siyahtır. evet evet, siyahtır. dişleri hariç geri kalan her yeri siyahtır. kıyafetinden saçına hatta ojesine kadar. amansızca bir ısrarla kendisine başka renkler giydirmeye çalışsak da nafile. kendine yakıştırdığı "asosyal" etiketini tamamlıyor belki bu kıyafet, onu bilemem ama bildiğim bir şey, bu şahsın hiç de asosyal olmadığıdır. kendisi bıcır bıcır her daim konuşkan, canayakın ve içtendir. insanlarla da gayet yakın ve rahatça iletişim kurabilen biridir. o yüzden kendisine burdan sesleniyorum; canım benim, böyle insanlara asosyal denmez, hele hele böyle insanların asosyalliği asla kronikleşmez. ben bunu "sırf sesimin tonunu duyması için" bizzat yüzüne söyleyeceğim zaten merak etmesin.
hayatında henüz doğru düzgün bir oda arkadaşı olmamıştır, yazıktır. her akşam komşuculuk oynamaya gelir bizim odamıza tabi elinde de "sıcak, müşfik çay"ıyla. hoşgelir, sefa getirir. ama onunla konuşurken tetikte olmalısınız, çünkü her an söylediğiniz bir kelimenin etimolojik incelemesini yapmak gibi değişik bir huya sahiptir. osmanlıcadan girer, uygurcadan çıkar.
velhasıl, güzel ve gerçekten de "orjinal" bir insandır. hele hele yaptığı esprilerin orjinalliğini kimsede bulamazsınız. bir eşi daha yoktur dünyada, böyle de iddialı konuşuyorum kendisi için. haftasonları da ha bire eve gitmemesini salık veriyorum burdan. *
sadece ego tatmini için herhangi birini tavlama güdüsü.. ağırlıklı olarak gecenin ilerleyen saatlerinde alkol etkisi altındaki bünyelerde gözlenir.. gösteripte vermeyen kızın bir biçimidir.. kadın dediğin varlık sadece küçümsemek için kur yapar, elde eder, tik atar (mission accomplished) ve egosal bir orgazmla uykuya dalar..
hayatınızda ilk defa gördüğünüz biriyle kanka muhabbetine girmek, ya da evde yalnızken televizyon, discman, müzik seti gibi bulabildiği bütün müzikal kaynakları açıp; hepsinden de sebeplenmeye çalışmanız bu güdülerin çerçevesinde sıralanabilir. (tabii yapan olursa) ancak, kaanatimce bu kategorinin en karakteristik özelliğini barındıran güdü; arkadaşınızın fütursuzca yere attığı bitmiş sigaraları koşa koşa giderek söndürmenizdir*)" onmousedown="return bkc('2306485','%21%3Aben+de+az+manyak+de%F0ilmi%FEim%21%3A')">*
orjinal bir nesildaştır. o bira içerken yıllarca bi türlü mantığını öğrenemediğim havuz problemlerini çözdüm. sigaralarımı katletti ses çıkarmadım. sentenced misyonerliği yapmaya çalıştı kafamda başka yerlere giderken dinliyormuş izlenimi verdim. civelek oğlanlardan hoşlanmasını sineye çektim. sıcak ve müşfik çayını ve koridordaki kaloriferleri dünya ahiret eniştem kabul ettim. sıcağı sever de... ortaokuldayken (bu arada hayııırr lisedeydi diye de müdahalemizi yedik_tabi sen de liseden mezun olalı 3 yıl oldu henüz daha... bir çatlak kemik 3 yılda düzelir mi beaa..._ kendimi kınıyorum )çatlamış olan serçe parmağının hala ağrıdığını iddia etti, inandım. hastalık hastası, temizlik hastası, çakma asosyal, sağlam dost... uygurcamı geliştiren saygıdeğer insan...
(bkz: garip ama onu seviyoruz)
doğumgününü kutlamayı unutmak gibi bir hayvanlık yaptığım şahsiyet*. bak valla da billa da hatırlıyordum 5 ekim olduğunu da, o günün 5 ekim olduğunun farkında değildim. yani "5 ekim gelmiş ama benim haberim yok!" durumu bir nevi. neyse bu tatsız tuzsuz konuyu geçersek, giriyi asıl yazma nedenime gelebiliriz.
hayatımda gördüğüm en orijinal insan olduğunu vurgulamak istedim sadece bir kez daha. bu kadar enteresan işlerin dünya üzerinde sadece 1 kişide* toplanması fevkalade bir durum azizim!
artık birlikte yemekhanelerde, otobüslerde ve ders aralarında şarkı kardeşliği yapıyoruz. bizi anlamayanlara nanik çekiyoruz. iron maiden parçalarıyla kendimizden geçiyoruz. o bana therion'u, ben ona the offspring'i sevdirmeye çalışıyorum filan...
bir de türkan şoray filmlerini sevdirebilsem tam olacak. bakalım, kısfmet...
acil edit! acil edit! -->anam ben bu güzide şahsın doğumgününü unutmamışım ki! başka bir arkadaşın doğumgünüydü unuttuğum, o da yakın arkadaşım da o bakımdan karıştırdım galiba. çünkü kendime "nasıl yaptın bu öküzlüğü iki nokta?!" demiştim. hey gidi bunadım iyice. pardon bebeğim.
yıllar sonra buluverdiğim kurabiyeci kızım, aha da bu. (bkz: yirim) gecenin bir vakti "masallardaki prens prototipindeki saçma sapan şartlandırmalar" üzerine ortaklaşa tez yazabildiğimiz güzelliktir ayrıca. isviçreli bilim adamları halt yesindir, hayatımda var olan sabaha kadar yerinde tespit yapabilme yeteneğini haiz tek insandır, böyle biline.
"iyi ki doooğduun güüüüüüüüdüüüüüüüü, iyi ki dooooooğdun güüüüüüüdüüüüüüü, iyi ki doğdun, iyi ki de doğdun, amanın iyi ki dooooğdun güüüüüdüüüüü!" diyerek doğumgününü kutlamak istediğim egzantrik blood brotherım benim. gerçekten iyi ki ana rahmine düşmüş, dokuz ay on gün sonra tam bugün dünyaya gelmiştir. neyse detay vermeye gerek yok*. bugün doğumgünü mumlarını da, aniden beliren anlamsız bir güdüyle sigara söndürdüğü gibi söndürmüştür.
not: o değil de, o kıyafet içinde çok seksi görünüyorsun bebeğim!