belki ilginizi çeker
  1. · türk hukuk sistemi
  2. · türkiye milletvekili
  3. · başbakan hedef gösteriyor
  4. · tülay tuğcu
  5. · parti kapatarak mutlu olabilen insan
  6. · türkiye tehlikeli çatışmalara sürüklenecektir
  7. · 28 nisan 2007 başbakanlık basın açıklaması
  8. · anayasanın ilk üç maddesi
  9. · recep tayyip erdoğan
  10. · büyük anadolu partisi
gündem
  1. · ahmet kaya
  2. · günün tek şarkılık özeti
  3. · günün tek cümlelik özeti
  4. · yatmadan önce dinlenen son şarkı
  5. · hagi dünyanın en iyilerindendi yalanı
  6. · marjinal isim meraklısı aile
  7. · alex hagi den daha iyidir
  8. · otobüsün arka koltuğundan öndeki çocuğu korkutmak
  9. · su soğutmalı bilgisayar

anayasa mahkemesi  

 sayfa  / 3
  1. meclisin çıkarttığı yasaların anayasaya uygunluğunu denetleyip yasayı iptal etme hakkı olan mahkemedir. cumhurbaşkanı önceden veto ettiği bir yasa tekrar karşısına geldiğinde buraya gönderebilmektedir.
    (azwepsa, 25.07.2005 16:29)
  2. gün itibariyle ilk kadın başkanını seçmiştir.
    (excalibur, 25.07.2005 16:41)
  3. (bkz: conseil constitutionnel)
    (madbrother, 06.01.2007 16:13 ~ 16:13)
  4. cumhurbaşkanını, bakanlar kurulu üyelerini, anayasa mahkemesi, yargıtay, askeri yargıtay, danıştay ve askeri yüksek idare mahkemesi başkan ve üyeleri gibi yüksek devlet görevlilerini, görevleri ile ilgili olarak işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı "yüce divan" sıfatıyla yargılama görevine sahip olan kurum.
    (sheakspoor, 06.01.2007 17:45)
  5. son derece saygıdeğer bir kurum. gelecekte çalışma yerim olarak hayalini kurduğum yegane yer. şu an için başkanı tülay tuğcu'dur.
    (twinkle, 23.03.2007 01:25 ~ 01:25)
  6. t.c. sınırları içindeki en üst mahkeme
    (maslow, 23.03.2007 01:41)
  7. cumhurbaşkanlığı stajının olası mekanlarından biri olarak işlev görmesi mümkün olan kurumdur.
    (frankribery, 23.03.2007 01:44)
  8. 1961 anayasası ile ihdas edilen ve yasaların,kanun hükmünde kararnamelerin en üst norm olan anayasa hükümlerine uygunluğunu inceleyen ve denetleyen yüksek bir mahkemedir.
    yüksek mahkemenin kararları yasama , yürütme,yargı organlarını ve idari mercileri bağlar.
    mahkeme, doğası itibarı ile, meclisin faaliyetlerini denetlediğinden cihetle, ziyadesiyle siyasi bir müessesedir.hatta e: 1997/1 k:1998/1 nolu refah partisi nin kapatılması kararında da www.anayasa.gov.tr )" onmousedown="return bkc('1279530','%28bkz%3A+%3Ca+href%3D%22%2Fgoster.php%2Fwww.anayasa.gov.tr%2B%2560%22+class%3D%22bkz%22+title%3D%22%28bkz%3A+++www.anayasa.gov.tr+')">(bkz: www.anayasa.gov.tr)" onmousedown="return bkc('1279530','+www.anayasa.gov.tr+%60')">www.anayasa.gov.tr ) görüleceği gibilaisizm`in bayraktarlığını yapmakta beis görmemiştir.
    (sinkaf, 23.03.2007 02:02)
  9. topun atıldığı makam. bakalım burdan nereye orta açılacak yoksa top taca mı çıkacak?
    (volkanat, 27.04.2007 18:18 ~ 18:18)
  10. tsk nın son basın açıklaması ile birlikte, siyasal partiler ve de olmazsa olmaz matbuatın tahakkümü altında c.başkanlığı seçimi konusundaki iptal davasını nasıl nesnel bir şekilde karar bağlayacak diye merak ettiğim yüksek mahkeme.
    allah yardımcınız olsun sayın yargıçlar!
    (sinkaf, 28.04.2007 01:50)
  11. tek partili demokrat parti iktidarının kullanılış biçimi nedeniyle; anayasa'nın "tek partili siyasi iktidarlar"ca keyfi olarak yanlış yorumlanması ihtimaline karşılık, en iyi şekilde bilmesi gerektiği halde bilmezden gelerek aykırı kanun- tüzük-yönetmelik çıkaran yürütme ve yasama organı'na anayasa'yı iyice belletmesi amacıyla kurulmuş kurumdur. cumhuriyet tarihimizin en özgürlükçü anayasası olan 1961 anayasası ile kurulmuş olması kuruluş amacıyla birlikte değerlendirildiğinde güzel bir ironi örneği oluşturmaktadır.

    anayasa'da sırf muğlak bir yüklem kullanılmış olması sebebiyle hukukçuluğunu unutan siyasilere (bkz: bülent arınç) kanun yorumlamayı yeniden öğreteceğini umuyorum.
    (yilan tislak, 28.04.2007 03:06 ~ 03:17)
  12. son günlerde üyelerini kimin atadığına dair çıkan yazıların; tamamen hakaretle eşdeğer olduğunu düşündüğüm kurum.çoğu ;türkiyenin en iyi hukukçuları olan bu insanlar ;kimsenin adamı değil,siyasetçi hiç değillerdir.verecekleri karar ;tamamen hukuksal açından doğru olacaktır.spekülasyon yapmayı kendine görev edinmiş halkın ve maalesef bazı sözlük yazarların üzerine yorum yapabilecekleri son kurumlardan biridir.adalet mülkün temelidir ve adalete inanmayanlar; kendi benliklerini kaybetmeye mahkumdurlar.
    (etobur vejeteryan, 28.04.2007 22:28 ~ 22:32)
  13. politik bir irade merkezine dönüşmesinden ötürü başkanının ve üyelerinin halk tarafından seçilmesi gerektiğini düşündüğüm kurum.
    (insanlığa adanmış bir hayat, 02.05.2007 15:49 ~ 15:50)
  14. en baş denetimcidir. diğerleri için, (bkz: danıştay), (bkz: sayıştay)
    (adsız, 21.05.2007 21:59)
  15. yine yetkilerini aştığından olacak, malesef yakında yetkilerinin kısılacağını tahmin ettiğim mahkeme.
    (iustinianus, 21.05.2007 22:16)
  16. anayasa maddelerinin eğilip bükülerek kaza çevirildiği deveyi igne deliğinden geçirmeyi başaran yüksek mahkeme.
    (carnivore, 21.05.2007 23:26)
  17. solun kadrolaşmanın doruklarında olduğu kurum.
    efendim bu kurumun 11 üyesinin 7 si sezer, 2 si demirel ve 2 si de özal tarafından seçilmiştir.
    cumhurbaşkanını seçilebilmesi için mecliste 367 milletvekili bulunmalı maddesini deniz baykalın anayasa mahkemesine taşıması sonucu bu kurumumuz 9-2 oy çokluğuyla kabul etmiştir. cumhurbaşkanı sezerin sol kimliğe sahip olduğu gün gibi aşikar. şimdi sezerin seçtiği 7 üyenin tamamı ve bir türlü muhafazakarlar tarafından sevilmeyen demirelin seçtiği 2 üye eğer 367'e evet dediyse kimse kusura bakmasın anayasa mahkemesinden döndü abdullah gülün seçilmesi deyip demokrasi ayaklarına sarılıp akp yaptığı ya da yapmadığı (bir bilgim yok) kadrolaşmaya çamur atamaz.
    sorarım şimdi size sezer kadrolaşmıdır kadrolaşmamış mıdır? cevabınız yok sezer demokrat biri herhangi bir dünya görüşü yok, seçtiği üyelerde bu işi hakedenler diyen varsa sezerin chp'den 3 milyon dolar hibe alan kanalturk kanalının açılışına 4 saat gibi uzun bir süreyle iştirak etmesine ve cumhuriyet gazetesinin kuruluş yıldönümlerinde gönderdiği mesajlara baksın.
    (sobanın kenarına kıvrılıp uyuyan kedi, 22.05.2007 13:07 ~ 13:08)
  18. cumhuriyet halk partisi yüzünden fazla mesai yapan kurum. onlar da olmasa iş çıkmayacak heralde. verimli çalışmalar diliyoruz...
    (karahisari, 19.06.2007 20:01)
  19. işbu girim yüce mahkemeyi etkilemeye teşebbüs olarak algılanmazsa:

    anayasa mahkemesi bu haliyle artık sonsuza kadar devam edemez. niye derseniz, bir örnekle izah etmeye çalışayım. bazı arkadaşlarım "akp kapatılır mı" diye soruyorlar, ben de "evet" diyorum. "olur mu canım, parti kapatma 1999 anayasa değişiklikleri ile zorlaştırıldı, ne suçlamasıyla kapatacaklar" diye çıkışma olunca "akp sadece dava açmaya bakıyor, dava açılırsa siz kapandı bilin" diyorum. işte, benim güvenim bu kadar.

    1. bizim anayasa mahkememizin tüm üyelerini cumhurbaşkanı atamaktadır. parlamentonun anayasa mahkemesine üye seçmediği tek ülke türkiyedir, diğer ülkelere baktığımızda, en az 1/3 üye parlamentolar tarafından seçilmektedir. genel olarak yarısı, bazı ülkelerde de tamamı parlamento tarafından seçilmektedir.
    2. asıl üye 11, ve 11 üyenin 2'si asker kontenjanından gelmektedir. dünyanın hiçbir anayasa mahkemesinde asker üye yokken, bizde 11 üyenin 2 sinin askere verilmesi bu çağda kabul edilebilir bir durum değildir.
    3. bizdeki anayasa mahkemesi üyelerinin tamamı hukukçudur, dünyada kabul gören genel eğilim hukukçuların ağırlıklı olması, ama diğer meslek dallarından da yapılan takviyelerle karma bir duruma getirilmesidir.
    4. bizim anayasa mahkememiz anayasaya aykırı olarak kararlar vermektedir. mesela, anayasada " anayasa mahkemesi kararları gerekçeli olarak açıklanır" amir hükmü varken son cumhurbaşkanlığı kararından da hatırlayacağınız gibi açıklama şöyleydi: " seçimi iptal ettik, gerekçeyi sonra yazıp açıklayacağız." anayasa mahkemesi bunu sık sık yapmaktadır. hatta alışkanlık oldu, tüm kararlarını gerekçesiz açıklamaya başladı.
    anayasayasa mahkemesinin yetkileri anayasayla açıkça belirlendi, ama anayasa mahkemesi kendine sürekli yeni yetkiler icat etmektedir. anayasa mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı veremez, ama uygulamada veriyor. mahkeme sınırlı sayıda sayılan sayılan 3 parlamento kararı hariç diğerlerini denetleyemez. ama uygulamada "eylemli içtüzük değişikliği" icadıyla bütün parlamento kararlarını denetlemektedir. parlamento bir karar alarak yunanistana savaş ilan etse anayasa mahkemesi "eylemli içtüzük değişikliği" dolayısıyla salt siyasal konuları bile denetleyebilir konuma gelmiştir.
    5. meclis kanunları oylamaya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile çıkarmakta, anayasa mahkemesi bunları salt çoğunlukla iptal etmektedir. aynı meclis anayasa değişikliklerini 2/3 çoğunlukla çıkarmakta, ama anayasa mahkemesi bunları da salt çoğunlukla iptal etmektedir. bu da adil değildir, en azından anayasa değişikliği için nitelikli çoğunluk aranmalıdır.

    en önemlisi de, anayasa mahkemesi artık tbmm'nin bir üst organıymış gibi hareket etmektedir, "bu kanun benim siyasi görüşüme ters o yüzden iptal ediyorum" der duruma gelmiştir.

