belki ilginizi çeker
  1. · arkadaş zekai özger
  2. · nymphadora ile ay yay yay tequila zirvesi
  3. · yaran olaylar
  4. · meclise horned hand çekelim zirvesi
  5. · yer yarılsa da içine girsem denen anlar
  6. · sevgili ile diyaloglar
  7. · uyku nedir bilmeyen sözlükçüler
  8. · çocuklarla girilen komik diyaloglar
gündem
  1. · ufuk uras
  2. · umutların yitirildiği anda hayata giren sevgili
  3. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  4. · metrobüse para vermeyen tkp li öğrenciler
  5. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  6. · aklidengegorecelibikavramdir
  7. · itü sözlük yazarlarından şiirler
  8. · volor molor
  9. · izinli pazarlama

anjeliq  

  1. uzun süren bir bekleyişten sonra, nihayet sözlükte yer bulmuş, 4. nesil yazar.
    (clvclnx, 30.09.2007 19:57 ~ 31.12.2007 03:59)
  2. an itibariyle çıldıran bir o kadarda kopan mor tonlardaki yazar kişisi...
    (sözlükdeki girilerini görünce kişinin dişi bir "don juan" olduğu sonucuna vardım...)
    (bkz: bilir kişi raporu)
    (tırtıklı tırt tırtıl, 15.08.2008 10:53)
  3. bir topuklu ayakkabı cinsidir. topuklu ayakkabının topuğu , klasik modellerde alışılan şekilde değil de tam tersi yöne doğru - yani yere doğru - genişler.
    (albertkamuvicdanı, 15.08.2008 11:34)
  4. bilkent diyip başka bişi demeyen yazar bu. biraz garip bi yazar bu. kurları tek tek atlıyor. önünde engel bırakmadı.

    ayrıca kendisine tavsiyem bu sözü kulağına piercing yapması: aşk,uyku ve ölüm aynı tatlı ahenkle akar gider, sımsıkı kavradığın saçlarımın arasından öpüver
    (poolsoffools, 26.08.2008 20:39)
  5. hakikattende bilkent için yırtınan yazarımızdır...
    geyiktir sevilir saygı duyulur boş bir insanda değildir hani,sadece taşakdan ibaret değildir!
    bu sebeple daha ne olsun diyoruz ve 10 üzerinden 8,5 vererek kendilerini tebrik ediyoruz.
    (önemli not: burda bahsedilen taşak deyim mahiyetindedir yoksa kendisinde taşak olduğunu zannetmiyorum...)

    önemli not 2: hamili sözlük yakinimdir

    (bkz: hamili kart yakinimdir)

    (edit:bilkentli olmuştur sonunda)
    (tırtıklı tırt tırtıl, 28.08.2008 22:50 ~ 01.09.2008 02:03)
  6. yüz adamı bilkent macerasını ortak etmiş güzide yazar. kazandı da sözlük kurtuldu. bir de 99 broadway çekmiş altına. günde 150 kilometre yapcakmış. yaşa.varol.

    şu günlerde hazırlık okumaktan korkuyor. bilmiyor ki başka çaresi yok. tercihen 6 sene boyunca sataşıp dalaşıp durucaz sanırım birbirimize. ayrıca uludağ.ayrıca avatar güzelmiş. ayrıca ümit besen.
    (poolsoffools, 01.09.2008 02:13)
  7. yolda görsem tanırım dediğim insan. kendisini farklılaştıran birşeyler yapmış. başarılı da olmuş varolsun.

    yakında trt'de işe girdiği aman değmeyin keyfine.

    hamiş: aslında tam bir fevkalbeşerdir. sözlüğe yanlış tanınmasından tırsıyorum. yanlışl tanıyan varsa onlara da kafam girsin.
    (ruhanileştirilmiş, 13.10.2008 22:22 ~ 22:47)
  8. zirvelerimizin değişmez mekanı tömbeki'de sürekli gördüğümüz, uzaktan yarı kıskanç yarı hayran gözlerle bakıp hakkında "hayır abi o sasç rengi bi insana nasıl o kadar yakışabilir ki anlamıyorum" muhabbeti yaptığımız bi insan olarak hayatıma giren yazar. sonra tömbekide aşırısosyalleştiğim, "yan masaları rahatsız etmez misin" uyarıları aldığım dönemde muhabbete başladığım, çok muhabbetli, güleryüzlü, tatlı ve arkadaş canlısı olduğunu fark ettiğim ve en önemlisi görünce istemsizce gülümsediğim bir insan oldu. sonra da pat diye "aaa sen de mi yazarsın, e ben de yazarım" dedi ve mutluluğum 5e katlandı. herkes tanısa dediğim bir yazardır
    (hepimiz nokta vuruşluyuz hepimiz lazeriz, 15.10.2008 01:39)
  9. mor saçlara sahip kediye benzeyen canı gönülden dost yazar
    (bkz: mor kedi)
    (muskulpesent, 26.01.2009 02:21 ~ 02:27)
  10. nymphadora ile ay yay yay tequila zirvesi sayesinde doğum gününü 2 gündür kutluyor olan en birinci yazar.
    (anjeliq, 05.04.2009 10:43)
  11. mor saçına hayran kaldığımdır.
    ankara'daki tekila zirvesinde pre-doğum günü kutlaması da yaptık kendisine. ammevelakin "hatuna pasta beğendiremedik herhalde" diye düşündük, çünkü üfledi kaçtı.
    sonradan öğrendik ki taa sakarya gitmiş arkadaşının yanına, zaruri bir sebepten.
    geç geldi birazcık ama iyi ki de gelmiş, hep de gelsin istediğimdir.
    çok sevimli, şen şakrak, daha yolun başında bir kardeşimiz o bizim.
    ayrıca sözlük animesini yapma fikrine sonuna kadar katılıyorum, yapsın kesinlikle, çok eğlenceli olacaktır.
    ayrıca ondaki ışığı gördüm ben, çok güzel işler başaracak eminim.
    (artı1, 07.04.2009 01:01)
  12. bilinç altındakilerini tek bir şarkıyla kusabilecek kadar karışmış yazar.bilinçaltı,yaşadıkları,yaşamak zorunda oldukları artık kendisine çok ağır geliyormuş.çekip gidesi varmış..
    (anjeliq, 05.05.2009 17:34 ~ 01.07.2009 02:07)
  13. birkaç zirvede uzaktan uzağa gülümseyerek bakıştık birbirimize, ta ki ikimizde tarot kartlarımızı gizli yerlerinden ortaya çıkarttığımız o ana dek. ben fal bakarken birkaç kez gözgöze geldik ve hissettim o'nu, o da beni hissetti. aynaya bakmak gibi birşeydi gözlerine bakmak. ürktüm mü, evet. hani deli deliyi görünce çomağını saklarmış ya, o misal bende ruhumu okuduğunu hissettiğim anda kendimi ilk defa çıplak, çırılçıplak hissettim. tabi ki ürkeceğim yahu. *
    (jassmine, 07.07.2009 14:09)
  14. aslında normal bir tanışmamız olmadı onunla. bir zirve de konuşmadan karşılaştık, ben bir düğünden koştum geldim zirvenin ortasında takım elbiseyle, itü sözlük mü? diye daldım masaya söyledim votkamı. votkanın parasını da peşin aldı şerefsiz adam. neyse işte.. bu kızcağız da orda oturuyor . neyse sonra sözlükte tekrar adam akıllı tanıştık. 2. konuşmamızda garip bir konu üzerinde birbirimizi eğledik. ama o garipsellikte sevdik birbirimizi. arkadaş manasında tabi, hemen sövmeyin kıza yavşadı lan diye. sevdiğim bir yazar, hatun işte .. deli de bir şey. geçenlerde aramızda çok romantik bir şey geçti mesela..

    anjeliq: çocuk bilmemne zirvesi saat kaçta bi bak lan
    screw: 7 de

    çok seviyoruz biz birbirimizi o derece. arkadaş lan arkadaş..
    (screw you guys im going home, 11.07.2009 00:43)
  15. kandan
    ve ceninden bir gün daha
    başlarken
    bir dalı kanatıyorum tırnaklarımla
    ağzı açılmamış bir güle dokunuyorum

    geceden kalma bir şeyle oynuyor kalbim
    bugün biraz daha yorgun başlıyorum
    sabah
    yeni doğmuş çocuk çirkin ve sisli
    vurdukça ilk ışıkları penceremden içeri
    kımıldaşır içimin ölü dolu coşkusu
    güneş ürkekliği gizleyemez
    ne olsa çözülmez yüreğimin kuşkusu
    gün sevecen çığırtkan
    beni yeni oyuna çağırıyor
    yalnız yenilmiyen gladyatör

    bana eski bir ölümü anımsatıyor
    sabah

    taşıyarak bir celladı odama
    aşkımın ve bırakmışlığımın celladını
    hüznümle ve çirkinliğimle yargılamadan beni
    tanıdığım bir ölümle tehdit ediyor
    yalnızlık her sabah öldürüyor beni

    çözerek gecenin ipliğini hızımla
    hüznümü ve yalnızlığımı sarıyorum sabaha

    adi bir etiketi yamayarak üstüne
    boyna genişleyen bir orospu gibi
    genişledikçe küçülen bir orospu gibi
    aşksızlığım küçültüyor beni
    korkum ve çirkinliğim utandırıyor beni
    gecikilmiş bir aşkı yaşamıya
    cinayet tek kurtuluşsa bir yanlışlıktan
    önce acıya direnmesini öğrenmeliyim

    eskitilmiş bir kurşunla kaplıyorum yüreğimi
    acıya ve aşka hazırlıyorum

    hergün yeniden yaşamak
    boşalan bir birikimi kocamış acılarla
    uzuyan bir ölümü bitimleyen vücudum
    çirkin ve güzel orospu. yeniyetme
    bir çırpınışın yorgunluğu yüreğimde
    o hep güzel görünen bana
    çirkin ve güzel orospu
    vücudum. seni seviyorum

    acıyla büyütüyorum aşkımı
    bir gün bana sevişmeye öğretecek.

    arkadaş zekai özger
    (lierre, 02.08.2009 03:25)
  16. gölgesi bileği kadar ince bir kızdı
    son arzusundan çaldığım buluta binip gitti
    mavilerin en fazlasına dalacaktı belki bensiz
    yine de o çoktu benden
    kökleri nerdeydi, ya da yoktu..
    tutkusu kıpkırmızıydı, kör oldum
    ağzı en sıcakların ötesinde bir çöl
    en tuzlu şehvetlere susuz
    erkek öpüşlerden bıkkın, nefretli
    tanımadım mı, kimdi, kayboldu
    kör sevişlerin mezarı gövdesi
    sesini yırttı maaş gecelerinde
    umuda bilet kesildi teni
    cebinde sperm kokulu banknotlar
    kalmadı hiçbir yanı steril
    düşeteklerinde körpe masallardı sakladığı
    elime tutunduğu kadar yalnızdı
    sokağın ötesi renksizliğiydi onun
    acısı öznel bir susuzluk..
    son sunuşuydu bedenini en renklisinden
    bir özdeşini bende mi keşfetti?
    gölgesi ince kız bana son arzusundan
    bir anlam akıttı gitti..

    gökçe tuncer
    (lierre, 02.08.2009 04:07)
  17. yağmura çok teşekkür ederim
    bu gece yalnızca cesedime yağdı

    bana bir şey olursa diye korktum
    seni birkaç saniye düşünürsem;
    düşünürken üşürsem diye korktum
    oturup siyah portakallar yedim
    oturup korkunç kitaplar okudum
    içimde bir sıkıntı gibi cinayet
    içimde bir sığıntı gibi telaş
    içimde felaket gibi bir merak
    hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm
    şimdi çocukluğumun uzağına da düştüm
    daha da düşersem diye korktum
    seni birkaç saniye düşünürsem;
    ay kıvrılırsa diye
    kan kıvranırsa diye
    can sıçrarsa ölürken bir yerlere,
    daha da ölürsem diye korktum
    seni birkaç saniye düşünürsem;
    sessem, sersem bir heceysem eğer
    seni bir kelime edersem diye korktum
    seni kötü bir cümlede kullanırsam
    adını söylerken takılırsam, yanlış telaffuz edersem
    böyle bir günah işlersem
    tanrı affeder diye korktum

    yağmura çok teşekkür ederim
    bu gece yalnızca bu şiire yağdı

    sağol aşkım
    sağol kırık kolum, kesik bileğim, kırık yüzüm,
    kesik geleceğim, kırık sonsuzluğum

    her şeye rağmen
    yağmura bulanmış, güzel bir yazdı..

    küçük iskender
    (anjeliq, 03.08.2009 01:51 ~ 01:56)
  18. lüzumsuz, donuk, uyuşmuş, mat..

    kelime tasarrufu yapan cümle fakiri..

    aklını nadasa bırakınca düş dünyasının kara deliğinde kaybolan, düş'ün kuzgunlarının eşlik ettiği kız çocuğu..

    hastalıklı uzayında gelişi güzel savrulan, çarpışan, parçalanan, patlayan harf kümeciklerinin; kelime meteorlarının yarattığı görüntüleri resmedemeyen ressam..

    beyninin dolambaçlı yollarında kaybolmuş, çığlıklarla hortlayan canavarları korkmadan besleyen utanmaz..

    en büyük ve en yaşlı kukla ustasının elindeki acizliğe istekli bir oyuncak..

    imal tarihini unutmuş, kalbindeki ritmin son kullanma tarihini beklerken bir tek şarkı mırıldanan: "tanrı ne zaman çıkaracak kalbimin pillerini?"

    repertuarı kısıtlı şarkıcı..

    oyunun ortasında en önemli kuralı değiştirmek isteyen mızıkçı..

    ortalamalarla yetinmeyen ya hep ya hiççilerden, hiçleri seçmekten kendini alamayan paranoyak..

    baku'yu besleyen rüyalardaki aktris..

    bakire kalbinin dualarını hiçe sayan insan formunu çoktan terk etmiş hayalet.. ben..

    kalp kapakçığı yırtıkken..

    aptallığın en yüksek rakımında "düşleriyle sevişen" bir vakit katili...

    özlem uçkun
    (lierre, 03.08.2009 12:34 ~ 12:35)
  19. polis imdat!
    ojem soyuk..
    bir bir ki üç..
    ki üç..
    basit.. onlarca it..
    sempozyum.. antitoryum..
    belki de ovaryumdur..
    artık insanmıyorum..
    inan..
    hayal edinen sevişme sahnesi..
    taklit.. taklit..
    tükenmedi..
    bir garip turuncu sanki tırnak tırnak..
    ne kadar beyaz..
    ak.. ak..
    zevk titrek.. kenar kesik..
    gir çık.. gir çık..
    cinneti tanıştırmaya bir hava eksik!
    merhamet sevgili kardeş toplum ham ham..
    an-ba sı ki hani bana hani bana..
    orospu göğsünden akan o şiirler..
    yakala bakire.. onlar ki katildiler..
    insansan da insanmasan da..
    yine de inan..
    ki... ki..
    üç..


