1) iki ayak üstünde yürüyen herkesi düşmanın bileceksin * kanatlar da ayak sayılacaktır
2) dört ayak üstünde yürüyen yada kanatları olan herkesi dostun bileceksin
3) hiçbir hayvan giysi giymeyecek
4) yatakta yatmayacak
5) içki içmeyecek
6) hiçbir hayvan bir diğerini öldürmeyecek
7) bütün hayvanlar eşittir
george orwell'in başyapıtlarından biri.olayların gelişimi itibariyle 1984'e çok benzer,aslında onun temeli modelindedir.okunacaksa bence 1984'den önce okunmalıdır.
süper olan, bir solukta okunan, zaten 80 sayfa falan olan, çok güzel göndermeler olan kitap.
göndermeler şöyle oluyor ki:
napoleon: stalin
snowball: troçki
old major: marx
çiftliğin eski sahibi: çar
karga: kilise
boxer: işçi sınıfı
kısrak: aristokrat sınıf
komşu çiftlikler: almanya gibi komşu devletler
aklıma gelenler bu kadar
orwell'ın bir diğer önemli yapıtı 1984'le pek çok benzerliği olan yapıttır.
'bir peri masalı' alt başlığına sahiptir bu güzel roman.
ancak yayın evleri çocuk kitabı olarak anlaşılmasından korktukları için pek basmaslar bu alt başlığı kitaplarında.
ıı.dünya savaşı sürecinde stalin döneminin anlatıldığı müthiş bir yapıttır (1945). george orwell kinayeli bir anlatım tarzıyla rusya'ya ve avrupa'ya yayılan komünizmi eleştirmek için sembolleri mükemmel kullanmış ve her yaştaki okuyucu kitlesine ulaşabilmiştir. romanda karakterler üç gruba ayrılır:
old major adlı domuz tüm hayvanları toplayıp bir 'dream'den bahseder. çiftçi jones tarafından gücün kötüye kullanıldığını düşünen hayvanlar biraraya gelerek çiftliği ele geçirip 'hayvan çiftliği' olarak adlandırırlar. başlangıçta aralarında 'dört ayaklılar' --hayvanlar- iyidir, 'iki ayaklılar' -insanlar- kötüdür. zamanla hayvanlar insanlaşmaya başlar ve domuzlar iki ayak üstünde durmayı öğrendiklerinde kural 'dört ayaklılar iyidir, iki ayaklılar daha iyidir'e döner. bir topluluğu/toplumu yönetirken nelerin
y-a-p-ı-l-m-a-m-a-s-ı gerektiği,yönetimdeki kişilerin bireysel ihtiyaçlarına göre kuralların nasıl değiştirildiği, gücü, otoriteyi kötüye kullanmanın (abuse) ne kadar kolay olduğu tüm satırlara sindirilmiştir.
the seven commandments,animal farm's original constitution (animalism):
1- whatever goes on two legs is an enemy.
2- whatever goes on four legs, or has wings, is a friend.
3- no animal shall wear clothes.
4- no animal shall sleep in a bed.
5- no animal shall drink alcohol.
6- no animal shall kill any other animal.
7- all animals are equal.
the seven commandments, after the pig's revisions:
1-four legs good, two legs better!
2- no animal shall sleep in a bed with sheet.
3- no animal shall drink alcohol to excess.
4- no animals shall kill any other animal without cause.
5- all animals are equall but some are more equal than others.
ülkedeki politik buhran 'hayvan çiftliği' ile çok güzel betimlenmektedir. aynı çiftliği dikkatli baktığımızda farklı başlıklar altında toplumda görebiliriz.
george orwell'in asıl yazdığı çok farklıymış aslında da cia şu anki şeklini alması için zorlamış şeklinde bir rivayetin yöneltildiği eserdir. doğruluğu tartışılır ne var ki.
george orwell in başarılı bir politik yergisi,allegorik unsurlar taşıyan romanı.kitapta sonradan diktatörleşen başdomuz stalin dir. cia in george orwell i komünizmi yermesi için ve yıpratması için destekte bulunduğuna dair spekülasyonlar da mevcuttur
ingilizce öğrenme çağlarımda ders kitabı olarak okuduğum, snowball ve napoleon adlı domuz kahramanlarını ve "all animals are equal, but some are more equal than the others." cümlesini hala hatırladığım bir george orwell eseri.
george orwellın okunması gereken eserlerinden olup bir hayvan çiftliğinde yönetimi insanlardan alıp çiftliği ele geçiren hayvanları konu almaktadır. özellikle daha sonra hayvanlar arasında çıkan yönetim sorununu domuzlar halledecektir.yazarın bu açıdan bakıldığında bir nevi stalinyönetimine göndermelerde bulunduğunu görmekteyiz.
aslen çocuk kitabıdır, çocuklara diktatörlük kavramını anlatmak için yazmış eric blair, namı diğer george orwell. zaten cümlelerden anlatımdan gayet bellidir bu, basit bir dil kullanılmıştır. ağırdır ancak yok çocuk kitabı değil bu denmemeli her çocuğa okutulmalıdır.
ana fikrinde, toplum düzenini anlatır, baştaki 'yönetenler', koruyucuları polisler, ve boşa gürültü yaratan ne dense hemen o yöne çekilen bilinçsiz kalabalık.
yöneten diktatörler domuzlar, zekiler aslında ama sinsi olanları başarabilir yönetimi ele geçirmeyi.
koruyucuları köpekler, aldıkları birkaç ayrıcalıklı şey, (büsküvi gibi) karşılığında yönetimi koruyanlar, kendilerini ayrı zanneden ahmaklar.
kuru gürültü yarantan, herşeye inanan çoğunluk koyunlar.
bunlar pink floyd un animals albümüne konu olmuştur ayrıca, pigs, dogs, sheep.
albümde birde pigs on the wingsvardır ki, kuru kalabalığın içinde birbirine ulaşamayan anarşistlerdir bunlar, umudu simgelerler. kalabalık içindeki bilinçli olan, herşeyi kabullenmeyenlerdir.