belki ilginizi çeker
  1. · deli ormanlı
  2. · hep kahır
  3. · mehmet atilla maraş
  4. · adile naşit
  5. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  2. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  3. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  4. · erkekte ses tonu
  5. · yılmaz özdil
  6. · dersim katliamı
  7. · author
  8. · tire köftesi
  9. · siluet

aney  

  1. levent kırcanın küçük hüsamettin adlı tiplemesinin annesine hitab şekli.
    (dydm, 08.11.2004 01:46)
  2. aney

    bu akşam aklıma yine sen geldin
    dersi bıraktım, çalışamadım
    saat bire geliyordu aney
    yatamadım, uyku gözüme girmedi.
    sen bu saatlardan eskiden
    benim beşiğimi sallardın
    uykunu harap ederdin benim için
    agladığım zaman
    sancılandığım zaman
    kalkardın süt verirdin
    nane kaynatırdın.

    aney
    canım aney kurban aney

    hayalin önümde şimdi bir anıt gibi durur
    sen şimdi leğenin başına oturmuş
    hamur yoğuruyorsun
    yarın ekmek yapacaksın akşama kadar
    gözlerin tezek dumanından yaşaracak
    alnında ter bulgur bulgur kabaracak
    sıcak bazlamalar yapacaksın
    ben orda yokum ağlayacaksın...

    ağlama aney ağlama
    gündür bu nasılsa geçer

    insan insana tez kavuşur.
    ben sizi hiç unutmadım
    hiç unutmayacağım
    ben okuyorum aney okuyorum
    mühendis olacağım
    sana yeni "ayzeler" alacağım

    dedim ya okuyorum
    mühendis olacağım
    mektubunda diyorsun ki
    bu gece çig köfte yaptık
    lokmalar boğazımdan geçmedi
    her sofraya oturuşumuzda
    senin yokluğun belli oluyor...

    biliyorum aney biliyorum

    senin kalbin ipek gibidir.
    incedir, yufkadır
    benim yokluğuma dayanamazsın
    "özledim" diyorsun benim için
    ben de özledim seni ley
    babamı da, bacımı da kardaşlarımı da
    karayazılı memleketimi de

    hepinizi özledim
    özledim ama gel gör ki kader bu
    elvermiyor ne yapacaksın...

    rizvaniyede sela şimdi
    sisleri perde perde dağıtan bir ses
    sonsuzda allah'a ulaşan bir ses
    bir ezan sesiyle uyanır insanlar yorgun geceden
    uyanır herkes.

    köyden şehire saman taşıyan
    deve kervanları gelir bu saatlerde
    çıngırak sesleri
    geceyle gündüzü birleştirir
    sabah olur
    babam erkenden işe gider...

    aney
    evimiz yine o yokuşta mı?
    dar sokaklar, taş duvarlar arkasında mı?
    eskisi gibi yıkık dökük mü yine?

    ah aney ah

    inan unuttum evimizin şeklini
    o ev denen köstebek yuvalarını
    kerpiç damları, kuyu suyunu
    sıra gecelerini,
    bağ yatılarını
    yağmur dualarının anılarını yitirdim

    hele sen buraya bir gel de gör
    sonsuza uzayan gökdelenleri
    sıra sıra taksileri
    geceleri renk renk ışıkları
    denizde vapurları, balıkçıları
    kızları, erkekleri
    insan selini...

    ama benim hiç birinde gözüm yok
    ne kızlarında ne taksilerinde
    ne de gökdelenlerinde
    benim aklım sizde ve memleketimde

    ben okuyorum aney okuyacağım.
    göreceksin bak mühendis olacağım...

    bizim orda "ezo gelin" türkü türkü uzanır
    düğünlerde davullar vurulur
    zılgıtlar çalınır
    lorke, delilo oynanır.
    böylesine gitar denen çalgıyla
    sabahlara kadar ye ye ye diye bağırmazlar

    değil mi aney

    hani yaz geldi mi?
    evimizin o küçük penceresine
    bir çift "yusufututan" kuşu konar ya
    hani asmamız üzüm tutar, sumaklar sakızlanır
    insanlar çalışır harıl harıl kış için
    güneş yandırır o kavuruk yüzlerini
    hani senin elinde "sitil" suyu gidersin
    işte o zaman geleceğim
    bekle beni.

    ah aney ah
    daha neler neler var sana yazamadığım
    mektubumu burada bitirirken
    beni büyüten ellerinden
    binlerce kerre öperim

    canım aney, kurban aney...


    (bkz: mehmet atilla maraş)
    (gölgeningücü, 01.05.2007 19:15)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil