ankara da aşık olmak   

 sayfa  / 3
adana çık aradan

  1. zuhal olcay ın seslendirdiği feci* bir şarkı...

    ankara'dan bir kuş uçtu güneye doğru
    kanatlarında sevdanın kar bulutları

    gün batımı masum gülüşler ağlamaklı
    yine birşeyler aldı gitti ayrılık hüzünleri
    yeni birşeyler aldı gitti ayrılık...

    gözlerin bugün garip ve ince bir hüzün
    ankara'da sensiz olmak zor iki gözüm
    sözlerin bugün kırık,umarsız,kördüğüm
    ankara'da aşık olmak zor iki gözüm.

    yine deli yangınlar oldu bugün akşama doğru
    gökyüzünün sensiz sessiz haykırışları

    son sevgi sözcükleri, son fısıltılar
    yine birşeyler aldı gitti ayrılık hüzünleri
    yeni birşeyler aldı gitti ayrılık...

    gözlerin bugün garip ve ince bir hüzün
    ankarada sensiz olmak zor iki gözüm
    sözlerin bugün kırık,umarsız,kördüğüm
    ankara'da sensiz olmak zor iki gözüm
    ankara'da yalnız olmak zor iki gözüm
    ankara'da aşık olmak zor iki gözüm...
    (sizofrenkedi, 19.07.2004 00:06)
  2. ankaralı olanlar için daha bir anlam ifade eden, zuhal olcayın eşsiz yorumuyla insanı alıp götüren güzel parça.
    (all of nothing, 27.03.2005 22:35)
  3. insanı deşer gider bu şarkı..hatırlatır,üzer..hatırlatsın,üzsün...
    (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 25.08.2005 10:50)
  4. herhangi bir şehirde aşık olmaktan farklı olmayan. ama uzaksanız sevdiğinize ve üstüne bir de ankara'nın soğuk kış geceleri kasvetle biniyorsa hakikaten zor olabilecek duygu.

    ankara'ya gidecek olanlara duyurulur.gardını al *
    (gülümsün, 25.08.2005 11:01)
  5. ankara'da aşık olmak
    ankara'da kalmaktır
    ayrılıyorsan ankara'dan
    aşk arada kalmaktır
    garip olan hiç gitmeyip
    aşkı orada bulmaktır
    aşık olmak aynaları
    karşı pencere sanmaktır

    (bkz: istanbul dan ankara şiirleri)
    (tenement funster, 25.08.2005 11:06)
  6. başka bir yerde aşık olmakla arasında zerre kadar fark olmayacak bir durumdur. ancak benim aklıma gelen bu durumda algının bir başka nesne ile özdeşleştirilmesi olmaktadır. şöyle ki; insanların bir duruma ilişkin duyu organları ile elde ettikleri enformasyonları içselleştirip hafızada kümeleştirirken onları, başka nesnelerle ilişkilendirmektedirler. şimdi işin teorik kısmı pek anlaşılamayacağından olsa gerek içimden bir de örnek vermek geldi:
    ankara'da gördüğünüz bir karşı cins insanına ilk etapta -sonralarda da olabilir- duyumsadığınız beğeninizi ankara'ya has bir araçla, nesne veya yapı ile ilişkilendirirseniz bu halde ankara'da aşık olmak; başlı başına bir farklı değer olarak karşınıza çıkar. bir zamanlar ankara'da -fakülte dönemleri- böyle bir durumla karşılaşmıştım. ve o zaman ben de bu karşı cins insanını mesela kuğulu parkla özdeşleştirmiştim. şimdi ne zaman ankara'ya gitsem aklıma kuğulu park ve dolayısı ile bun karşı cins insanı gelir. bu böyle.
    öte yandan ankara'da aşık olmak zaman zaman boğar da insanı. bunu da yaşamışlığım vardır. zira aşk başlı başına insanı kasvete, kedere, hüsrana sürükleyen bir durum olduğu içindir ki; insan ara ara bu bunalımlı durumdan sıyrılmak amacıyla kendini özgür hissedebileceği, yayılabileceği, ota boka gövdesini sarabileceği doğal yapılar aramaktadır. ayrıca bu çıkış arayışları aşka ayrı bir anlam da katabilmektedir çoğunlukla. örneğin istanbul memleketinde insan kendini bir başka hisseder genellikle. hem tarihi doku ve hem de doğal ortamların alabildiğine çok olması bu durumu gerçekçi kılabileceği gibi, istanbul memleketinin insan dimağında tanımı kelimelerle muhal olan bir tad bıraktığından mıdır nedir, aşk bambaşka yaşanır burada.
    ankara hem zihnimizdeki geleneksel tanımlaması itibaryle ve hem de gerçek durumu hasebiyle oldukça soğuk, yüzü asık, kaşları çatık bir şehir olarak görülmektedir. şu hald eankara'da aşık olmak sanki biraz daha mı zor, biraz daha mı kaldırılamazdır? evet böyle.
    (fempusay, 25.08.2005 11:24 ~ 11:46)
  7. (bkz: ankara'da hiç sevişmedim ben)
    (bkz: sevebilme ihtimali)
    (bkz: yılmaz erdoğan)
    (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 25.08.2005 11:42)
  8. ankara'ya anlam yüklemeye çalışmak. sorun ankara değil, sorun aşık olmak. yoksa evet farketmez ankara veya diğerleri. zaten aşık oldun mu önemi kalmaz şehirlerin soğukluğu,sıcaklığı. gözün görmez ki, sadece nefes alırsın, sayıklarsın. kızgın bir ateşe yanlışlıkla dokunursun, canın yanmaz, garip garip etrafa bakarsın.
    (gülümsün, 25.08.2005 11:47)
  9. saçların kadar soğudu sokaklar
    üstüme düştü
    garip pencereli evlerden ışıklar
    ben arsız oldum
    ankarada
    sesin kadar hüzün doldu gözlerime
    bağrışan çiçekçilere karşı durdum
    ellerim koynumda
    ve
    ben sende bir kez daha kayboldum...

    koşar adım düşerken yağmurlar
    cadde üzerlerinde bıraktım hayallerimi
    düştü belden aşağı körpe umutlar
    düştü çiçeklerim
    bileklerimden kesip atarken ellerimi...

    ankarada
    sen oldum ben
    sessiz oldum, tükendim
    her dokunuşunda ürperdim damlalarından sonra
    ankarada
    yok oldum ben
    sensiz oldum,
    aşık olmayı öğrendim nihayet
    zira,
    ankarada
    hiç olmadığım kadar senle doldum...
    (fempusay, 09.09.2005 14:09 ~ 16:36)
  10. bir yerde geçiyordu;
    "ankara'da deniz olmadığındandır herhalde, insanlar birbirlerine bakarlar. istanbul'da ise insanlar denize bakarlar birbirlerine sırtlarını dönüp".

    ankara'da aşık olmak, denizi görmeden birbirine bakmak.
    istanbul'da aşık olmak, onunla yanyanayken denizi görüp aynı yöne bakmak.
    (gülümsün, 26.01.2006 12:04)
  11. bildiğin başağrısı... oldum ordan biliyorum.
    (azwepsa, 17.02.2006 14:11)
  12. ''şehirlere bombalar yağardı her gece
    biz durmadan sevişirdik''
    (geçiyordumugrad1m, 17.02.2006 17:06 ~ 17:08)
  13. başka bir şehirde aşık olmakla çok da farkı olmayan bir durum. tek güzel tarafı, soğuk kış gecelerinde ayakların üşümez.e bu da bütün karasal iklimin yaşandığı yerler için geçerli.aşık olunan kişi şehirle müsemma ise durum değişir tabii ki.
    (heyiyaif, 17.02.2006 18:06 ~ 18:08)
  14. zor iki gözüm.. gerçekten de..
    (salmiakki, 20.09.2006 00:49)
  15. "yine bir şeyler aldı gitti ayrılık hüzünleri
    yeni bir şeyler aldı gitti ayrılık.."

    kalanların şarkısıdır bu.. ankaraya mıhlananların..
    artık ne ayrılık var ne de.. üç harfli çarpan şey.. aşk..
    (betty blue, 08.10.2006 22:54)
  16. ankaranın ayazında içinizi ısıtabilecek yegane duygudur aşk. ekimde dökülen yapraklara basarak seğmenler'de yürümektir...
    (steinmetz, 19.12.2006 23:13 ~ 23:15)
  17. zuhal olcayın sesinden meşhur olsa da, her meşhur zuhal şarkısında olduğu gibi esasında vedat sakman şaheseridir.
    (ellaam, 10.03.2007 04:22)
  18. aşk her yerde aşk, acısı her yerde aynı. imkansız sevdalara yelken açanların acısı daha mı fazla koyar ankara'da sanki. başka yerlerde de aşık olduk, bir de bunu test edelim.
    (restless times, 23.03.2007 19:28)
  19. ankara'da aşık olmak başka bir şehirde aşık olmaktan çok farklı bir durum olmasa da en azından ankara'yı yaşanır kılmaktadır.
    (nagişşş, 23.03.2007 21:36)
  20. orta namibya ve güney pasotya'da yaşadığım aşklarla kıyaslandığında gerçekten kolay bir şey değil. ya havasından ya suyundan. hormonlar da etkileniyor tabii. küresel ısınma da cabası. komşuluk da öldü. kapalı bir otel havuzunun önünde yaşanan aşklara inanmıyorum kesinlikle.
    (iao, 23.03.2007 22:33)
  21. anlaşılan zormuş fakat bir o kadar da duygulandırıyormuş insanları.
    (tantun, 26.03.2007 15:26)
  22. "denizi olmayan şehirlerde bir başka sever insan" sözünün ne kadar doğru olduğunu anlarsınız, ankara'da aşık olunca.
    (burada ayıp diye birşey yok, 26.03.2007 16:18)
  23. ''denize uzak bir şehirde aşık olduysan,yani aşkın o büyük, çok telli enstrümanı yoksa.. sakın eksilme ve özenme istanbul' a '' dersin kendi kendine. karasal aşklar kimbilir kaç istanbul öldürmüş, kaç firari boğmuştur içinde. eksilme denizsizliğinden. pusulan olmasın,deniz fenerin de... daha yaman bir iş yaptığını, aşkın peşinden rehbersiz,kılavuzsuz gittiğini düşün..

    ve övün.
    aşkın kılavuzu olmuş mu hiç..?
    kılavuzu aşk olanın...... da demek gelir dilinin ucuna.. sakın..!
    çünkü aşk her zaman ezber bozar.
    hafız gibi değil, hafızasız bir pavyon şarkısı gibi mırıldanırsınız aşkı ankara'da.
    ve vedat sakman'dan ankara marşı çalar aşkın fonunda; ankara'da aşık olmak zor iki gözüm..

    insan her iki anlamda da hissediyor ankara'da aşık olmanın zorluğunu. tek nefeste katılırsınız o nakarata, yeterince acı çekmemiş gibi..
    (grace, 09.04.2007 00:00 ~ 03.06.2008 22:32)
  24. daha bi sıcak gelir, o her gün baktığınız gri binalar. daha pırıl pırıldır hava, daha tazedir simitleriniz, daha sakindir kızılay ve daha kalabalıktır gece yarısı ıssız sokaklar... tanıyamazsınız ankara'yı aşıkken.. kar daha beyaz yağar, çiçekler daha pembe.. ama en güzeli, 2 kişilik yaşamaktır ankara'yı. bilirsiniz, tek başına durulmaz o şehirde, boğar insanı soğuk binaları, puslu havası, kalabalığı, ıssızlığı.. bu nedenle kolaydır ankara'da aşık olmak.. ama çok zordur ayrılıklar...
    (hüznü gözlerinin arkasında olan kız, 09.04.2007 00:20)
  25. sadece birkaç gün yaşadım bahsedilen duyguyu. doğrudur, ankara'da aşık olmak biraz daha farklıdır. sözüm aşk heryerde aşktır diyenlere değildir ancak farklı bir havası var gibidir ankara'da aşkın, biraz daha soğuktur iklimi, içi ısıtan bir iki kelam sözü müdür sevgilinin yoksa çocukça elele tutuşmanın, bazense tutuşamamanın verdiği haz mıdır fark edemezsin. yarım kalmış bir beraberliğin ardından ankara'ya gitmek pek de kolay bir durum değildir, ne ankara'nın o eski ankara olacağını düşünürsün, ne de sokakların o kadar canayakın olacağını, ya da farkedilmeden türlü hatıralarla donanmış kaldırımların, seni üzerinde o zamanki kadar içten taşıyıp taşıyamayacağını.*
    (why georgia, 09.04.2007 00:40 ~ 00:41)
 sayfa  / 3