ankara üniversitesi hukuk fakültesi   

adana çık aradan

  1. ankara'nin ve bildiğim kadarıyla türkiye'nın ilk hukuk fakültesidir. kampüsü cebeci'dedir. etrafı hukuk notu satan kırtasiyelerle doludur.
    (bkz: http://www.law.ankara.edu.tr/...)
    (azerichild, 18.01.2007 13:01)


  2. içinde sadece 1. ve 4. sınıfların bulundugu eski binanın onunde altı tane sütun vardır.bu sütunlar kımılerıne gore ataturkun ılkelerını,kımılerıne goreyse okulu bıtırebılme yılını gosterır.normal sartlarda donemde 12 ders verır ogrencısıne ve bu ders sayısı alttan alının derslerle birlikte rahatlıkla 20ye kadar cıkabılır.efsaneye gore 26 ders verıp 4. yılında mezun olan bırı bıle oldugu yonundedır.dersler ve hocalar oldukca zorlar ama yıl boyunca 3 sınav donemı dısında devam zorunlulugu da olmadıgı ıcın oldukca rahat ettırır ınsanı.yalnız sınav donemlerı omrunuzun oldukca buyuk bı kısmını goturebılır.girmesi cok zor degıldır ama mezun olabılmek gercekten zordur,zaten 8. yılını okuyan ınsanlarla tanıstıkca bunun ne kadar cıddı bı durum oldugunu fark edersınız.ama yıne de guzeldır,size gercekten biseyler kattıgını okulu sevmesenız bıle bılırsınız.
    (passive, 18.01.2007 13:19)
  3. alman mimarisini yansıtan kasvetli binasının önünde altı tane devasa sütun sıralanan ve talebeleri tarafından her bir sütunun okulda neş'e ve saadet içinde geçecek bir seneyi simgelediğine inanılan okul. metin günday'ı, lale sirmen'i, mualla öncel'i ile meşhurdur.
    (lethimnotdie, 18.01.2007 13:33)
  4. atatürk'ün okulu diye de bilinen okul.siyasal ile komşudur.
    (189, 18.01.2007 21:07)
  5. birkaç hafta önce efsanevi eşya hukuku hocası lale sirmen'in dekanlıktan emekli olduğu, yeni dekan olarak ceza usul hukuku hocası metin feyzioğlu'nun seçildiği, lale sirmen'in ise artık sözleşmeli olarak öğrencileri seveceği okuldur efenim.

    üçüncü sınıf editi: görmeden konuşmamak lazımmış.
    (manticore, 15.03.2007 01:28 ~ 23.12.2007 21:39)
  6. harika bir okul.
    (twinkle, 19.03.2007 23:34)
  7. yaklaşık oniki yıl önce mezun olduğum okul. gerek derslerin ağırlığı, gerek aşk mevzularının en ciddiye alındığı bir yaşta olmak ve gerekse kişisel gelişim sürecinin henüz tamamlanmamış olması gibi nedenlerle, öğrenciyken pek de farkına varılamayan güzellikleri, bitirip de gerçek hayatla yüzleşildiğinde anlaşılabiliyor ancak.

    devam zorunluluğu olmadığından, derslere girilmezdi pek. bu tercih, özgür bir yaşam olanağı sunsa da kişiye, "şu anda acaba eşya (borçlar, ticaret v.b) hukukunda ne anlatıyor ki hoca? ben ne yapıyorum böyle malak gibi?" v.b içsel sorgulamalara ve vicdan azabına da neden olurdu. bu vicdan azabı duyulduğunda, okulun çevresindeki ders notu satan fotokopiciler akla getirilip, derhal uzaklaşılırdı bu korkunç duygudan..derslere girmeyenler genellikle kantinde ya da okulun etrafındaki kahvelerde zaman geçirirdi.

