liseden arkadaş, 4. nesil bir yazardır. her görüştüğümüzde tartışacak bir şeyler bulduğumuz, fikir ayrılıkları yaşadığımız, aynı fikirleri paylaştığımız, tavlada bana karşı şanssız kişilik.
sınavlarının bitmesinin ardından son günlerde üstüne bir olgunluk bir pozitiflik çökmüş arkadaş, pek çıtlatmasada da hayatına yeni bi güzellik katılmış gibi durmakta, gelişmeleri heyecanla takip ediyoruz. *
izmit yenicuma parkında ibne saldırısına uğrayan yazardır. buluşmak üzere anlaşılan yerden koltukları kabarmış bir baba horoz gibi uzaklaşmasından da kendisine sunulan teklifi delikanlı bir üslupla nasıl reddettiği belli olmaktadır. fakat tokalaştıktan sonra tepkisi gayet olağandı, 'abi parkta ibneler bulaştı ya, yürü ps'ye gidelim'
girdiğimiz play station cafe, hafiften kalburüstü kesimin takıldığı fakat bir müddet sonra çoluk çocuğun da kendini esirgemediği bir mekan. tabi her mekanın olduğu gibi buranın da belirli jargonları var. kapıdan girer girmez 'selaaamın aleyküm' diyorsunuz. burada mühim olan nokta 'a' yı olabildiğince fakat abartmadan uzatıp, hafif bir baş selamı vermek. eğer bunu üslubuna göre yapabilirseniz, içerde bulunduğunuz süre zarfında sürekli küllüğünüz yenileniyor, kol bozuksa acilen değiştiriliyor falan filan. ha bir de oyunların özgün isimleri var. yabancının pro evolution soccer 6 olarak bildiği oyun burada '10 yeni versiyon' olarak geçiyor. ilginç bir deneyim. neyse o kadar oynadık ezdim her maç, kalkerken ağlıyordu kolum bozuk lan diye, ben kalktım çıktım o kolları ayarlayan elemanı dövüyordu son gördüğümde. böyle de çirkef bişeymiş.
gizliden gizliye hayranı olduğu fenerbahçe taraftarları ile birlikte 3 kasım 2007 fenerbahçe beşiktaş maçını kadıköyde efendi gibi sessiz sakin fenerli abilerinin arasında izleyecektir. attığımız her golden biraz daha koltuğuna gömülecek, olası beşiktaş ataklarında ise gıkını çıkarmadan maçını izlemeye devam edecektir.
anakin:
abi ciddi dizi istiyorsan
anakin:
böyle kafa yoracak filan
one more:
evet?
anakin:
selana var akjsdsjad
anakin:
yok şaka maka lost prison break heroes ten başka öyle dizi yok
one more:
hımmm
anakin:
ha yok eğlencelik diyrosan çok fazla var
one more:
selenayı sevmiyorum abi.
anakin:
abi haha
one more:
ashdjsa
anakin:
allah belasını versin o dizide emeği geçenlerin
bir dediği bir dediğine tutmayan yaratık.
"metalci değilim lan ben" der, her metal konserine gider kafa sallar. "futbola kafam girsin " der her beşiktaş maçına gider. bir insanla sıkılmadan saatlerce nasıl sohbet edilirki sorusuna güzel bir cevaptır kendisi *
sözlük tarihinin en büyük hüsranını taşıyan zavallı insan. hayran olduğu yazara ulaşmak, onu masum kolları arasında avutmak, sevgisini aşılamak ve mutlu etmek için aylardır çırpınıp duruyor. fakat teselliyi yine onun satırlarında buluyor. yanlış izlenim bırakmamak için yıllardır kullandığı comic sans fontunu terk etti bu uğurda ama nafile. ne yaptıysa yaranamadı, 'dağları delem sevdiğim' dedi, o deniz kızı oldu. 'buzulları yaram sevdam' dedi, o bedevi oldu, en sonunda 'ölürüm yollarına' dedi, o azrail oldu. resmi merciler bu aşka kayıtsız kalamadı, ona 'mecnun' dediler.
sonunda vurdu kendini yollara, gözleri onu aramaktan görmez oldu, kulakları o gül sesi duyma aşkıyla duymaz oldu, kalbi onun için atmaktan yoruldu durur oldu. nihayetinde cisimden soyutlandı, güce karıştı.
şimdi sevenler birbirine her sarıldığında gökyüzünde bir yıldız parlar. işte o yıldız anakin yıldızıdır. sevenlerin ışığıdır, görmeyen gözlere deva, duymayan kulaklara şifa, sevmeyen gönüllere dermandır. yukarıda, tüm yıldızların ötesinde kendi halinde parlamakta yalnızlığını gören gözlerden sakınmaktadır. halbuki ne olurdu hakettiği sevdaya kavuşsa, ne olurdu gökyüzünde parlayan bir eş yıldızı olsa. belki o zaman sevdalara daha fazla sevda, aşklara daha fazla aşk, tutkulara daha fazla tutku katabilirdi. heyhat! kader örüyor ağlarını.
çok sevdik be abi zirvesi'nde tanıştığım muhabbetine doyulamayan çok sağlam bir beşiktaşlı olan nesildaşım. yıldırım demirören yerine başkan olsa 1 ay içinde tüm sorunları bir çırpıda halledebilecek gibi görünüyor. *
kendisine verdiğim taktikler doğrultusunda hareket ederek son derece akıllı bir iş yaptığını bugün saat 17.53 itibariyle görmüş ve verdiği sözün üzerine mvpdirk kişisine her türlü yalakalığı yapmak durumunda olan insan. neler yapacağını merakla beklemekteyim.*
korkuyorum yolu birgün arabistan çöllerine düşerse kutup ayısından, fok balığına, su samurundan, nil timsahına kadar alayı ile seviyeli ilişkiler yaşacak diye bu çocuk.
şu ana kadar ki diyaloglarımızdan muhteşem bir beşiktaşlı olduğunu anladığım yazar.hoşsohbetini ve güzel girilerine deyinmiyorum bile.
gerçek bir beşiktaşlı, umarım bu aşkı hiç kaybetmez ve bana beşiktaşımı neden sevdiğimi hatırlatanlardan olmaya devam eder.
ali tandoğan ve yıldırım demirören takıntısını aşması gereken bir kardeşimiz kendisi. hadi tamam, demirören alerjisi her daim olsun da, ali tandoğan'a niye taktın ki kafayı bu kadar? ibrahim üzülmez'i gayet sakin bir halde ve gülümseyerek izlemeyi öğrenmiş bir abisi olarak tavsiye ediyorum; sen kızsan da, bağırsan da, küfür etsen de ali tandoğan hep ali tandoğan kalacak. bu nedenle, sal kendini siyahbeyazın dinginliğine; psikiyatristin feriştahı gelse sağlayamaz o rahatlığı. bak ben hala gülüyorum delinho'ya, baki'ye.*
bu şerefsiz şahsiyet, bjk ts maçında, 'telsimin nimetlerinden yararlanıp
dakikalarca sana stadı dinletecem' demiştir. maç boyunca telsimi aranmış
ama kapalı olduğu için çarşının coşkusuna aç bi halde kayseride kalakalmış, yüz üstü bırakmıştır.
böylede ibnedir. *
gittiği her konser/maçtan sonra msne gelip, abi bi daha gideni öpsünler diyip önündeki ilk okazyona yine balıklama atlayan, sonrasında msne gelip "abi bi daha gideni öpsünler" diyebilen paradokslar içinde kaybolmuş yitip gitmiş delikanlı.
ha bi de zerre misafirperver değilmiş bugün onu gördüm. biz izmirlere çağırıp ağırlamaktan gurur duyacağımızı belirtirken, kendisinden zerre teklif gelmemesini yadırgamıyorsam bu sırf harbi beşiktaşlı olduğundandır.
geçmişe süngeri çekip önümüzdeki maçlara bakmak en iyisi. zira büyük maçlar diğerlerinden daha kolay oluyor.malesef. diyorum. nasıl mı? şöyle ki:
"i don't want to see the back, i want to see the front. big games easy than the other games, unfortunately. "