş zaten. onlar ankara'yı bilmezler, bilmesinler de.
    ancak içinde belli bir süre yaşamış olanlar bilir ankara'nın 17 yaşındaki yavrucakları bile nasıl güçlükle büyüttüğünü. ankara... derin nefesler aldırır. ankara'da yalnız olmak zordur. ne ki, en çok da ankara'daki yalnızlıklar özlenir. zorluğu sevmemizden midir ankara'nın taşlarına olan düşkünlüğümüz? sonra bir de kale var elbet. sonra bir de illa ki de denizi görme arzusu... sonra illa ki de sokaklarda yürümeler... büyüyerek, acıya acıya yürümeler, saatleri saatlere bağlaya bağlaya duvarlara bakmalar... ankara'ya gide gele yolu izi hepten yitirmeler... köksüz bir ağaç gibi içine içine büyümeler... çemberlere küfür etmeler, hep aynı yollara denk düşmeler...
    ankara'nın üvey anne memelerinden o büyülü griliği içmiş olanlar, üzgünüm ama, ankara'yı hep özleyeceksiniz. özlediğiniz sürece güzel kalacak orası. bir daha dönmek mümkün değilse de onun alışılmış merhametine, siz ankara'yı özledikçe külleriniz savrulacak senelerce hayalini kurduğunuz denize.
    bu böyle olacak, bilgilerinize.
    (zahidem gurbanımov, 09.11.2009 11:46)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil