bugün taha akyol'un köşeyazısından öğrendiğim bir haberdir. bu teklif anap tarafından dyp'ye sunulmuştur.
özetle şöyle gerçekleşecekmiş:
dyp ismini bdp (birleşik demokratik parti) olarak değiştirecek; ancak hükmi şahsiyeti değişmediği için hazineden yardım alabilecek. oy oranı daha yüksek olan dyp'nin genel başkanı mehmet ağar genel başkanlıkta kalmaya devam edecek. yönetim kademesi ise iki partinin üyelerinden oluşturulacak. hükümet programı ortak olarak hazırlanacak.
merkez sağdaki bu birleşme en azından seçimdeki sağ oyların fazla dağılmamasına sebep olacaktır. aynı görüşe sahip on tane parti kurulmasından dolayı oyların dağılmasından daha güzel bir eylemdir.
sol partilerde ve milliyetçi partilerde de etkilerini görmek istediğimiz siyasi hareket. hiç olmazsa halkın mecliste temsil edilme oranı daha yükselir. birileri %33 oy ile %70 salt çoğunluğu ele geçiremez. en doğrusu ise baraj sisteminin kaldırılmasıdır. lakin, diyarbakır'dan başka bir amacı olmayan, ege'deki zeytin çiftçisini, ordu'daki fındık üreticisini, istanbul'da esnaflık yapmaya çalışan insanların rahatsızlıklarını görmeyen duymayan bir partinin sadece belirli konular hakkında abes iştigal görüşler bildirmesi de ''iyi ki meclis'te yoklar'' sözünü dile getirtir.
seçime koalisyon yaparak girerek değil de tamamen birleşmekle hangi amacın güdüldüğünü merak ettiğim olay. her halde mhp'nin oylarını artırmak gibi bir çabaya sahipler. zira toplam oyun azalacağı ve azalan oyun nereye gideceği aşikar.
orta okul yıllarımdan beri aklımda olan soruya cevap olacak icraat.soru mu? pardon...
soru:yaaa bu anap la dyp ye oy veren insanların arasında ki fark nedir?
birleşmenin "seçim ittifakı" minvalinde olacağını düşünüyorum, zira erkan mumcu ve mehmet ağar gibi iki siyasetçiden hangisi geri planda kalırsa kalsın ciddi bir rahatsızlık olacaktır..
birleşmeyi muhtemel kılan ise erkan mumcu'nun tek başına meclise giremeyeceğinin gün gibi aşikar olduğu bence.. bir evvelki seçimde meclise girebilmek, aktif siyasetten kopmamak adına akparti saflarında yer almayı göze alan erkan mumcu'nun bu sefer de birbaşka method denemesine şaşırmam..
dahası doğruyol partisi de ikinci bir kez yüzde 9 ila 10 arasında bir oy alarak meclis dışında kalmayı göze almayacaktır, istemeden de olsa kısa dönem sonra ayrılıp anap grubu kuracak olan 25-30 civarı milletvekilini meclise taşıyacaktır..
anap ile dypnin birleşmesi sağda akp karşısında tek parti yaratma çabalarıdır. halbuki akp yanlısı medya güçlenen dypyi engellemek için sağda bbpsini desteklemeye başlamıştır bile. amaç şu ana kadar o kadar da yüksek oy oranlarına ulaşamayan bbpnin oy oranının barajın hemen altına kadar yükselterek oyların bölünmesini sağlamaktır. aynı durum solda chp karşısında dsp desteklenerek yapılmaktadır. akpnin bu taktiklerine karşılık vermelidir anap dyp birleşmesi. seçimlerden önce mutlaka birleşme nedenlerini ve hedeflerini topluma açık açık ve yineleyerek bildirmelilerdir. yoksa bu oluşum boşa gidecektir, sağcıların yıllardır umutları olan güçlü sağ parti yine hayallerde kalacaktır.
demokrat parti adı altında birleşme gerçekleşmiştir. kanımca eski dyp ve anap'ın oyları yanında akp, mhp hatta oylarını chp'ye vermeye düşünen bir kısım seçmenlerin de oylarını alacağını düşünüyorum. birleşmeden ileri gelen sinerji de oyların artmasında etkili olacaktır.
an itibariyle parti genel başkanları tarafından açıklanmış ve gerçekleşmiş birleşmedir.birleşim kümesinin elemanı demokrat parti olacaktır.kimin başkan olacağı konusunda eş başkanlık statüsü konuşulmaktadır.
eudi tt:yeni partinin başkanı mehmet ağar olacakmış.öyle imiş.
son seçimlerde çoğu oyunu akp'ye kaptıran iki partinin bir sonraki seçimler için birleşmesidir. sadece taban oylarıyla bile bu birleşmenin barajı aşacağı ve chp'nin de akp karşıtlığı sayesinde oy toplayabileceği düşünülürse, akp'nin yeni mecliste sandalye sayısının düşüşe uğrayabilme sebebidir.
siyasi açıdan bakıldığın son derece doğru ve yerinde bir karar olmuştur iki parti içinde ancak yanlı bir bakış açısı ile türk siyasetinin git gide merkez sağa kayması rahatsızlık vericidir.
olabilir, oluyor, olacak derken gün itibariyle olmuş olan olay. şimdi asıl soru, kimin liderliğinin kabul edileceği, ve hakim çekirdek kadronun hangi partinin önde gelen isimlerinden oluşacağıdır. bana kalırsa, -şahsen hiç istemem ve fazla da ihtimal vermiyorum ama- olası bir iktidara geliş durumunda erkan mumcu'nun başbakan, mehmet ağar'ın ise başbakan yardımcısı ve içişleri bakanı olması en muhtemel seçenek olarak göze çarpmaktadır.