    evet, genellikle derse girilmez, aylarca süren zevk ve sefa, sınav döneminin gelmesiyle sona ererdi.sınav haftalarında genellikle her gece sabahlanırdı..günde iki-üç sınava dahi girildiği olurdu bu dönemlerde. .sınav günü kan çanağına dönmüş gözlerle okula gelinir, iç ya da dış kantinde ders çalışmaya müsait bir yer seçilirdi. herkesin elinde ders notları olur, en yakın arkadaşı bile farkedemeyecek kadar toplu bir trans hali yaşanırdı sınav önceleri. notlarda yazanlar okunur, gözler tavana dikilerek mırıl mırıl ezberlenmeye çalışılırdı. benim mekanım iç kantindi.severdim orayı..(şimdi iç kantin hala var mı bilmiyorum.)

    muntazaman derslere girmeyen bir öğrenci olarak, şimdi keşke diyorum, keşke girseydim bütün derslere..artık çoğu özel üniversitelere gitmiş olan o değerli hocaların anlattıklarını dinleseymişim...(şimdikilerde değerlidir mutlaka.) hayır, meslek hayatımda başarısız olduğumdan değil, meslek için çok da gerekli olduğunu anladığımdan duyduğum bu pişmanlık. yoksa ankara hukuk gibi bir okulu kazanıpta, fotokopi notlarıyla bu okulu bitirenlerin, değil meslekde, hayatta başaramayacakları bişey olamaz kanımca..
    (karlar kraliçesi, 10.06.2007 01:49 ~ 15.06.2007 13:32)
  8. babamın 1979 yılında mezun olduğu, ilk sene maddi yetersizlikler(ev bulamama vs.) gibi nedenlerden dolayı beş senede bitirdiği ve armasını taşımaktan gurur duyduğu okul.
    (lord hypnos, 26.06.2007 20:42)
  9. lord hypnos'un babasının 1979 yılında mezun olduğu, ilk sene maddi yetersizlikler(ev bulamama vs.) gibi nedenlerden dolayı beş senede bitirdiği ve armasını taşımaktan gurur duyduğu okul.
    (ağ kablosu, 26.06.2007 21:12)
  10. ağ kablosu'nun yazar arkadaşı lord hypnos'un babasının 1979 yılında mezun olduğu, ilk sene maddi yetersizlikler(ev bulamama vs.) gibi nedenlerden dolayı beş senede bitirdiği ve armasını taşımaktan gurur duyduğu okul.
    (dna, 26.06.2007 21:27 ~ 21:27)
  11. hayallerimin okulu... sınav sonrası yazmadım dememek için gelmeyeceğini bile bile yazmaktan geri durmamıştım. sonrasında pişman olduğum onca zaman olmadı değil tabiii. ama belli olmaz öğrenci sıfatıyla giremediğm kapılarından başka sıfatlarla girmek nasip olabilir....
    (eloli, 26.06.2007 21:39)
  12. (bkz: beta copy)
    (azerichild, 30.06.2007 23:45)
  13. asil bir okul.şehir merkezinde ve ankarayla kızılaya sadece iki durak ötede olan,içinde bulunduğu kampüs bakımından tatmin etmese de sarmaşıklı eski binası,kuytu kantini,öpülesi sütunları ve labirent gibi mimarisiyle birinci sınıfların kafalarında "nereye geldik yav?" gibi soru işaretleri oluşturan,kaliteli hocaların bulunduğu ve kaliteli bir eğitimin verildiği hukuk fakültesi.yenilenen kütüphanesindeki masa sayısıyla fakültede öğrenim gören öğrenci sayısı arasında her ne kadar uçurumlar olsa da en azından görünüş itibariyle güzelce de bir çalışma salonuna sahiptir.bir de her işten anlayan muhteşem bir insan vardır orada öğrenci olan herkesin bildiği;yaşar abi.
    (grenadine, 06.09.2007 09:33)
  14. bir türkçe matematik öğrencisinin kazanabileceği en mükemmel okulların ilk beşinde olduğu garanti okul. taban puanı korkutan, moral bozukluğu yaşatan, hukuk isteyenlerin hemen hemen hepsinin gitmek isteyeceği yegane ilim irfan yuvası.
    (deklarema, 02.11.2007 19:11)
  15. üniversite sınavlarına hazırlandığım şu günlerde öğrencisi olmak için her şeyimi seve seve feda edebileceğim okul ama puanı çok yüksek lan.

    madem orayı istiyorsun sürtme sözlükte git ders çalış,2 test çöz dediğinizi duyar gibiyim.tamam iyi akşamlar.
    (miyawmiyawmiyaw, 02.11.2007 19:41)
  16. "girmesi kolay, çıkması zor bir okuldur." hakkında söylenmiş kısmen doğru sözlerden biridir bu. bir noktaya kadar görece kolay girilebilen bir okuldur evet, fakat "üniversiteye bir kapağı at da gerisi gelir nasılsa" söylemi işlemez burada. en güzel zamanı "ceride-i kantar" zamanlarıdır. okulla ilgili bir mizah dergisi çıkar, ödül törenleri yapılır ve ünlü isimler ödüllerini almaya gelirler. birleşik hukukçular klübü'nün düzenlediği bu tören sınav öncesi öğrencilerin streslerini atmasına bahar şenlikleri ile beraber bir vesiledir.
    ceride-i kantar dergisinin bir önceki sayısında kapak resmi çok manidardı cidden. engelli koşu yapan öğrenciler vardı, her engel bir sınıfı temsil ediyordu. son noktaya ulaşan kişinin saçları dökülmüş, beyazlamış, bastonla yürüyen biri olması komikti. ikinci sınıfta engele yığılıp kalmış, üçüncü sınıfta pes edip yarışı terk etmiş öğrenciler de cabası.
    eğer "giriyim de biter nasılsa" gibi bir niyetiniz, düşünceniz varsa, baştan vazgeçin. bitirmesi de zor. kolay diyenler de var ama, zor işte zor.
    (bimekan, 21.03.2008 20:59)
  17. ortalama bir öğrencinin okulda geçirdiği vaktinin en fazla %10 unu derste geçirdiği eğitim yuvası
    (çamaşır suyu, 06.05.2008 16:18)
  18. final haftası kavramını yakıp yıkmış fakülte. aslında tüm ankara üniversitesi de olabilir. tüm arkadaşlarım bir haftada on tane sınavı olup bitirirken, bu fakültede 10 sınav üç haftada yapılmaktadır.
    26 mayıs'ta başladı, 17 haziran'da bitecek. sınavların arası zaman zaman üç güne bile çıkabiliyor. aslında şikayetçi değilim ben, memnunum bile, rahat rahat çalışabiliyoruz.
    kısacası böyle devam... (bence tabii... bir haftada onca hukuk dersinin sınavına girmeyi düşündüm de, yok yok böyle devam...)
    (bimekan, 29.05.2008 14:05)
  19. cumhuriyetin ilk hukuk okulu ayrıca ilk yüksek okulu ,bizzat atatürkün emriyle kurulduğundan atatürkün okulu diyede bilinir.bir çok ünlü hukukcu yetiştirmiş olan bu fakülte günümüzde soğuk ve sevimsiz binalarıyla benim gibi öğrencileri için bir hapishane gibidir..birde bu fakültede hocalardan duyulan daha sonra aühfli olmanın bi bok olmakla eşdeğer olmak olduğunu düşünen kasıntı öğrencilerin tekrarladığı şu sözler vardır; biz şu kadar ünlü hukukcu çıkardık,şu bizim okulda hocalık yapmış, biz bi ekolüz falan tamam ulan elbet sen çıkarcan hukukcuları 90lara kadar zaten istanbulla ankara hukuk fakültesi olarak var, başka yokki anasını satayım...ineklerin bol olduğu kantini saymazsanız sosyal ortamın bulunmadığı,kendini bi bok zannedenlerin çok olduğu bunlara rağmen anlaşılmaz şekilde sevdiğim,gitmesemde,deslerine girmesemde kalbi duygularla bağlı olduğum okulum
    (trinidadtobako, 23.07.2008 17:40)