    edit: (teşekkürler wondrous) 11 asıl üyenin 1 i öğretim üyesi, 3 ü ise avukatlar ve üst düzey devlet görevlileri arasından atanır. demek ki 4 tane asıl üye hukukçu olmayabilrimiş. ama yine de uygulamada üniversiteden gelen üye hukukçu oluyor, diğer 3 üye hakkının 2 si de avukatlar arasından kullanılıyor.
    (galliani, 21.06.2007 20:20 ~ 20:51)
  20. rejimin cumhurbaşkanı, askeriye ile birlikte 3 nolu koruyucusu. iyi ki var ki biz bu ülkede hala modern bir şekilde yaşıyoruz
    (rafraf8, 21.06.2007 20:30 ~ 20:33)
  21. (bkz: anayasal yargı)
    (bkz: temel hak ve özgürlükler)
    (bkz: cumhurbaşkanı)
    (bkz: 1982 anayasası)
    (ukala dumbelegi, 21.06.2007 20:37)
  22. 1982 anayasası ile elinden alınan anayasa değişikliklerindeki esas denetimi yetkisinin derhal geri verilmesi ve üye seçiminde yargı etkisinin arttırılması gerekli olan, anayasa hukuku kapsamındaki sorunlarda söz söyleyebilecek olan en üst yorum ve karar merciidir.
    (neredesin soğuk kış, 13.07.2007 11:10 ~ 14.07.2007 15:32)
  23. özellikle tek partili iktidarlar döneminde, çoğunluk tahakkümüne karşı demokrasinin ve özgürlüklerin korunması, muhalefetin her zaman iktidar olabilme yolunun açık tutulması...gibi başlıkları garantiye alması nedeniyle demokratik yaşamın bir tür sigortası olan anayasa yargısı kurumudur. varlığı, siyasal iktidarı meşru hukuk sınırları içerisinde kalmaya zorlar ve olası bir otoriterizme karşı demokratik bir karşı-savunmayı içerir.
    (neredesin soğuk kış, 24.07.2007 09:33)
  24. yeni başkanı haşim kılıçtır.
    ilk icraat olarak anayasa mahkemesi ismini "reis ül kadılık" olarak değiştirmesi bekleniyor. yani; öldük, bittik, mahvolduk.
    (anka, 22.10.2007 14:15)
  25. <<1930'lu yıllarda abd'de, başkan roosevelt ile yüksek mahkeme arasında çıkan çatışma, sonraki dönemde demokratik hukuk devletlerinde 'yargısal aktivizm' (judicial activism) ve 'yargının kendini sınırlandırması' (judicial restraint) eğilimlerine örnek teşkil etmiştir. yargıç frankfurter, yargı organını halk siyasetine karıştırmanın 'demokratik bir sisteme düşman' olacağını belirtmiş ve 'mahkemeler bu siyasal çalılığa girmemelidir' diye eklemiştir. ne yazık ki, türkiye'de anayasa mahkemesi, bu siyasal çalılıktan bir türlü kendisini kurtaramamıştır.

    abd'de 1932 yılında, başkan roosevelt, 'new deal' (yeni dağıtım) programı çerçevesinde çıkardığı birçok kanunun yüksek mahkeme tarafından anayasaya aykırı bulunması karşısında, 'milletçe öyle bir noktaya geldik ki, anayasayı mahkemeden kurtarmak için harekete geçmek zorundayız' diyordu. 1936 seçimlerinden de ezici bir zaferle çıkan roosevelt, yüksek mahkeme'nin yapısını değiştirecek bir teklif yaptı. bu teklifin kongre'de görüşülmesi sırasında, yüksek mahkeme içtihadını değiştirerek bazı new deal kanunlarını onayladı ve böylece çatışma, değişikliğe lüzum kalmadan giderildi.

    abd'de ve gelişmiş batı demokrasilerinde, kuvvetler ayrılığı sistemi, herhangi bir 'jüristokratik' (yargı iktidarı) hâkimiyete imkân vermemektedir.
    * * *
    türkiye'de ise durum tamamen farklıdır. 1961 ve 1982 anayasalarındaki darbe kalıntısı, yoruma açık, subjektif ve ideolojik hükümler, yargısal aktivizme çok müsaittir. anayasa mahkemesi ise, diğer devlet elitleri gibi, kendisini 'devletin muhafızı' ve üst bir 'vesayet makamı' olarak görmüş; kısmî, özel ve gelip geçici menfaatlerin oportünist temsilcileri olarak telâkki ettiği seçilmiş siyasî elitlere daima şüphe ile bakmıştır. bunun izlerini aym'nin siyasî parti kapatma dâvâlarında ve başörtüsü ile ilgili bakış açısında görmek mümkündür.

    aym, yorumlarında lâikliğin, genellikle benimsenen bilimsel yorumunu aşmakta ve onu, devlet yönetimine hâkim bir ilkenin ötesinde bir çeşit mutlak pozitivist ideoloji olarak takdim etmektedir. lâikliği, 'siyasal, sosyal ve kültürel yaşamın çağdaş düzenleyicisi' olarak tanımlayan aym kararı, ak parti hakkında açılan kapatma dâvâsının iddianamesinde de aynen yer almıştır. aym'nin özellikle parti kapatma dâvâlarındaki yasakçı tutumunu bir anayasa hukukçumuz 'hak-eksenli' değil, 'ideoloji-eksenli' bir paradigma olarak nitelendirmiştir (arslan, 2005; özbudun, 2005).
    * * *
    aym'nin jüristokratik yargısal aktivizmi ve buna karşı demokratik tepkiler şu şekilde özetlenebilir:
    1. 1961 anayasası döneminde, aym anayasa'daki boşluktan faydalanarak anayasa değişikliklerini iptal etmiş ve bu değişiklikleri gerek şekil, gerekse esas yönünden denetleyebileceği sonucuna varmıştır. bu karara tepki olarak 1971 anayasa değişiklikleriyle, aym'nin anayasa değişikliklerini denetleme yetkisi, 'anayasada gösterilen şekil şartlarına uygunluğunu denetler' hükmüyle sınırlandırıldı.

    2. aym, 1971'deki hükümlere rağmen, yargısal aktivizmine devam etti ve 1975, 1976, 1977 yıllarında dört anayasa değişikliğini daha iptal etti. gerekçelerde değişiklikler şekil kuralı olarak yorumlanıyordu. buna tepki olarak 1982 anayasası'nda şekil denetiminin muhtevası tanımlanarak sınırlandırıldı. ancak, başörtüsüyle ilgili son anayasa değişikliğinde, chp'nin iptal başvurusunu yetkisizlik sebebiyle reddetmeyerek dosyayı esastan incelemeye alan aym'nin, gene yargısal aktivizmini anayasa'ya aykırı olarak devam ettirme eğiliminde olduğu görülüyor.

    3. aym, siyasî partilerin kapatılması konusunda da tipik bir jüristokratik yaklaşımla 'yargıçlar hükûmeti'ni ilân etti. 1986'da 3270 sayılı kanunla değiştirilen siyasî partiler kanunu'nun 103. ve 101. maddelerine göre, parti kapatma yoluna gidilebilmesi için, önce parti yasaklarına aykırı eylemlerde bulunan kişilerin bu eylemlerinden dolayı hüküm giymeleri ve başsavcı'nın istemine rağmen partiden çıkarılmamaları gerekiyordu. ne hazindir ki, aym, rp'nin kapatılması dâvâsında, önce bu kanun hükmünü iptal etmiş, daha sonra da bu iptal hükmüne dayanarak kapatma kararını vermiştir.

    bu ideolojik iptal kararından sonra, seçilmişler 12.8.1999 tarihli ve 4495 sayılı kanunla, siyasî partiler kanunu'nun 101. ve 103. maddelerini yeniden değiştirerek 'odak olma' durumunu tanımlamıştır. ancak bu defa da aym, fp'nin kapatma dâvâsında, önce bu kanunu iptal ederek fp'yi kapatmıştır. bunun üzerine, siyasî elit 2001 anayasa değişikliğiyle, iptal edilen kanunun 103. maddesinin ikinci fıkrasını aynı şekilde anayasa'nın 69. maddesine koymuştur.
    bakalım, ak parti'nin kapatma dâvâsında aym kendisine nasıl bir jüsistokratik formül(!) bulacak...

    4. ayrıca, aym'nin geçen yılki 367 dâvâsındaki tutumu, yargısal aktivizm tâbiriyle de açıklanamayacak hukuk dışı siyasî bir yaklaşımdan ibarettir. buna ilâve olarak, aym'nin kendisine 'yürütmeyi durdurma yetkisi' icat etmesi, yürütmenin kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisini dayanaksız şekilde sınırlandırması, sıkıyönetim ve olağanüstü hâl kararnamelerini anayasaya aykırı olarak denetim kapsamına alması da, bu jüristokratik yargısal aktivizmin tezahürleridir.
    * * *
    sonuç olarak, aym, temel ilkeleri, anayasa ve siyasî partiler kanunu hükümlerini aşırı bir katılıkla yorumlayarak siyaset ve millî irade alanını büyük ölçüde daraltmaktadır. ancak, hiçbir işleyen, sağlıklı, pekişmiş demokrasi, halk iktidarının yargı iktidarına ya da hâkimler hükûmetine dönüşmesine seyirci kalamaz.

    türkiye, demokrasi ile idare edilecekse, millî egemenliğin dışında zorba bir gücün dayatması devam edemez. >>

    hasan celal güzel
    http://www.radikal.com.tr/...
    (karahisari, 21.03.2008 15:56)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil