1. testiküler feminizasyon veya androjen insensitivitesi olarak da bilinen; psikososyal açıdan kadın olarak yetişmiş, medikal, sosyal ve legal bakımdan da kadın olan ama aslında androjen reseptör mekanizması bozukluğu nedeniyle dişi olarak gelişen erkeklerde görülen x kromozomuna bağlı resesif geçişli sendrom, androgen insensitivity syndrome, aıs.

    xy genotipli ve testisi olan birey normal dişi görünümündedir. vajina vardır fakat kör bir kese halindedir, rahim ve fallop tüpleri oluşabilir, pubertede meme gelişimi gözlenir; fakat menstrüasyon olmaz, pubik kıllar azdır ya da yoktur. testisler genelde abdomende ve embryolojik dönemde aşağı inerken kullandıkları geçiş yolu üzerinde, inguinal kanalda yerleşmiştir.

    hastalar erkek pseudohermafroditizminde en son basamaktadırlar, ara cinsiyette değildirler. testisler ileri yaşlarda kötü huylu tümöre dönüşme olasılıklarının yüksekliği sebebiyle durum tespit edilir edilmez alınır. bunun dışında hastalıktan kaynaklanan ölümcül risk faktörleri pek fazla değildir, ömür boyu takip edilmesi gereken sorunlar ortaya çıkmaz; daha çok aslında erkek olduğunu öğrenen kadınların yaşayabileceği psikolojik problemler ortaya çıkmaktadır.

    kısmi aıs hastalarında ise klitoris ve dış genital organlar daha erkeksi gelişmiştir, vajina yine kör olarak sonlanır, uterus yoktur. virilizasyon farklı aşamalarda kalabilir.

    hastalarda genelde gonadektominin ardından hormon replasman tedavisiyle önce düşük, sonra normal yetişkin düzeylerde östrojen replasmanı sağlanır, gerekli görülürse progesteron da tedaviye eklenir, hastaların uterusları olmadığı için progesterona ihtiyaçları olmadığı düşünülse de son çalışmalar göğüs kanseri riskinin bu yolla azabileceğini göstermiştir. ayrıca hastalara psikolojik destek sağlanması da gereklidir.
  2. androjen duyarsızlığı (testiküler feminizasyon) olan, genotipik olarak erkek, fenotipik olarak kadın özelliklerine sahip kişilerde testosteron üretimi söz konusudur ancak reseptörlerinde bu hormona karşı duyarsızlık olduğu için bu kişilerde kıllanma görülmez (ya da çok azdır), uzun boylu, alımlı manken gibi bir görünüme sahiptirler.

    çeşitli spekülasyonlara göre demet akalın da testiküler feminizasyonludur.
    spekülasyonların kaynağı tamamen o bu şudur, ciddi bir temel değildir ancak insana düşündükçe mantıklı da gelmiyo değildir.
  3. bunlarda sivilce falan da olmuyor bildiğim kadarıyla. yani sivilcesiz karılardan kaçınınız. (şaka)
    bir de vajinaları da dar değil kısa oluyor çünkü bildiğim kadarıyla bunlarda müllerian yapılar yani; vagen iç 1/3, uterus ve fallopian tüpleri yoktur...
    komplet/ parsiyel diye de ikiye ayrılır ve sendromdurlar.
  4. house'un bir bölümünde ele alınan hormonal bozukluk. tamamen kusursuz olan hanım kızımızın androjen duyarsızlığı olan bir erkek olduğu ortaya çıkınca house şu özlü sözüyle olaya noktayı koymuştur: "mükemmel kadın aslında bir erkek."
  5. mükemmel dış görünüşe sahip kadınlardan bazılarının, bu güzelliklerini aslında erkek kromozonu taşımalarına borçlu oldukları hormonal hastalığın tıbbi adı. testiküler feminizasyon olarak da bilinir.

    bilindiği üzere kadınlar xx, erkekler xy kromozonu taşırlar. kromozon iplikçiklerimizin içindeki dna örgüsü bizim genotipimiz, genotipimizin şekillendirdiği beden özelliklerimizde fenotipimizdir.

    her iki cinste hayata kadın olarak başlar. anne karnında çük kadar embriyonken cinsiyetimiz hormonların yönlendirmesiyle belirlenir. xy kromozonu taşıyan bir embriyonda bir sebepten reseptörler, androjen (erkeklik) hormonuna karşı defekte olursa, embriyo erkek genetiğine sahip olmasına rağmen; erkeklik özellikleri gelişmeyeceği için kadın olarak kalır.

    işin daha ilginç yanı insan vücudu her zaman ekonomik davranır. hiç bir şeyi ziyan etmez. salgılanan androjeni ostrojene (kadınlık hormonu) çevirir. bebek doğduğunda vajinası falan her birşeyi tamam doğar. gerçi rahmi kördür, çocuk doğuramaz ama görünüş olarak da medikal olarak da hukuki olarak da kadındır.

    üstelik her kadında düşük seviyelerde de olsa salgılanan, progestron gibi erkeksi özelliklerin gelişmesini sağlayan hormonlara karşı duyarsız olduklarından tam bir kadın gibi gelişirler. kol, bacak ve genital bölgelerinde kıllanma neredeyse hiç olmaz. ne ortada birleşen kaşlar, ne dudak üstü bıyıklar. uzun bacaklı, ince belli, pürüzsüz tenli ve yuvarlak göğüslü olurlar bu hastalar. çoğu manken, model, güzellik kraliçesinden daha bir güzel olurlar.

    yazdıklarımdan mükemmel kadın vücuduna sıkışmış bir erkek fikri çıkmasın; çünkü hissiyatımızın asal anahtarı da hormonlarımızdır. tüm androjeni östrojene çeviren bu hastalık aynı zamanda hastada kadınlara özgü tüm kadınsı psikolojik motivasyonları da sağlar. yani bir çok gerçek kadından daha bir kadın hissederler.

    ee uzuvlar kadın, ölçüler, proporsiyon kadın, fenotipi kadın, psikoloji kadın, kıçı başı biçimli, nüfus cüzdanı pembe. neresi erkek bunun dimi? şöyle söyleyelim. kromozonları erkek. y taşıyıcısılar yani. ha bir de küçük bir ayrıntı, çok takılmaya gerek yok belki ama: bu genetik bozukluk, fetusta cinsiyet oluşurken hastalığın bir izi olarak rahim içinde iki küçük testis oluşumuna sebep olur. onları da aldırdık mıydı operasyonla bir sorun kalmaz. afiyetle yenebilir.

    (bkz: taşaklı kadın)
  6. annemin "demek bu ünlüler o yüzden çocuk yapmadan evlenmiyo" şeklinde bi açıklama getirerek olaya son noktayı koyduğu genetik bozukluktur. e haklı kadın, "sen erkek olabilirsin, gel test yaptıralım" demek pek hoş olmaz zira.