belki ilginizi çeker
  1. · vuku bulanlar
  2. · hoşaf işine girip iflas eden pijamasız eşek
  3. · ülkeyi yedeklemek
  4. · anayasada atatürk ilke ve inkılaplarına gerek yok
gündem
  1. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  2. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  3. · aşkın yedi seviyesi
  4. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  5. · 2012
  6. · colin kazım richards
  7. · 100 opera
  8. · üç kişinin bildiği sır ancak ikisi ölünce sır olur
  9. · sharon stone

anayasada atatürk ilke ve inkılaplarına gerek yok  

 sayfa  / 3
  1. resmi ideoloji ve rejim eksenini hukuktan ayırma süreci. tamam güzelim iyi diyorsun da; ah bir bilsem, bir emin olsam orada yazmasa da koruyacağını bu mefhumları; diyeceğim ki heh heh hadi bakalım canım benim.

    üzülüyorum sana, yemezler gülüm.
    (asosyal demokrat, 27.07.2007 12:44 ~ 12:46)
  2. bu sözleri söyleyen kişi, akp'nin "anayasa hukukçusu" sıfatıyla ön plana çıkan içel milletvekili zafer üskül'dür. seçimler öncesi akp'nin birkaç vaadinden biri olan "sivil anayasa" planı için, akp içinde en çok faal görevde bulunacak kişidir kendileri, zira kendisi 1992 yılında türkiye için alternatif bir anayasa taslağı hazırlamıştır.

    peki bu sözleri söyleyen ve yıllar önce bir anayasa taslağı hazırlayacak kadar alanında uzman olan zafer üskül kimdir?

    ---alıntıdır---

    prof. dr. zafer üskül, 1944 yılında silifke'de doğdu. ilkokulu silifke gazipaşa ilkokulunda, ortaokulu silifke ortaokulunda, liseyi adana erkek lisesi'nde okudu. yüksek öğrenimini ankara üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi'nde yaptı. 1965 yılında içişleri bakanlığı'nda kaymakamlık stajına başladı. bu arada,milli eğitim bakanlığı'nın burs sınavını kazandı ve fransa'ya doktora öğrenimi görmeye gitti. doktorasını grenoble üniversitesi'nde siyasal bilimler dalında yaptı. 1971 yılında türkiye'ye döndü, bir süre milli eğitim bakanlığı'nda çalıştıktan sonra eskişehir iktisadi ve ticari ilimler akademesi'nde asistan oldu. aynı yerde 1974 yılında doçent, 1979 yılında profesör ünvanlarını kazandı. eskişehir dışında istanbul'da şişli siyasal bilimler yüksek okulu'nda, marmara üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi'nde, istanbul ve yıldız üniversiteleri sosyal bilimler enstitülerinde, mersin üniversitesi’nde, maltepe, kadir has ve boğaziçi üniversiteleri’nde lisans ve yüksek lisans dersleri verdi. mersin üniversitesi rektör yardımcılığı görevini sürdürdü.

    prof. dr. zafer üskül, anayasa hukuku, idare hukuku, kamu yönetimi, kooperatifçilik ve yerel yönetimler alanlarında çalışmalar yaptı. yayınlanmış 14 telif ve tercüme kitabı bulunmaktadır. yüzü aşkın makale yayınladı, günlük gazetelerde yazıları yayımlandı. birçok ulusal ve uluslararası bilimsel toplantıya katıldı, çok sayıda panelde tebliğ sundu ve birçok tv programına katıldı. siyaset ve asker adlı kitabıyla 1990 yunus nadi ödülü'nü kazandı. prof. dr. zafer üskül, son yıllardaki çalışmalarını türkiye'nin siyasal sorunları, demokratikleşme, anayasa sorunları ve yerel yönetimler alanında yoğunlaştırdı. 1992 yılında türkiye için bir alternatif anayasa taslağı yayınladı.

    yukarıda okunabilecek zafer üskül'e ait özgeçmişe bakılacak olursa, kendisinin anayasa ile ilgilendiğini, ama ne anayasacı ne de hukukçu olduğunu anlıyoruz. anayasa hukukçusu olduğu farz edilen, ama bu sıfatın kenarından bile geçmeyen bir kişidir kendileri. üniversitelerde anayasa hukuku dersini nasıl verdiğini ise, inanın bilmiyorum.

    burada yazdıklarımı kendisine saldırmak için yazmadım, ama şurası bir gerçektir ki, anayasa hukuku hakkındaki bilgileri sadece "ilgilenme" düzeyinde olan bir insandan ancak bu kadar düzgün cümlerler beklenebilir.

    elektrik tesisatından anlamayan biri, ampul düğmesin bağlamaya çalışırken, muhtemelen toprak hattını yanlış hatta bağlayacaktır ve yaralanmalarla sonuçlanacak bir kazaya neden olacaktır.. işte zafer üskül'ün bu lafı da aynen böyle bir durumun eseridir.

    bu konuyla ilgili diğer bir yazı için : http://www.hurriyet.com.tr/...

    özgeçmiş kaynağı : http://www.iyibilgi.com/...
    (strutter, 27.07.2007 12:48 ~ 15:54)
  3. kemalizm'in bir partinin ideolojisi olabileceğine,fakat bir ülkenin anayasasında olamayacağına inanan ve bunu söylemekten kaçınmayan bir insan,şu an iktidarda.nasıl olabilir de bu ülkeyi bugünlere kadar getiren inkılapları bu üklenin anayasasından çıkarmayı düşünebilirler ve bunu dile getirebilirler?"hani rejim tehlikedeydi nooldu düdükler yüzde elliye dayandık nerde tehlike" diyenler görsün işte,varan 1..ilk icraat..sivil anayasada atatürk ilke ve inkılapları olmamalı diyorlar.sonra "tehlikenin farkında mısınız?" diye yazan gazeteyle dalga geçiliyor.alın size tehlikenin alası..sonra bunlara izin vrmeyiz bunlar olmamalı bu ülkede asker var izin vermez deyince de darbeci oluyoruz.ne ala ampulmüş bu..hadi bakalım..durmak yok,yola devam...
    (eldar, 27.07.2007 12:55)
  4. demokrasi bir tramvaydır istediğimiz yere gelince ineriz
    elhamdulillah seriatçıyız 21.11.1994 -milliyet-
    10 kasımda yaygara koparıldı 11.01.1994 -hürriyet-

    bunları söyleyen insandan beklendiği gibi, partisinden vs.sinden de beklenen güzel sözler demeti. sormak gerekir bunlara; acaba o atatürk ilke inkilapları olmasaydı bu vatan toprakları kimlerin elinde olurdu? ya da siz nerede görüyorsunuz kendinizi? sonrada biz küfürbaz oluyoruz.. bu kadarına pes, hala savunanlar için;

    (bkz: gerizekalı)
    (madhate, 27.07.2007 13:05)
  5. atatürk adını silmeye çalışıyorlar önce, korkuyorlar böylesine güçlü bağlılıktan. atatürk'ü bir ideoloji zannediyorlar. bilmiyorlar ki atatürk 19 mayıs ruhudur, bağımsızlık mücadelesidir. sembollerle belirlenemeyecek kadar özgür, yüce ve evrenseldir. bir kaç nesil sonrasını düşünerek atatürk ruhunu silmeye çabalamaktır bu. yıllara yayılmış zehirli bir politikadır. irdelenirse vatan hainliğidir.
    (i screama you screama we all scream for ice creama, 27.07.2007 13:14)
  6. (bkz: ters mıknatıslanma)
    (ornitrin, 27.07.2007 13:25)
  7. görür görmez götümle okumaya karar verdiğim haberden çıkarabildiğim fantastik bir sonuçtur. evet evet, üstüne bi gideyim ben onun. kim demiş akpli demiş. akp'nn mazisi ne? milli görüş. şeriatçıyız diyorlar. aha işte! akp şeriat getirmek istiyor. atatürk'ü de onlar zehirledi zaten.

