|
|
- karşılaştırılmasını bile saçma bulduğum birini sevdiğim (bkz: istanbul), diğerini ise sevmek zorunda olduğum (bkz: ankara) iki şehir
- genelde geç saatlerde binilir istanbul'dan otobüse.nedendir bilir misiniz? çünkü istanbullu yarini, sevgilisini fazla boşlamak istemez...işini hemen halledip geri dönmek ister yavuklusunun koynuna. güneşli, müthiş bir yaz sabahı bile olsa, eryaman çoraklıklarından geçip de belki de bir ülkenin kalbinin attığı, bir ulusun irade gösterdiği o şehre girmek nedense sevindirmez istanbulluları pek. ama bunun ankara'nın kötü,pis bir yer olmasıyla alakası yoktur. belki denizdir sebebi... çoğu fakir gecekondu mahallesinde oturan istanbullu belki de yanıbaşındaki denize gidip hiç keyif yapamamıştır. ama denizin orada olması avutur onu gidip göremese de.bir de düzen sıkar istanbullu'yu, her yerde kravatlı takım elbiseli modern insan görmeye alışık değildir o. yine de en mutlu anıdır, işlerini halledip 15.00 otobüsüyle geri dönmek. kalanları bırakır ankara'da zira uzunca bir süre geri dönmeyi düşünmemektedir. yine de her zaman yeğdir istanbul, çünkü onun trafiği, kalabalığı, pisliği bile güzeldir...
(aeolus, 28.07.2007 15:52 ~ 16:00)
- bir şairin deyişiyle, "ankara'ya gitmenin en güzel tarafı, istanbul'a geri dönüşüdür.". bu ankara'yı kötülemek için değil, birinin elma birinin armut olması nedeniyle karşılaştırılamaz olmasıdır. istanbul başka, ankara başkadır, ikisi de büyük şehirdir ama istanbul 24 saat yaşayan bir new york türevidir. istanbul aşkına bunca şarkılar yapan, şiirler yazan sanatkarlar yanılıyor olamaz. aynı zamanda konumu nedeniyle zamanın tüm hükümdarlarının sahip olmak için çok uğraştığı bir şehirdir istanbul. ankara'nın ise milli mücadelenin başladığı ve yönetildiği yer olması ve başkent statüsü itibariyle önemi vardır. fakat atatürk'te bile o zamanlar büyük bir istanbul aşkı ve aynı zamanda istanbul'da o sırada bulunanlar nedeniyle bir istanbul küskünlüğü vardı.
- elma ile armut nasıl kıyaslanırsa ankara ile istanbul da o derece kıyaslanır. birisi imparatorluklara başkentlik yapmış bir dünya şehri, çoğu özellikleriyle dünyada da hatırı sayılır bir yere sahip, diğeri ise suyun bol olduğu zamanlarda her yerine havuzlar yerleştirilen, etrafına da venedik özentisi zincirler çekilen şimdilerde o havuzlardan yeşil tuhaf bişilerin aktığı üstüne kuşların bile konmadığı, caddelerin, bulvarların anlamsızca yapılan alt ve üst geçitlerle şehirlerarası yola dönüştüğü şehir demek için bin tane şehir görmüş adamın şahitliğine ihtiyaç olunan ama tarihde bir ulusun kurtuluşu olmuş bir şehir.
(thalassa, 28.07.2007 16:44 ~ 29.07.2007 19:24)
- istanbul tarih konusunda oldukça şanslıdır. her tarafı mimari şaheser cami, saray, medrese doludur. ankara'nın tarihi dokusu sınırlıdır, (şehir içinden bahsediyorum gordiom filan ayrı) ve bu aralar gecekondu mahallesi olan ankara kalesi ve ulus dışında çok da gerilere uzanmaz.
iki şehirde de türkiyenin genelinde olduğu gibi bu tarihlere pek sahip çıkılmaz. ulus gibi güzel binaların olduğu yerde binalar iyi güzel restore ediliyordur ama çevresinin hali içler acısıdır sokaklar pistir. istanbulda da medreseler bildiğim kilim incik boncuk satan dükkan haline getirilmiş. gözünün yaşına bakmadan güzelim meydanların binaların etrafına çirkin binalar dikiliyor. yine de yokolmamış hala oraların güzelliği.
istanbul ışıl ışıldır. ankara karanlık.
istanbul gece gündüz dolu olduğu için merkezlere geceleri çöplerin dağ gibi yığılması tarzı bir pislik yaşanmaz.
iki şehirde de sokaklar çok temiz değildir. gerçi kaç tane sokakları pırıl pırıl şehrimiz vardır o da tartışılır.
istanbul'da bir yere gittiğinde aşağı yukarı aynı yoldan geri dönebilirsin. ankara'da beş dakikada gittiğin yerden geri dönmek için istanbul'a uğraman bile gerekebilir.
istanbul'un genişlemesi yeşil alanın üzerine olurken, ankara genişlediği yere yeşil alan götürür.
ankara'da meydan denilebilecek alanların sayısı birdir. (kızılay'daki şey meydan değil kavşaktır.)
- biri koskoca bir tarihe başkentlik yapmış fethi ile çağ açılıp çağ kapanmış bir şehir; diğeri ise "yahu bu düşman nereye tam olarak gelemez, ankara mı olsun sivas mı kayseri mi?" derken hasbelkader seçilen ve sırf başkent olmasından dolayı adı anılan bir şehir.
aradaki kıyas nedir?
şudur:
ankara sadece başkenttir başka da hiç bir özelliği yoktur, istanbul ise.......(khaki, 17.10.2007 02:03)
- ankara m.ö. 2. binyılda rastlanılan bir şehirken, istanbul 4. yüzyılda kurulmuştur. daha konstantin anasının karnından doğmamışken önemli bir ticari ve büyük bir idari merkezdi. 1. dünya savaşı sonrası istanbul köhne imparatorluğun emperyalizme teslim oluşunun sesiyken ankara direnişin milli hareketin sesi olmuştur. istanbul'un önemi asyayı avrupaya akdenizi karadenize bağlamasıdır. ankaranın önemi de küçük asya'nın kuzeyini güneyine doğusunu batısına bağlamasıdır. istanbul önemli bir şehirdir ama ankara da itin götüne sokulmayasıdır.
(bkz: @2018138)
- ankara takım elbiseli bir adamken, istanbul sürekli kostüm değiştiren bir aktördür.
istanbul buğulu bir camdan gözüken hoş flu manzarayken, ankara apaçık gözüken rahatsız edici görüntüdür.(sadalet, 17.10.2007 03:50 ~ 03:51)
- ankara maşuk'un, istanbul aşık'ın şehridir.
- istanbul'da yaşayan belirli insanların ankara'yı,ankara'da yaşayan insanların da istanbul'u sevmesi insanlardaki farklı düşüncelerini ve hayat tarzlarını nasıl gerçekleştirebileceklerini ortaya koymak durumudur.
- "gül mü güzeldir yoksa lale mi?" sorusuna herkesin farklı cevap vermesi gibi istanbul ile ankara'da öyle farklıdır.
|