animals 

adana çık aradan

  1. michael di jacomo'nun 2000 yapımı bir filmidir.her filmde olduğu gibi burda da mutluluğu arıyorlar.
    (varolmayan şövalye, 07.09.2004 14:08)


  2. pink floyd'un 1977 çıkışlı, uzun süreli 3 parça*** ile birer intro ve outro'dan** oluşan albümü
    (vikartindur, 30.07.2006 16:17 ~ 16:19)
  3. george orwell in animal farmından esinlenerek yapılmış pink floyd albümü.şöle ki 3 şarkı***kapitalist toplumun 3 ayrı kesimini anlatmaktadır.domuzlar tepedeki sömürenler,köpekler orta sınıfın biraz üstü sistemin koruyucuları,koyunlar da işte bildiğiniz koyunlar alt tabakadaki.solcu albümdür yani.
    3 şarkısı da canavar gibidir.
    (darksideofthemoon, 29.05.2007 22:36 ~ 22:36)
  4. nickelback'in all the right reasons albümünde bulunan şarkı.

    sözleri şu şekildedir:

    ı, ı'm driving black on black
    just got my license back
    ı got this feeling in my veins this train is coming off the track
    ı'll ask polite if the devil needs a ride
    because the angel on my right ain't hanging out with me tonight
    ı'm driving past your house while you were sneaking out
    ı got the car door opened up so you can jump in on the run
    your mom don't know that you were missing
    she'd be pissed if she could see the parts of you that ı've been kissing
    screamin'

    [chorus]

    no, we're never gonna quit
    ain't nothing wrong with it
    just acting like we're animals
    no, no matter where we go
    'cause everybody knows
    we're just a couple animals

    so come on baby, get in
    get in, just get in
    check out the trouble we're in

    you're beside me on the seat
    got your hand between my knees
    and you control how fast we go by just how hard you wanna squeeze
    ıt's hard to steer when you're breathing in my ear
    but ı got both hands on the wheel while you got both hands on my gear
    by now, no doubt that we were heading south
    ı guess nobody ever taught her not to speak with a full mouth
    'cause this was it, like flicking on a switch
    ıt felt so good ı almost drove ınto the ditch
    ı'm screamin'

    [chorus]

    no, we're never gonna quit
    ain't nothing wrong with it
    just acting like we're animals
    no, no matter where we go
    'cause everybody knows
    we're just a couple animals

    so come on baby, get in
    get in, just get in
    look at the trouble we're in

    we were parked out by the tracks
    we're sitting in the back
    and we just started getting busy
    when she whispered "what was that?"
    the wind, ı think 'cause no one else knows where we are
    and that was when she started screamin'
    "that's my dad outside the car!"
    oh please, the keys, they're not in the ignition
    must have wound up on the floor while
    we were switching our positions
    ı guess they knew that she was missing
    as ı tried to tell her dad it was her mouth that ı was kissing
    screamin'

    [chorus]

    so come on baby, get in
    we're just a couple animals
    get in, just get in
    ain't nothing wrong with it
    check out the trouble we're in
    we're just a couple animals
    get in, just get in
    (cala, 30.05.2007 13:45 ~ 13:47)
  5. tracklist'i şu şekilde olan pink floyd albümüdür:
    1. pigs on the wing part i
    2. dogs
    3. pigs(three different ones)
    4. sheep
    5. pigs on the wing part ii

    diğer albümleri kadar bilinmemesi/sevilmemesi, albümün sağa çok pis dokundurmasındandır kanımca.
    dinlenmelidir, sevilmelidir, çok sağlam albümdür.
    (jack, 01.08.2007 01:37)
  6. (bkz: hayvanlar)
    (itülüyümfizikmühendisiyimpişmandeğilim, 01.08.2007 01:44)
  7. manowar'ın sign of the hammer adlı albümünün 2.şarkısıdır.
    tam sözleri:

    hear the call of the wild ın us all
    ıt waits for the night to fall
    ı’m getting hot ı’m ready for the night
    no holdin back let’s ball
    ı’m gonna give all you can take all night
    and leave you ın the morning feeling right

    ı’m an animal
    there’s an animal ın me
    gonna set ıt free
    ı’m an animal
    there’s an animal ın me
    gonna set ıt free

    ı’ve been looking you've been watching from the side
    there’s something you just can’t hide
    oh your getting wet your working up a sweat
    your hairs standing up on end
    your skin ıs screaming glad we met
    tonight’s one night you won’t forget

    ı’m an animal
    there’s an animal ın me
    gonna set ıt free

    ı’m an animal
    there’s an animal ın me
    gonna set ıt free
    (burkelle, 08.09.2007 00:53)
  8. en yırtıcı, en rahatsız eden sözlere sahip pink floyd albümü. sözler incelendiğinde elden yapacak birşey gelmediği için sinir olunur. pink floyd'un yaptığı en başarılı konsept albüm olarak görülür. pink floyd severler arasında en çok tutulan albümlerden biri olsa da eleştirmenler tarafından müzikalite olarak zayıf kaldığı söylenir. nasıl böyle bir değerlendirmeye tutulduğu anlaşılmaz. müzik olarak aşmıştır floydianlara göre. bazı eski türk filmlerinde fon müziği olarak görülünce şaşırılır sevinilir.

    sözleri konusunda herkes hem fikirdir. yaralar insanı. time' parçası ile başlayan sokuşturma bu albümde had sahaya ulaşır. çok dikkatli incelenmelidir.

    pigs on the wing part 1

    bana ne olduğunu umursasaydın eğer,
    ve ben de umursasaydım seni,
    zikzaklar çizerek geçerdik üzüntü ve acılardan.
    ara sıra yukarıya göz atarak yağmurun altından,
    merak ederek hangi pis heriflerin suçlu olduğunu,
    ve yolunu gözleyerek uçan domuzların.

    dogs

    çılgın olmalısın ve gerçekten ihtiyacın olmalı.
    parmak üçlarının uçlarında uyumalısın ve sokağa çıktığında
    ayırt edebilmelisin kolay avı gözlerin kapalı.
    ve sonra sessizce sürüklenerek rüzgarla birlikte gözden yitene dek,
    saldırmalısın tam anında düşünmeksizin.

    ve bir süre sonra, onları etkilemeye çalışabilirsin,
    örneğin bir kulüp gravatı ve sert bir el sıkış,
    gözlerinde emin bir bakış ve sahte bir gülümseme.
    güvenmeli sana yalan söylediğin insanlar
    böylece sırtlarını döndüklerinde
    bıçağı saplamak için fırsat geçecek eline

    sürdürmelisin bir gözünle omzunun üstünde geriye bakmayı.
    biliyorsun yaşlandıkça gitgide daha da zor olacağını.

    ve en sonunda, herşeyini toparlayıp güneye uçacaksın,
    kafanı kuma gömeceksin,
    tıpkı yaşlı ve kederli bir adam gibi,
    yapayalnız ve kanserden ölmek üzere olan.

    ve kontrolünü yitirdiğinde, ne ettiysen onu biçeceksin.
    ve korku büyüdükçe kan pıhtılaşır ve taşa dönüşür.
    ve artık çok geçtir kurtulmak için eskiden taşıdığın güçlü imajdan.
    öyleyse iyi bat, aşağı inerken yalnız başına.
    sürüklenerek bir taş ile.
    itiraf etmeliyim kafamın biraz karışık olduğunu.
    bazen bana sanki yalnızca kullanılıyormuşum gibi geliyor.
    uyanık kalmalıyım, çabalayıp silkinmeliyim beni saran bu sıkıntıdan
    vazgeçersem eğer davamdan,
    nasıl bulabilirim çıkışı bu labirentin içinden?

    sağır, dilsiz ve kör, inanmış gibi görünmeyi sürdür
    herkesin kurban edebileceğine
    ve hiçkimsenin gerçek bir dostu olmadığına,
    ve yapılması gereken şeyin, kazananı dışlamak olduğunu sanıyorsun,
    ve herşey çıplak güneşin altında gerçekleşti,
    ve sen yürekten inanıyorsun herkesin katil olduğuna.
    acılarla dolu bir evde doğmuş olan,
    hayranlarına küfretmeyi öğrenen,
    cahil hizmetkarlar tarafından incitilen,
    tasma ve zincire uyum sağlamış olan,
    tribünde kendisine yer ayrılan,
    sürüsünden ayrılan,
    evinde kendini bir yabancı gibi hisseden,
    sonunda karaya oturan,
    telefonunun başında ölü bulunan,
    ya da taşla aşağı sürüklenen.

    pigs (three different ones)

    büyük adam, domuz adam, ha ha ne oyuncusun sen.
    seni kesesi dolgun kodaman, ha ha ne oyuncusun sen.
    ve ne zaman elini kalbinin üzerine koyup yemin etsen
    neredeyse gülünç oluyorsun
    hemen hemen bir soytarısın
    kafan yemliğin içinde
    "eşelemeyi sürdürün" diyorsun
    semiz çenende domuz lekesi
    ne bulmayı umuyorsun?
    domuz ağılındayken
    neredeyse gülünç oluyorsun,
    neredeyse gülünç oluyorsun,
    fakat aslında ağlanacak haldesin sen.

    otobüs durağı, fitneci, ha ha ne oyuncusun sen,
    becerdin yaşlı kocakarıyı, ha ha ne oyuncusun sen.
    kırık camlardan soğuk ışıklar yayıyorsun
    neredeyse gülünç oluyorsun,
    gülesi geliyor insanın,
    çeliğin soğukluğundan hoşlanıyorsun,
    incir çekirdeğini bile doldurmaz söylediklerin,
    ve çok komiksin elinde tabancan ile.
    neredeyse gülünç oluyorsun,
    neredeyse gülünç oluyorsun,
    neredeyse gülünç oluyorsun,
    fakat aslında ağlanacak haldesin sen.

    hey sen beyaz saray, ha ha ne oyuncusun sen.
    seni gidi evcimen şehir faresi, ha ha ne oyuncusun sen.
    bizim tepkimizi sokağa dökmemizi engellemeye çalışıyorsun,
    neredeyse gerçek bir keyifsin sen
    hep sıkı ağızlı ve korkak,
    kendini lekelenmiş mi hissediyorsun?

    set çekmelisin zararlı gelgitlere,
    ve tümünü içinde saklamalısın,
    mary, neredeyse bir keyifsin sen,
    mary, neredeyse bir keyifsin sen,
    fakat aslında ağlanacak haldesin.

    sheep

    zararsızca zaman öldürüyorsunuz uzaklardaki otlaklarda
    yalnızca hayal meyal farkındasınız havadaki belirgin huzursuzluğun
    dikkatli olsanız iyi olur,
    çevrede köpekler olabilir.
    ürdün'e göz gezdirdim ve anladım ki,
    hiçbir şey göründüğü gibi değil.

    gerçek olmayan tehlikeleri varsayarak ne elde ediyorsunuz?
    uysal ve sadık, izliyorsunuz lideri,
    iyi döşemeli koridorlardan geçip, çelik vadisine doğru.
    ne şaşırtıcı
    gözlerinizdeki ölümcül şokun görünüşü
    şimdi herşey göründüğü gibi
    hayır, kötü bir düş değil bu.

    pigs on the wing part 2

    biliyorsun ki sana ne olduğunu umursuyorum,
    ve biliyorum ki sen de beni umursuyorsun,
    bu nedenle yalnız hissetmiyorum kendimi,
    ve hissetmiyorum taşın ağırlığını,
    artık güvenli bir yer buldum
    gömmek için kemiğimi,
    ve bir ahmak bile bilir köpeğin bir eve gereksinimi olduğunu,
    korunabilmek için uçan domuzlardan.
    (floydian, 21.09.2007 10:15)
  9. pink floyd'un enfes albümüdür. ayrıca metin akpınar zeki alasya'nın bir filminde de fon müziği olarak kullanılmıştır.
    (sirona, 26.10.2007 03:11)
  10. pink floyd'un "düzene dokunduran*" albümü.
    sheep gibi bir şaheseri de bünyesinde barındırır.

    ayrıca (bkz: the animals)
    (thecrimson, 26.10.2007 03:19)
  11. roger waters'ın gelişen politik bilincinin sözlere yansıması ile kuvvet bulan albümdür. waters'ın politik sıkıntıları ve ikinci dünya savaşı'na kurban verdiği babasının yarattığı psikozun tavan yaptığı albümler ise 1983 çıkışlı the final cut ve 1992 çıkışlı amused to death albümleridir..
    (vikartindur, 24.01.2008 00:55)
  12. belirli birtakım çevrelerce desteklenmemesinden olsa gerek, pek sevilmediği her daim dile getirilen enfes ötesi pink floyd albümüdür. oldukça anlamlı bir tema ve son derece sağlam bir gitar altyapısı üzerine inşaa edilmiş, bir floydian olarak favori albüm olarak gördüğüm başyapıttır. çok ufak bir bölümünde (yanlış hatırlamıyorsam pigs on the wing'den sonraki ara geçişte) snowy white abimiz de gitarıyla eşlik etmiştir bu albüme.
    (bulanti, 01.05.2008 01:05)