|
|
- bütün hayatı boyunca onun tek dramı: "kendi varlığını, kendi olmaktan alıkoyan tamamlığına, karşı gelen şeyle savaşmak" olmuş.
gide'ın bütün kitapları tepki yoluyla doğmuştur. bunu da yazdığı bir mektuptan çıkarmak mümkün: "eserlerimin her biri kendinden öncekine doğrudan doğruya bir tepkidir."
dünya nimetleri
günlük
dar kapı
- "büyük yazarların insanı hayran bırakan yönü, birbirini izleyen kuşaklar arasında anlaşmazlık uyandırmaktadır. onlar söz konusu oldu mu, haklarında başka başka düşünüldüğü görülür.
övgülerde birleşiverme, bir yazar için yaşama güvencesi değildir. ilkin bütüniyle hoşa gidenler bir solukta tükeniverenlerdir."
-andre gide
- " it is better to be hated for what you are than to be loved for what you are not."
"dare to be yourself!"
sözleriyle yaşama anlam katan yazarımızdır.(sunflower, 06.08.2006 18:05 ~ 07.07.2007 22:44)
- kadınlar okulu romanıyla kadınlığımı yeniden hissetmeme sebep olmuş yazardır.
- "(gerçekte) olmadığın insan olarak sevilmektense olduğun insan olarak nefret edilmek daha iyidir."
"kendin olmaya cesaret et"
sözleriyle sunflower'ın yaşamına anlam katan yazar.
- bordo siyah yayınevinden çıkan "kadınlar okulu" adlı kitabını okuduğum şahıstır.
- albert camus ile karşılaştırınca pek bir zavallı gelen zamanında rahiplik yapmış sonrasında ise bu baskıdan mıdır bilinmez herşeyi inkar etmiş ölümünden 2 sene önce eşcinsel olduğunu açıklamış ölümünden 2 sene sonra ise kitapları vatikan tarafından okunması yasaklı kitaplar listesi ne eklenmiş son yüzyılın en önemli fransız yazarlarından biri...
eserlerinde derin uçurumlar gözlemlenir...okuyucuyu dumura uğratan ani olayların gelişimiyle kitap akıcılığın en üst düzeylerinde seyreder...genelde yazdığı romanları yaşadığını idda eder...hatta dar kapı nın giriş metninde bu hikayeyi başkasıda yazabilir di ama ben bizzat yaşadım ve ondan sonra yazdım diyerek daha kitabın başında okuyucuyu esere adapte eder...
kişiliği beş para etmese de canavar gibi yazmıştır vesselam
(bkz: dar kapı)
(bkz: pastoral senfoni)
- yaşamın en ufak anının bile ölümden güçlü olduğuna ve onu yadsıdığına inanan, bir hazcı olmakla suçlanmış, oysa yalnızca yaşama ve "aşk"a inanan bir kaçıktır kendisi.
ikiyüzlü ahlak anlayışının üstünden buldozer gibi geçmiştir. bireyci çıkışları başta ağır basmışsa da; "yeni nimetler" kitabında, toplumcu ve "ben"den ötesini düşünen bir vurgu bulmak mümkündür.
çoğu kez gözden kaçırılsa da friedrich wilhelm nietzsche'nin gerçek ardılıdır. onun gibi; yaşamı göze almaktan kaçınan, "küçük yaşamları içinde tertemiz", eylemsizliği kutsayan ve sormadan kabullenen insanı dert edinmiştir çünkü gide de. yaşamı tartışır. eylemleriyle, varoluşuyla, duruşuyla insana kafa yorar.
" gülünç düşme korkusu en kötü korkaklıklarımıza yol açar. nice körpe heves alabildiğine yiğit buluyordu kendini ama kanılarına şu 'ütopya' damgası basılınca, aklı başında insanlarca düşçül görülmek korkusuna kapılıp birdenbire sönüverdiler.
insanlığın bütün ilerlemelerini gerçekleştirilmiş ütopyalara borçlu değildik sanki. sanki yarının gerçeği, dünün ve bugünün ütopyasından doğmayacak.
önündeki duvarları, üzerine kıskanç tekelciliğin 'girmek yasak, özel mülk' yazdığı tahta perdeleri yıkmak isterdim. emeğinin tam karşılığını elde etmeni en sonunda sağlamak isterdim.alnını yukarı kaldırmak isterdim.
gerçekte yoksunluğa basıp hızlanan bir mutluluk istemem ben. bir başkasını yoksun bırakan bir zenginlik istemem. giysim bir başkasını çıplak bırakırsa, çıplak gezeceğim... "
- 1947 nobel ödülü almış meşhur fransız yazar. eserleriyle marcel proust'a öncülük ettiği söylenir. kalpazanlar ve pastoral senfoni eserleri arasında en göze batanlardır. ayrıyeten de l'immoraliste vardır tabi.
- '' bize bizden doğmayacak ne gelebilirdi ki?
bizden bizim daha önce tanımadığımız ne çıkabilirdi ki? '' (andre gide)
|