    polis imdat!
    ojem tecavüz..
    ki.. üç..
    ki..
    üç..
    başında bir mi vardı?
    hayır film anlatmıyorum..
    bu bir şiir..
    orospu göğsünden akan o şiirler..
    yakala bakire.. onlar ki katildiler..
    insansan da insanmasan da..
    yine de inan..
    yüzüne kaçışamadı hiçbir çocuk..
    dudakların vardı senin..
    zifiri karanlıkta dokunamadıkların..
    ellerin vardı..
    parmak aranda dolaştı gece..
    nemli ve acılı..
    peşindeydi..
    takipteydi..
    o bir kokuydu.. o kokuydu..
    seninle konuşan oydu..
    sana acıyan..
    hep yanında olan..
    sadece kokuydu..
    şizofrendi..
    sendi... senin kokundu...

    eza berr
    (lierre, 04.08.2009 03:39)
  20. dayandım gecenin karasına
    artık kimse kıramaz beni
    o kül gibi deniz o sesiz kız
    kayıp bir sandala binip gitti

    ne sen söyledin derdini
    ne ben sevdiğime inandım
    unut geçen eski günleri
    bunca yıl sonra nasılsın

    anlardım aklından geçenleri
    sustukça konuştuk sanki
    sevdaymış meğer içimizde
    yıllardır uyuyan deli

    (bkz: ezginin günlüğü)
    (bkz: zerdaliler)

    gece gece parmak uçlarımı rendeleyen güzelliğe..
    (lierre, 05.08.2009 03:16)
  21. adının üstüne
    anılar koyma.
    sen mezar değilsin
    anılar
    adının ardından gelsin
    sen duvar değilsin.

    (bkz: özdemir asaf)
    (lierre, 09.08.2009 05:33)
  22. kendi adından kendisine şiir yazılan insan olucak.

    kristelleşen dünyanın eşiğinde sevişen salyangozlar
    belki onlarda seni arzular
    gelir birgün kulağına bir fısıldayış
    sonra belki bir ıslaklık
    kim bilir aradığın kan sana beş duyu organından seslenir
    beklediğin an..
    beklenmedik bir an..
    galiba sadece seni düşündüğündendir bilinmez
    cok naif görünen bu tavşan
    halisülasyonların etik kurallarını koyan kişidir.

    burda olmayanlarla uğraşman bundandır.
    herkeste olmayanı yönetme istediğidir içindeki
    belki birgün büyür
    diktator mantarların huzurunda ıslaklık
    hissetmeden kanın olur.
    bekle hergün düşlediğin dünyanın sana gelmesini
    galibi belli olur parmak güreşlerinin duvardaki yansıması
    görüş acımı kaybediyorum
    sıra sana geliyor , yönetilmeyi bekliyor vizyonum.
    hadi.
    1-2-3 blast on!

    yazan : kaçak zebra eti

    sedat bektaş

    yazılan : anjeliq
    (anjeliq, 25.08.2009 21:42 ~ 09.09.2009 04:07)
  23. her yeri boyamışsın, çok güzel, ama burada biraz kan kalmış.

    zincir kalmış kırbaç kalmış. sahneye çıkan hayvanların büyük

    uzantılarıyla ayaktasın, çok güzel, ama burada biraz aşk kalmış.

    sana dokunduğum günlerde bana "sevgilim" derdin, şimdi "ibne"

    diyormuşsun, çok güzel, ama burada biraz sonbahar kalmış. ihanet

    kalmış bencillik kalmış. korkunç yolculuklar planlardık insandan

    uzağa. ellerimizi bırakıp, yüzümüzü bırakıp, ayaklarımızı bırakıp

    gidecektik, çok güzel, ama burada benim çocuksu saflığım kalmış.

    aptallığım kalmış düşlerim kalmış.

    bu gece benim için en iri şeyi ağzına al! evrendeki en iri şeyi:

    adımı. ve sonra tükür onu havaya. altına geç ve bekle. çok güzel!

    ama burada biraz herşeye rağmen hala benim sana hasretim,

    benim senin göğsünü yumruklaya yumruklaya ağlayışım, benim..

    benim sana.. ''bana hediyen lök gibi yalnızlığım kalmış!'


    küçük iskender
    (lierre, 09.09.2009 04:05)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil