kitap değildir bu. olmamalıdır. diğerleri kitapsa bu başka bi' şeydir.
yıllar önce babamın kitaplarını karıştırırken bulmuştum bunu. kapak resmi falan, ilgimi çekmişti. zaten çocuk aklımla en fazla kapak resmi ilgimi çekebilirdi. babamdan araklayıp okumaya başladım. anlamadım tabii. koydum bi kenara ve unuttum. sonraları, taşınacağımız zaman odamı toparlarken yine buldum bunu kitap yığınları arasından. bu ikinci karşılaşmamızdı ve ben artık kapak resminden daha fazla şeyle ilgilenmeye başlamıştım. oturdum başına ve okumaya başladım ağzıma nasıl sıçacağından bihaber.
frank mc court, yoksullukla çocukluğu, gerçekçilikle öyle harmanlamış ki, bitirince mutlulukla, hüzünle, biraz da gözyaşıyla başbaşa bırakır sizi. zaten sonra da okuduğunuz hiçbir kitap, ne kadar güzel olurlarsa olsunlar, onun verdiği tadı vermez. böyle bi' şeydir işte angela'nın külleri.
"geriye bakıp çocukluğumu anımsadığımda, nasıl hayatta kalabildiğime hala şaşarım. kötü bir çocukluktu; mutlu bir çocukluğun pek kayda değer bir yanı yoktur zaten. sadece mutsuz bir çocukluk geçirmiş olmak da, mutsuz bir irlandalı çocuk olmak kadar kötü değildir. bundan da kötüsü, mutsuz bir irlandalı katolik çocuk olmaktır."
frank mc court - angela'nın külleri