ankara atatürk lisesi   

adana çık aradan

  1. kapısında 6 otobüs çevik kuvvet beklediğinden olsa gerek bu aralar pek olay çıkmayan okul.
    okulum. bana diplomadan fazlasını veremeyecek lise ne yazık ki.
    (eardur, 01.03.2006 18:35)
  2. efendim bu okulda her tip olmasına rağmen mezun olduktan sonra öğrendim ki adı school of rock'a çıkmış. kısmen doğru olsa da mesela bizim rockçı müzik öğretmenimiz yoktu*. okulda 6-7 tane rock grubu vardı bizim zamanımızda. gerçi baterisi, iğrenç amfileri ve piyanosu falan bulunan müzik odamız vardı ya, ne günlerdi.
    (cyd, 13.05.2006 11:28)
  3. ne olursa olsun acaip güzel günlerimn geçtiği,mükemmel arkadaşlıkların kurulduğu,kızılaya 5dk(asmak için en geçerli neden)bilmem kaç yıllık tarihi okul.kocaman bi bahçesi var hatta otopark olarak kullanılıyo.keşke bide fatma tunaboyluyla fizikçi selami olmasaydı daha sağlıklı bi nesil yetişirdi
    (ivyy, 03.01.2007 14:26)
  4. bruno taut tarafından tasarlanmış, 1937-1938 yılları arasında inşa edilmiş olan okul. koskocaman bir bahçesi olduğu için ve ders saatleri dışında o bahçe paralı otopark olarak kullanıldığı için şöyle diyaloglar geçebilir.
    -nerde okuyorsun?
    -ankara atatürk lisesi
    -nerde bu okul?
    -ya işte şurdan şöyle gidiyosun hede hödö... var ya hani orda
    -haa bizim otoparkı diyosun sen
    -??!!??

    tabi birazda okuldan öğretmenlerden bahsetmek gerekir. öncelikle nedim namdar denen manyak bir müdürü vardır 2 metrelik boyu ve keskin gözleriyle istiklal marşı sırasında binlerce öğrenci arasından direk farkeder konuşan kişileri bile.. nasıl yapar bilinmez işte.. tam bir toplama kampı gibi ankara atatürk gettosu yamak daha mantıklı olabilir kapısına aslında.. disiplin şart der başka bişey demez müdür yardımcıları. siyah çorapmı dur geçemezsin saçınmı jöleli sende ayrıl şöyle... böyle böyle okulun neredeyse tamamının 3 basketbol sahası ve geriye kalan yollarda bir kuyruk oluşturup bekletildiğini bilirim. üstelik manyakça bir teknikle kemal özbek denen şahıs bu bekletilen herkesle özel ilgilenmiştir..
    -hmm sen kırmızı üstüne tavşanlı kravatlı öğrenci gel bakim şöyle. şimdi on kere bir daha kırmızı üstüne tavşan desenli kravat takmıycam de sonra gidebilirsin
    ve böyle böyle orda bekleyen sayıları 200e yakın öğrenciye aynı taktiği uygulamayı düşünmüş ilk yarım saatten sonrada hepsini bırakmıştır neyseki. okula girildiğinde ise sınıflarda hiç öğrenci olmadığıda gözden kaçmamıştır.
    işte böyle manyak hocaların olduğu, tam karşısında ülkü ocağı bulunan okulun neredeyse bütün erkek öğrencilerinin ülkücü olduğu ve tek işlerininde haraç kesmek adam dövmek olduğu bazı zamanlar önünde polisler bekleyen okuldur. bunlara rağmen mükemmel hocalarda vardır ve bu kadar şeye rağmen eğitim konusunda çok başarılı ve odtüye en çok öğrenci gönderen okuldur.. bunuda nerden biliyorum her yıl törende odtüden teşekkür mektubu geldi falan filan şeklinde konuşma yapılır..
    buyrun buda web sitesidir
    http://www.ataturklisesi.k12.tr
    (karışmasınkimselerbana, 31.01.2007 00:50)
  5. ömrümden ömür götüren, önünden her geçişimde burnumu sızlatan, nedim namdarlı, yıldız hocalı güzel okulum...sevgi saygı eğitim alanlarında pek iddialı olmamasına rağmen insana arkadaşlık kavramını tam anlamıyla öğreten taş bina..
    (portakallı lazarus, 13.04.2007 00:05 ~ 00:05)
  6. bünyesinde onlarca tanınan yazar bilimadamı ve sanatçı barındırmış,gençlerbirliği spor kulübünü yine kendi bünyesinden çıkarmış olan 2003 yılında mezun olduğum taş mektep....

    ankara atatürk liseli
    olup iz bırakan yüzlerce öğrenciden bazıları;

    bülent ecevit
    cüneyt arcayürek
    can dündar
    tayfun talipoğlu
    mustafa bumin
    sinan çetin
    hüsamettin cindoruk
    ilber ortaylı
    kartal tibet
    kemal anadol
    kenan ışık
    mehmet barlas
    melih cevdet anday
    vehbi koç
    turgut özakman....
    (turkosi, 10.06.2007 16:04)
  7. kuzenimden aldığım duyumlara göre 2006 oks puanlarında istikrarlı bir artış gösteren, öğrencisi olmadığınız sürece atatürk liseli olmanın ne olduğunu asla anlayamayacağınız, kökleri 1886 ya kadar varan, asil, mağrur, karizmatik okulum.kemal özbek'in katkılarını da unutmamak lazım tabii.
    (yeşilvadininprensesi, 24.07.2007 00:27)
  8. ankaranın merkezindedir bu okul... oldukça köklü bir tarihi vardır... önemli konumlarda bulunan mezunlar vermiştir... siyaset çoktur okulda... "ne işiniz var cumhuriyet mitinginde, ders çalışın" diyen heybetli bir "müdür bey"i vardır... sosyal faaliyetler küçük okullardan gelen okscileri mutlu edebilir... 4 yılda 2 kerecik yıl sonu şenliği düzenlemiş, ama birine duman gelmiştir o ayrı... mezuniyet yılımızda spor salonuna halı saha ve bikaç basket sahası ekleyerek bize büyük kıyak(!) yapmıştır... karşısında matfen dersanesi bulunur ki, öğrencilerinin çoğu onların arasında gezinir... öğle aralarında falan dışarı çıkılmaz, umutlanmamalıdır tercihçiler, yine de hapishane izlenimi yaratan demirlerinden atlanabilinir... söylenilenin aksine okuldan öğrenciler 6 değil 7 çevik kuvvet otobüsü dolusu polis koruması altında çıkar bazen... olay medyada yer bulmaz nedense... neden de yıllardır tahtına kurulmuş bazı kimselerin taht korkusuna kapılmasıdır... okulda ücretsiz eskrim, satranç gibi kurslar bulunur... bi yemekhanesi, 3-5 kantini olup bu açıdan bir çok üniversiteden daha iyi imkanlara sahiptir... dev gibi bi okuldur, bahçesinde 7,15lik kaleleri olan sahası bile vardır... ki otopark olur bazen burası... taş mektep diye anar eskiler okulun adını... sosyokültürel düzeyi biekaç anadolu lisesine göre daha cici olmasa da sadece ulaşım kolaylıkları için tercih edilesidir... öğretmenler son sınıfta melek gibi olurlar... sonuç olarak iyidir, güzeldir, eski yuvamızdır...
    (nommo, 07.08.2007 01:29)
  9. okul
    otopark
    futbol sahası
    müze
    necatibey sokak, mat-fen karşısı
    işte 7 yıl okuyan biri olarak diyorum ki dışarıda hayat varmış. allah düşürmesin. hele ki bu yönetim kadrosuyla...
    (powdered sugar, 31.08.2007 23:59)
  10. bana çok iyi dostlar kazandırmış, inanılmaz eğlenceli yıllar geçirdiğim, kemal özbek gibi recep hoca gibi hayri hoca gibi mükemmel insanlar tarafından yetiştirilmemi sağlayan gurur duyulası okulum..
    (yeşilvadininprensesi, 07.09.2007 22:01)
  11. taş mektep!!!
    (puca, 13.10.2007 00:22)
  12. çankaya atatürk anadolu lisesi olarak bilinen okul. sıhhiye'dedir. en çok karıştırıldığı ankara atatürk anadolu lisesi ise beşevler'dedir.
    (mademli bagnum, 13.10.2007 00:28)
  13. eğitim süresi, 2007-2008 döneminde başlayan pilot uygulama ile bir yılı hazırlık olmak üzere toplam 5 yıla çıkan okul.
    (syst, 13.10.2007 00:53)
  14. eski mezunlarından olduğum lise. bizim dönemde bir türkan hacaloğlu efsanesi vardı. bilen bilir müdür yardımcısıydı kendisi . yedi bela hüsnü gibi bişey.az çektirmedi. bir de ayhan çelen gerçeği vardı . müdürdü ama devasa bir adam. bir dolu şehir efsanesi hakkında. yok 4 kişi bunu dövmeye kalkmış her biri ayrı saldırmış falan ama nafile hepsini benzetmiş. benim hatırladığım olabildiğine suratsız bir adam olduğu 6 sene okudum o okulda bir kere güldüğünü görmedim ya . neyse okul böyle efsanelerle almış başını gitmiştir. sıhhıyenin ortasında kızılaya 5 dakika bir yerdedir. öğrencileri genelde okulu asar kızılayda gezerdi falan. sıkı rocker çıkar yalnız . bir bu işe yaradı anlayacağınız..
    (eleanor, 13.10.2007 01:55)
  15. hayatımın en güzel günlerini geçirdiğim, yedi senenin hiçbir günü lanet ederek gitmediğim, cennet bahçesi okulumdur.
    kızılay'a yakın oluşunun kişiyi okulu asmaya ittiği doğrudur. böylelikle, kahvehane kültürüne ve batak, okey, pişti vb. zeka oyunlarında* ileri düzeylere erken yaşta erişilir.

    ünlü mezunları arasında; can yücel, ilber ortaylı, oktay rıfat veeee erman toroğlu da bulunmaktadır.
    mezunları her ayın ilk perşembesi midas otel'de buluşur, kaynaşır diye biliyorum.*

    bir de; http://www.tasmektepli.com/
    (zinkafnun, 08.06.2008 22:22 ~ 08.08.2008 09:18)
  16. her yanı siyaset kokan güzellik,zenginlik ve başarılı olma gibi üç özelliği bir arada bulundurabilen kızların olduğu okul
    (ascension84, 22.06.2008 02:01)
  17. mezun olmadan önce, hayatımın en melankolik yıllarını bana yaşatmış okul. bu okulda olmanın en sevdiğim kısmı; her sabah dolmuştan indikten sonra güven park'tan başlayıp, strazburg caddesinde sonlanan yolcukluktu. okula ilk başladığım zamanlar henüz walkman devriydi.. yıllar geçti o walkmanlerin yerini disckmanler aldı.. mezun olduğumda ise elimde zırt pırt pili biten ve walkmanli günlerimi özlememe neden olan bir mp3 çalar vardı.. ama o 4 yıl boyunca yol üzerindeki güvercinler hiç değişmedi. o zamanlar, insanların sonbahardan düş sokağı sakinleri duyup, sabah henüz kapılar açılmamışken okulun bahçesine oturup derin derin okul bahçesinde yiyecek arayan güvercinlere garip bir dinlendiricilikle dalıp gittikleri günlerdi..

    nitekim çok zaman geçti. hazırlıktayken, cep telefonuyla mesaj atacak kimselerin olmadığını hatırlıyorum. cep telefonu olan çok az kişi vardı çünkü.. lise 1'de ise karşı cinsten birisinden aldığım ilk mesajı hala unutmuyorum.. gecenin 3'ydü.. "kar yağıyor :)" yazıp yollamıştı.. hayatımda bir daha hiç öyle güzel bir mesaj almadım hala. çok seni seviyorum mesajı aldım ama kimse öyle bir mesaj.. bir daha hiç kimse..

    nitekim çok zaman geçti.. yıldız hocayı hatırlıyorum; lise 3'deyken öğle arasında, pideciden bütün sınıfca pide istediğimizi.. pideleri getiren adamın sınıfı bulamayıp yıldız hoca'ya gidişini ve "çerkez'e verilcek bunlar, hangi sınıfta o?" diyerek koskoca yıldız hoca'nın gülerek pidelerle beraber sınıfa gelişini hatırlıyorum..

    nitekim çok zaman geçti.. kaldıysa birkaç dost miras kaldı işte. şimdi hepimiz ayrı bir şehirde, ayrı ayrı üniversitelerde, üniversitenin koca bir bozgun olduğunu ve o güzel arkadaşlıkları paramparça ettiğini ayrı ayrı deneyimlerken.. dost kitapevine gittiğimizde tanıdık hiçkimseye rastlamazken ve artık hiç birimiz bir kitap okumak da istemiyorken.. yine de, çakırkeyif bir tunalı akşamında hala birbirimizle karşılaşabiliyoruz.

    güvercinlere gelince.. onlar hala orada. oturup izlesek.. artık sessizlik canımızı yakmasa.. onlar hala orda.. ama biz büyüdük ve kirlendi dünya. görmeyi unuttuk artık. hastalıklıyız.
    (geber marla singer, 12.07.2008 21:42)
  18. 7 yıl bu okulda okuyabilen şanslılardan biri olarak pek sevdiğim, pek bi sevdirdiğim okulum.

    ilk girdiğimde yani hazırlıkta boyum 1.35 falandı herhalde, ben 6. sınıfım okulda lise 3'ler var ve lise 3'ün kızları benim 2 katımdı. benle boy ve tip olarak benzer bir arkadaşımla maskot olmuştuk okulda, hocaların ve lise kızlarının kucağından kucağına dolandık durduk yıllarca, öyle bir sevgi selini bir daha hiçbir yerde göremedim, o yüzden daha bir başka seviyorum okulu.

    dile kolay 7 yıl, binlerce kez o kocaman kapıdan girme, yüzlerce kez o demirlerden atlama, onlarca kez pantolon ceket yırtma ve 2 kez disipline gitme. 100 gr tavuk döner için disipline mi gider insan, ama ne yapalım okulun yiyecekleri güzel olmuyordu. mecbur dışarı kaçıyorduk. ufak olduğumu söylemiştim, hatta o lisenin demirlerini hafif yamultunca ben aradan kaçabiliyordum, aradan kaçabilen 3-4 insandan biri olunca, resmen süper kahraman olmuştum. "abi bana bi et döner bi ayran, üstü kalsın", "abi bana dürüm tavuk kola üstü kalsın" "abi bana hamburger üstü kalsın". ben resmen karşıdaki dönerciyle okul arasında kurye olmuşum da kendimi süper kahraman zannediyormuşum. onu da yeni yeni anladım, para üstleriyle çıkışta deli age of atardık ama, orası da ayrı güzellik.

    koca bahçesinde 11erden maç yapıp, 3 gün tempolu yürüyemez hale gelmek, öğretmenler odasını ararken kaybolmak, kantincilerle kanka olduktan sonra "abi bana bi kaşarlı" deyince "gir kendin yap lan" demesi, içeriye girip kendi tostunu kendin yapman, hocalarla enseye şaplak göte parmak olmak, çok sayıda arkadaşım olması, malum okulda şubeler t'ye kadar falan gidiyordu, her sınıftan 5 kişi tanısan, ortaokul liseyi de katarsan facebook'unda liseden 200 kişi olması demektir. bir de bilmiyorum her lisede böyle mi ama bu okulun arkadaşlıkları bambaşka yani ortaokulda kanka olan herkesi şu an hala yanyana görüyorum, herkes kardeş sanki, nasıl bir ortam varsa artık.

    tabii bu güzellikleri anadolu lisesine ortaokuldan sonra girilmesi yani 8 yıllık zorunlu eğitim bozdu, okul şu an cebinden yiyor gibi, çevre düzenlemeleri falan yapmışlar, kapalı halı saha yapmışlar, banklar çimler vs hoş olmuş da okuyan öğrencileri çok boş olmuş. keza hocalar da torpille geldiği için eğitimi de can çekişmekle meşgul. ben mezun olurken de durum öyleydi gerçi. kızılay'ın göbeğinde bir okul olunca, ismi olunca yozlaşması, değerlerini kaybetmeye başlaması şaşırtmıyor, ama üzüyor.

    okul çıkışları maltepe pazarına yürümelerinden tutun da 10 kasım töreninde meşaleyi tutan görevlinin ceketinin tutuşmasına, ilk aşklardan, ilk hayal kırıklıklarına, ilk okul asmalardan ilk disipline gitmelere kadar binlerce anısı mevcuttur bende. hala lise buluşmalarını bahçesinde yaparız ve ne iyi ki otobüsüm her gün önünden geçer, o koca bahçesine bakıp iç çekerim, özlediğimden belki o günleri, bilemiyorum...
    (peace sells and i m buying, 08.08.2008 18:48 ~ 18:53)