    gözlerimle okuduktan ve beynimle yorumladıktan sonra ise şunu farkettim. adam, devletin resmi ideolojisinin olduğunu söylüyor. devletin anayasasının bu ideolojiye göre yazıldığını anlatıyor. tarafsız ve renksiz bir anayasa istiyorsanız da bu durumun isteğinizle çelişki yaratacağını anlatıyor.
    (azwepsa, 27.07.2007 13:30)
  8. (bkz: allahından bul emi)
    (mormenekse, 27.07.2007 13:31)
  9. (bkz: opps ı did it again)
    (beyourself, 27.07.2007 13:34)
  10. yaptıkları yapacaklarının habercisiydi, türkiyedeki iki kişiden biri anlamadı, o yüzdendir ki
    (bkz: buyrun cenaze namazına)
    (tubs, 27.07.2007 13:40)
  11. - cumhuriyetçilik: ne var canım cumhuriyet sanki elden gidiyor dediler.
    - milliyetçilik: ne mutlu türküm diyene diyemediler.
    - halkçılık: halka hakaretler yağdırdılar, yanında gibi görünüp ceplerini doldurdular.
    - devletçilik: özelleştirmeleri abartarak çoğunlukla yabancılarla yapılan anlaşmalarla devletin gücünü azalttılar.
    - laiklik: sanki bir dinmiş gibi gösterip kıyaslamaya geçtiler, hem müslüman hem laik olunmaz dediler.
    - inkılapçılık: henüz bununla ilgili bir icraatları yok yada ben hatırlayamadım.

    kendi icraatlarını anlatırken sürekli 80 yıllık cumhuriyet tarihinde olmayanı yaptıklarını söyleyerek bir tarihi hiç sayıyorlar, anayasadan atatürk ilkelerini çıkarmak acaba cumhuriyetle de bir sorunları olduğunu göstermiyor mu?

    ama benim atatürk'ümün söylediği türk milleti artık yok. "türk milleti çalışkandır, zekidir."
    nerde o millet bilemiyorum.
    (lumiere, 27.07.2007 13:47 ~ 13:48)
  12. öncü depremler olarak nitelendirilmesi gereken sözlerden/eylemlerden birisi. göbeğini kaşıyan adam tarafından tarafından bu kadar desteklenen akepe'nin daha da yapacaklarını düşünemiyorum bile.

    (bkz: @1705152 )
    (melodis, 27.07.2007 13:48 ~ 13:50)
  13. türkiye'nin en önemli fikir gazetelerinden hürriyet'in tipik bir manşeti.

    "anayasada atatürk ilke ve inkılaplarına gerek yok" cümlesi hemen altındaki "bu ifadelerin sivil anayasada yer almaması onların önemini azaltmaz" cümlesiyle her ne kadar ters düşer değilse de "büyük puntoyla yazılan her zaman haklıdır" mantığıyla okuyunca insanların bundan ne anladığı çok açık.

    @1695741 numaralı giride çok benzer bir hadiseyi okuyabilir, iki olay arasındaki ilişkiyi kurabilirsiniz. hürriyet, sanırım seçim sonuçlarından pek memnun olmamış. üç gün sonra dümen suyu başka yere gidince onlar da manevraya başlarlar, müsterih olunuz.
    (wondrous, 27.07.2007 13:48)
  14. biz azınlık laiklerin ne derece haklı olduğunu kanıtlayan sözler olmuştur(bizi azınlık da yaptırdınız ya bir kez daha helal olsun).bu insanlardan daha normal bir açıklama beklenemez zaten.normal bir demeç geldiği gün topluca göç ederiz kesin.madem ki anayasada atatürk ilke ve inkılaplarına gerek yok bu ülkede de senin ve senin zihniyetini taşıyan devlet adamları ve ampülcühalka ihtiyaç yok.
    (antiasocial, 27.07.2007 13:53)
  15. annemin " o ilkeler kazık mı sokuyo size?" diyerek başladığı sonra da devam ettiği haberdir.akp'nin "rengi"ni belli eden ya da alınan oylardan sonra cesaret dalgasına yakalanmış bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çalışan zavallı hukukçusu. neymiş efendim kemalist ilkeler varmış bunlar da anayasının rengini değiştiriyormuş.
    sen dön bi geçmişine bak. türkiye neden bu halde diye sorulan soruya atatürk'e karşı olan ve ilkelerinden korkan insanlar yüzünden diye cevap vermek kanımca doğrudur:
    atatürk ilkelerinden milliyetçiliği anlayamadan ırkçı politikaya alet etmediler mi? okullarda çocukların kitaplarına sokmadılar mı bu politikayı? neden mi? çünkü ulus olursak emperyalizme karşı ayakta duramayız.
    "devrim" in isminden bile korktukları için inkılapçılık yapmadılar mı? halbuki devrim sürekli yenilenme içerir iken inkılapçılık sadece yapılmış olan devrimleri alkışlamaktır.
    devletçilik ilkesini nasıl da yozlaştırdıklarına bakın. atatürk 'ün devletçilik ilkesi ekonomik bir ilke/sistemdir ve türkiye için idealdir. bu ekonomik sistem ne sosyalizm gibidir ne de liberal ekonomi. atatürk devletçilik sistemini anlatırken sosyalist ekonomi için bir alt yapı bulunmadığını, liberal ekonominin dünyadaki yenilgisinin herkes tarafından görüldüğünü, bu sistemin ise hem ekonominin hem devlet hem de bireyde toplandığını anlatmıştır. yani özelleştirmelerin de bulunabileceğini ancak devlete ait olan kurumların özelleştirilemeyeceğini savunan, bireysel ekonomiye de değer veren bir sistem. ama noldu? birilerine battı bu sistem çünkü kolay para çarpabileceğiniz bir sistem değildi. ve şu anda nerdeyiz? ımf' ye bağlı liberal ekonomi sistemindeyiz. ımf'ye bağlı mı desek bağımlı yoksa batmışız mı artık herkes kendi karar versin.
    bütün bunlar türkiye cumhuriyeti'nin anayasasında yapılan değişikliklerdir. eğer birazcık vicdanın varsa hukukçu insan, elini vicdanına koyup da söyle sen atatürk ilkelerini çıkartırsan anayasa'dan ne kadar dayanabilir bu ülke?

    not: deniz, hüseyin, yusuf atatürk ilkelerini korumak için istanbul'dan samsun'a atatürk yürüyüşü düzenlemiş insanlar. devrimi benimsemiş olmaları ve atatürk'ün yolunda günümüz şartlarına göre devrim yapmak istemeleri yüzünden öldürüldüler* ölümlerinin üzerinden 35 yıl 2 ay geçiyor ve bir adam atatürk ilkeleri anayasadan çıkarılmalıdır diyor. adalet mi?hani nerde?
    (anarchistrockstar, 27.07.2007 14:07 ~ 14:07)
  16. anayasa nasıl dinsel olamıyorsa ideolojik de olmamalıdır zafer üskülün biraz uğraşması gerekecek derdini anlatabilmesi için
    (marihubaba, 27.07.2007 14:32 ~ 14:32)
  17. e daha bu az dedirten sözdür.neler neler söyleyecek bunlar ilerde.zaten ne düşündükleri ne için çalıştıkları ortada değil mi ki .söylediklerine şaşırmamak lazım.
    beni en çok şaşırtan ve üzen ay çok demokratikler,göbek atalım yeniden iktidara geldiler diyen,hertürlü yalakalığı yapan çıkarcı kesim.onlar da çok iyi biliyor akp nin ne olduğunu ama keselerinden başka hiçbirşey umurlarında değil,adamlar ne söylese tepki yok.off off.
    eklemek isterim,atatürk ilkeleri bu ülkenin temelini oluşturan değerlerdir.anayasa içinde bulunması kimi niye rahatsız ediyor bilmem.anayasada bulunmaması gereken onca şey varken neden özellikle bu tür hassas konulara değinildiğini de sormak isterim.kesinlikle atatürk ü tabu olarak gören biri değilim.şu an seçimle elde ettikleri zaferle daha bir cengaverleşen,ben herşeyi yaparım diyen zihniyetin ne kadar tehlikeli olduğunu görmezden gelecek kadar da aptal değilim.onlar sivil demokratik bir anayasa istemiyor,ne istedikleri belli kimse aksini söyleyemez.ha bu sözü söyleyen kişinin hangi siyasi gelenekten geldiği de önemli değil,şimdi nerede olduğu ve kimin ideallerini yansıttığı önemlidir.
    (hotaru, 27.07.2007 14:34 ~ 15:19)
  18. karşı kesimden kimsenin bir giri girememesi aslından onların ne kadar gereksiz olduğunun kanıtıdır ve bu cümle bize bunu kanıtlayandır.
    (madhate, 27.07.2007 14:35)
  19. zafer üskül'ün iyi bir hukukçu olup olmadığını, mesela bugüne kadar hiç ipten adam kurtarmış mı, internet hukuku hakkında kalifiyeli bir makale yayınlayabildi mi bilmiyorum; fakat vermiş olduğu beyanatın "cımbızla cümle seçip masaya dan diye vurma" ritüelinden bağımsız biçimde incelendiği vakit siyasetin evrenselleştirilmesi ve bilimsel nitelik kazandırılması yönünde atılmış önemli bir adım olduğunu çekine çekine de olsa söylememek olmaz. [selam, ben vandal mimar. agnostik/ateist, marksist/anarşist, brokoli seven ve boş zamanlarında kite boarding yapan 1.73 boyunda bir insanım. burcum aslan.]

    öncelikle atatürk'ü ve kemalizmi sahiplenmek, bizzat onun koyduğu hedeflere ulaşma yoluna koyulmuş koca bir taş haline geliyorken korku siyasetine prim vermek ve ilenmek yerine oturup biraz düşünmek gerekiyor. sorunu temeli, dogmatizm karşıtı siyasi bir figürün ısrarengiz bir biçimde sürekli yıkılmaya çalışılan bir tabu olarak görülmek isteniyor olması. iş bu "atatürk yaşasaydı böyle olmazdı" edebiyatının çıkış noktasıyla eleştirdiği nokta arasında bir ortak köprü olduğunu fark edememek için geceleri yatmadan önce nutuk okumuş olmak da yetmiyor; bademcikleriniz yerine beyninizi aldırmanız gerek. ilginç olan bir şey daha; her daim ata'nın kemiklerinin sızladığını iddia edenlerin ata'nın kemiklerinden daha değerli olan fikirlerinin sızlamasına, bir gıdım ilerleme kaydedilememesinin asıl nedenlerinden biri haline geliyor oluşu; fakat bugün öyle bir gelenek var ki deniz baykal'ın atatürk muadili olarak görev yaptığı bir parti bile sosyal demokrat etiketi altında kendisini yenilemekten ziyade "var olanı korumak" payesiyle ilkesiz siyaseti muhalefet sanmaya meyilli bir anlayış güdebiliyor. silah değişimi yapacak olursak; ülkeyi içerisinde bulunduğu durumdan üç beş kademe ileriye taşımasını bilmiş, yüzünü batı sistemlerine dönmüş ve batı pozitivizminden yollu kemalizm doktrinini yaratmış ve fakat ne yazık ki aramızdan erken ayrılarak tam anlamıyla oturmamış, yepyeni bir sistemi arkasındakilere emanet etmek zorunda kalmış atatürk'ün, şöyle bir geri dönse de yokluğu zarfında yapılmış icraatlara göz gezdirse ülkeyi şeriat düzeniyle yöneteceği sanılanlardan çok değer koruma yaftası ile farkında olarak ya da olmayarak ülkenin dinamiklerini kısırlaşmasına neden olan kemalistlere çatacağını artık fark etmek, hesaba katmak gerek.

    hal böyle olunca, bu "anayasada atatürk ilke ve inkılaplarına gerek yok" cümlesini geri zekâlı bir şeriat deccalinin ağzından kaçırdığı gaftan ziyade demokratikleşme ve objektif siyasi ahlak sisteminin geliştirilmesi yolunda bir hayli cesurca sarf edilmiş bir cümle olduğunu görmek lazım. şu yüzyılda bu cümleler bizi muasır medeniyet seviyesine ulaştırmakla, evrensel arenada zirveye taşımakla görevlendirilmiş sosyal demokratların ağzından dökülmeli iken, ülkenin işletim sistemine işlerlik kazandırması en son beklenen cenah olan merkez sağ sayesinde dillendiriliyor oluşuna şaşırılmalı asıl. hatta yetinilmemeli; biraz da "neydim ne oldum" tipi bir feyz alınmalı.
    (vandal mimar, 27.07.2007 14:48 ~ 30.07.2007 01:39)
  20. anlaşılan pek derine inmeden eleştirmek alışkanlık oldu bizde. bakınız alıntı:

    soru: "1982 anayasası kemalizm ideolojisini mi yansıtıyor? "

    cevap: "anayasanın başlangıç bölümünde ve birçok maddesinde bu var. yeminde de var mesela. atatürk milliyetçiliği var, atatürk ilke ve inkılapları var. bütün bu kavramlar, anayasa mahkemesi'nin yasaları denetlemesi sırasında temel alınıyor. dolayısıyla ideolojiler, siyasi partilerin işidir. her siyasi parti kendine özgü bir ideolojiyi savunabilir, savunmalıdır. farklılıklar öyle ortaya çıkacaktır. kemalist bir parti de kurulabilir, kurulmalıdır da. bunu destekleyecek insanlar çıkar. ama anayasalar bütün bu ideolojilere eşit mesafede durmalıdır. renksiz olmalıdır. biz bunu renksiz bir anayasa olarak tanımlıyoruz. avrupa anayasa anlayışı da böyledir."

    tabii ki tepki gösterenler haklı. burada önemli olan gayet demokratik bir söylemin bile hürriyet gibi bir gazetenin elinde ne kadar tehlikeli hale gelebileceği. zafer üskül haklı ama yanlış yerden başlamış. bu şekilde yanlış anlaşılmasına ve daha da önemlisi dile getirdiği problemin geçiştirilmesine üzüldüm. demokrasi yolunda önemli bir konuydu çünkü.
    (albiceleste, 27.07.2007 14:54)
  21. tehlikeyi başımıza getirecek olanlar sözü eden kişilerse gerçekten de bahsedildiği kadar kurnaz takiyyeci olmadıklarını ifşa eden ve 'tehlike 'yi getirirken yürüyecekleri yollarda çok kolay tökezleyebileceklerini de göze alabilen aynı kişiler sarfedebildiği için tehlikeli olmayan işte halep işte arşın diyen samimi bir sözdür.
    (marihubaba, 27.07.2007 15:06 ~ 15:06)
  22. aslında parçası bulunduğu konu şu şekilde gelişmektedir;

    -insanlarda ki milliyetçi duygular yok edilecek (bizi kurtuluş savaşında birlik tutan temel güdüdür bahsettiğim). fakat direkt yok etme çabaları sonuç vermeyince farklısıyla değiştirmeye çalışıldı, araya din ve benzeri , inanç dayanaklı etki sistemleri sokuldu.

    -ekonomik bağımlılık sağlanacak. ilk önce borç verme çabaları sonuçsuz kalınca çareyi ithalatı arttırmak ve bu şekilde uzun vadelerde borçlanma getirmeyi denediler, daha sonraki borçlar otomatik geldi zaten. insanımız elindeki üç kuruşluk parayı da kendinin zannetmeye başladı. işin ürkütücü tarafı gayri sarfi milli hasılanın dış borçla eşitlenmiş olması.

    -güven sağlanacak, insanlar kendi dediklerinin doğruluğuna körü körüne inandırılacak. türk insanı onlara inanır mıydı? inanmazlardı, inanmadılar da... bunda da çare basitti, halkın içinden kontrolünü ellerinde bulundurdukları kişilerle yönetim. bir nevi kukla tarzı.

    -donuna kadar borçlanmış, cebinde meteliği olmayan, yöneticilerinin adamı olduğu bir topluluğu yönetmek zor olmasa gerek düşüncesiyle yapılandırılmış bu ve benzeri planların etki alanını güçlendirme amaçlı terör ve dış güçler baskısı da cabası.

    -sistemin uzun vadede iyice sindirilerek değiştirilecek, iş "amaan bir şey olmaz" mantığına oturtulacak. oturuyor mu acaba? bunu bekleyip göreceğiz işte.
    (gnarus, 27.07.2007 15:11 ~ 15:15)
  23. boş bir temenniden ibarettir. böyle bir şey söylemeye cesaret edecek olan her kim ise bu ülkede yaşamaya hakkı yoktur, tez zamanda sınırdışı edilmesini talep ederim.
    (rita, 27.07.2007 15:14)
  24. (bkz: yemişim atatürk ilke ve inkılaplarını)
    (stresli porsuk, 27.07.2007 15:36)
  25. bizi bugünlere getiren atatürk ilke ve inkılapları olduğuna göre demek ki bu ilke ve inkılaplarda sorun var. geldiğimiz noktayı iyi bulan varsa onu bilemem ama sakın biri de kalkıp "işte halk o zaman ne durumdaydı, işte bizi atatürk kurtardı" diye bağırmasın. inkılapları geçtim ilkeleri say desem sayamacak birçokları var bu şekilde çığırtanlık yapan. ama yok atatürk le oynamaya devam. onu kullanmaya devam. bu millet nerede onu da söyleyeyim. bu millet çankaya da değil. bu millet orta sınıf ya da üst sınıf değil. bu millet açıkta, varoşta.
    (a perfect tool, 27.07.2007 15:40)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil