anayurt oteli   

adana çık aradan

  1. ömer kavur'un yönettiği macit koper'in döktürdüğü gerilim filmi. türk sinemasının yapıtaşlarından ve başyapıtlarından biri. film anayurt oteli'nin sahibi zebercet'in ankara treninden gelecek olan sevdiği kadını bekleyerek kafayı yemesini ve yanlızlığın nelere malolduğunu gösteriyor.

    (bkz: adım zebercet)
    (bkz: hoşt köpek)
    (geleceği gören kunduz, 03.05.2005 02:34 ~ 13.05.2005 03:44)
  2. itü sözlüğe konu olan film...
    (beal, 03.05.2005 13:06)
  3. yusuf atılgan ın en bilinen eseri. yalnızlığın insanları hangi yöne sürükleyeceğinin kestirilemediği, anlık kararların hayatı yönettiği ilginç bir öyküsü var. baş kahraman zebercet sorunlu bir insan. ilgiye, sıcaklığa ihtiyacı var. aslında ismi de dış görünüşü gibi diğer insanlardan farklı. bu arada zebercet yanlış hatırlamıyorsam zümrüt yeşili demek.
    (emma, 07.04.2006 20:20)
  4. psikolojik olmasına karşın psikopat bir film.
    (impera, 13.04.2006 21:48)
  5. yusuf atılganın ikinci romanı.
    henüz aşılamamış bir eserdir. neredeyse her satırın altında bir sır vardır.tıpkı, eskiden konak olan otelin her tozunda bir sır olduğu gibi..
    1985 yılında ömer kavur tarafından filme uyarlanmıştır ancak, bana göre yetersiz kalmıştır. romandaki dünya kadar özellik atlanmış. bunlar ayrıntı değil, esere değerini veren unsurlardır.
    öyle ki, ismi lazım olmayan bir araştırmacı, yusuf atılgan'ın romanları üzerine çıkardığı bir kitapta, artık filmden mi etkilenmiştir bilinmez, şöyle bir yorum yapmıştır: "gecikmeli ankara treniyle gelen kadın giderken zebercete "döneceğim" dediğinden zebercet onu beklemeye başlamıştır."
    bu araştırmacının kör noktasına gelmiş bir hata değil, bariz bir yanlıştır ve okuyucuyu yanılttığı yetmezmiş gibi, eserin değerini sıfıra indiren bir yargıdır.
    üstelik bu kitap, ismi lazım olmayan araştırmacının doçentlik tezidir ve profesörler bu hatalı tezi kabul etmişlerdir.
    kitabın yüzde doksanı "yusuf atılgana armağan" kitabından alıntılardan oluşur, geri kalan yüzde onu da hatalardan.
    eğer yusuf atılganla ilgili en kapsamlı kaynağa ulaşmak istiyorsanız, söz konusu armağan kitabından yararlanın. ancak baskısı olmadığından kütüphanelerden fotokopisini alabilirsiniz.yoksa piyasadaki, ismini vermek istemediğim kitaba elinizi bile sürmeyin.(sadece bir tane olduğundan ilgili olanlar ne demek istediğimi anlarlar)
    (betty blue, 13.04.2006 22:16)
  6. kakafonik bir zebercet vardır.
    (cerceve, 17.04.2006 13:51)
  7. lisede bu kitabı okumamız istenmişti, biz de adına bakarak otelde geçen bir gerilim, efendim işte bi takım aksiyon olaylar, hadi en kötü ihtimal otelde geçen enteresan bir iki olay beklentisiyle okumaya başlamıştık.
    ki bu bir hataydı.
    çünkü anayurt oteli hepimizin kabusu oldu, aynı anda hem sapık, hem ruh hastası, hem de mağdur ve mazlum olmayı başaran zebercet yüzünden otel kavramından soğuduk hepimiz, daha bi ürkek yaklaşmaya başladık.ayrıca zebercetin hastalıklı psikolojisini inceliycez de tez yazcaz diye canımız çıktı, kitaptaki her satırı defalarca okuduk, yazarın gizlediği bütün ayrıntıları bulduk, her kelime için ayrı ayrı analiz yaptık..
    ve sonunda bu kitapla ilgili diyebileceğim tek bir şey var: çok edebi çok mühim bi eser olduğunu biliyorum..ama..yivrenç bi kitap efendim mideniz sağlam diilse okumayın, karartmayın içinizi zebercetin oteli sizi mi gerdi.
    (undeuxtrois, 25.07.2006 18:02)
  8. zebercet' in umutsuz bekleyişine şahit olan bir otel, anayurt oteli.. okunmaya değer bir yusuf atılgan eseri.
    (depresif enfeksiyon, 14.06.2007 21:23)
  9. kitaptan
    "bunlardan önce gelen adama bir ad düşündü. kırk yıldır bir tek zebercet bile kalmamıştı otelde. 5 numaraya zebercet gezgin yazdı."
    (abcde, 20.01.2008 01:52)
  10. (bkz: anayurt)
    (mkopaw, 14.04.2008 13:22)
  11. bizim bi arkadaş vardı okumuş bu kitabı aga diyordu açalım biz de bir anayurt oteli...arkadaş iyi adamdı , iyi adamdı da kafası çok çalışmazdı bu kitap,müzik,film işlerine,anlamıyordu herif okuduğunu.yani bizde böyle bir intibağa(yanlış yazdım ben ,siz doğrusuna bakıverin) oluşturdu bu adam...neyse aradan yıllar geçti ,birgün ben aldım okudum kitabı...dedim ki içimden(dışımdan da söylemiş olabilirim) -keşke anlasak hepimiz bu kitabı...sonra gittim arkadaşın yanına dedim aga açalım biz de bir otel, adı da şey... adı da ne olsun?ne olsun biliyor musun?(nereden bilecek allah'ın salozu).
    (işim gücüm enerjim, 25.05.2008 19:44 ~ 20:51)
  12. edebiyatımıza yalnızlığı, çaresizliği ve takıntıyı simgelemesiyle yer bulan zebercet adlı kahramanın hayatını anlatan yusuf atılgan romanıdır.

    zebercet:karnım açıktı.
    anası: şimdi pişer yemek, sabret biraz. ne oğlan! karnımda bile sabredemedi dokuz ay.

    (bu doğumda gerçekten sabırsızlık diye bir şey varsa sabırsızlık edenin ana karnındaki dölüt olduğu düşünüleceği gibi anası olduğu da düşünülebilir. ikinci olasılık daha akla yatkındır. ana karnındaki dölütten doğmuş-büyümüş bir insan davranışı beklemek saçmadır; ama ilerlemiş yaşta, kırkdört yaşında gebe kalan bir kadın böyle bir sabırsızlığa kapılabilir; üstelik bu kadın bundan önce biri iki, biri ikibuçuk, biri üç aylık üç çocuk düşürmüşse. gene de, haksız da olsa, bu suçlamalar zebercet'i olumlu yönde etkiledi: büyüdükçe sabırlı, ağırbaşlı bir insan oldu.) s.13-14
    (sunflower, 07.06.2008 18:22)
  13. milli eğitim bakanlığı tarafından 100 temel eser arasına alınan yusuf atılgan romanı. ama bakanlık geçenlerde okullara bir genelge göndererek bu romanın 100 temel eser arasından çıkarıldığını söyledi. sebep olarak da; eserin çocukların ruh ve beden sağlığı için tehlikeli olabileceği gösterildi. listeyi hazırlarken akılları neredeydi merak ediyorum.

    not: kendi adıma sevindim desem yalan olmaz. yani adamların verdiği listedeki kitaplar o kadar kalitesiz basılıyor ki... piyasada 400 sayfalık kitap 50 sayfaya kadar inmiş durumda. hatta daha komiği bazı kitapların adı bile değişik yazılıyor. en azından bu mükemmel roman böyle bir kaderden kurtulmuş oldu.
    (kandahar, 07.06.2008 18:39)
  14. dün akşam trt 2'de yayınlanan bir ömer kavur filmi. tam dışarı çıkacakken denk gelince oturup izlediğim, memleket* içinde evden dışarı çıkmadan şehri gözümün önüne getiren, hem de o çok özlediğim haliyle beni neredeyse doğduğum yıllara götüren oldukça kaliteli bir film. filmin çekildiği otel sanırım bir müzeye çevrildi ya da çevrilmek üzere.
    (marika, 23.06.2008 00:22)
  15. zebercet'in içtiği bir akşam, meyhaneden eve dönerken karga tulumba attıkları arabanın radyosunda "et koydum tencereye" çalmakta; radyodan yükselen ses zebercet'in varlığını/yokluğunu aktarmaktadır: "altı aydır mektup gelmez; ne ölüdür, ne sağdır." (filmde yer alan bir ayrıntı, kitapta böyle bir bölüm yok hatırladığım kadarıyla)
    (dünlerin köpüğü, 17.09.2008 15:28)
  16. sözlükte* abazan kelimesinin karşılığında yazılması gereken zebercet gibi bir baş karaktere sahip roman.
    (kizilotesi, 29.09.2008 00:05)