tarih kitaplarında çok görülen, kalıplaşmış bir laftır..mecazi anlamda türklerin anadolu topraklarını girişi anlatılsa da, benim sürekli aklıma şu tarz bir dialogun gelmesine neden oluyor;
-buyrun hoşgeldiniz..
-ayy rahatsız olmayın, bizim orta asya'da şeker kalmamışta sizde biraz varsa alabilirmiyiz?
-ne kelime buyur komşu, geçin içeri, biraz oturun, bir kahve içelimm..
-yok biz rahatsız etmeyelimm?
-aa lütfenn.. *******
-iyi ki bu evi komşularımızdan almışız kocacım, baksana bu evin en çok 3 tarafının denizle çevrili şu güzelim manzarasını seviyorum!!..
b:kim o?
t:efendim iyi günler! mutfak gereçleri pazarlıyorum çeşitlerimiz bol bakmak isterseniz..
b:yok.. istemiyoruz..
t:öhö.. şaka yapmıştım ben yöneticiyim aidatı almaya geldim.
b:ne yöneticisi kardeşim?
t:reklam ajansı yöneticisi.. yataşın kampanyası var efendim bedava uyku takımı veriyoruz açarmısınız yüzyüze görüşelim..
b:açmam..
t:bari ab ye alsaydınız.. yeter ulan maymun ettin bizi burda.. saldırın gençler! alla alla alla!!
ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin hayallerinde dev bir kapı ve önünde yığılmış tipler canlandrımasına neden olan ezber laf. hatta "ya o kapıdan başka yer yok mu niye kuzeyden güneyden girmek varken savaşmışlar" denmesine* bile neden olmuştur.
tarihe en büyük yön vericilerden biri olan türk milletinin anadolu'ya gelmesi ve selçuklu ile osmanlı'nın son 1000 yıllık medeniyet tarihini kendi kalemleri ile yazmalarına sebep olmuş nadide bir güzellik...
malazgirt savaşının ardından olmuş hadise.
bu olay dünya tarihi açısından baya bir önemlidir. zira, türkler anadoluya yerleşmenin verdiği gazla ilk hedef olarak avrupa'yı fethetmeyi düşlemeye başlamışlardır. bu hedefin getirileri olarak da anadoluyu tam bir türk memleketi olarak baştan imar etmişlerdir. ilginç olan, geçmiş uygarlıkların eserlerinin de hala duruyor olmasıdır. (şüpheci bir tarih analizi olsun diye söylüyorum, kimbilir neleri neleri yakıp yıkmışlardır). sonrasında anadolu'da ürettikleri kültürün osmanlıyı meydana getirdiğini görmekteyiz. osmanlı anadolu'daki yaşam tarzını evrensel kılma yolunda çaba göstermiş ve balkanlarda, kuzey afrika'da ve dahi arap dünyasında anadolulu bir yaşam tarzı uygulamıştır. balkanlardaki amcalarda gördüğümüz kasket, kumaş pantolon ve yelek üçlüsü bunun göstergesidir. ayrıca balkan savaşlarından sonra anayurda dönmek zorunda kalan göçmenlerin de istanbul'dan ziyade anadolu'ya yerleşip burada yabancılık çekmemeleri de bu olayı doğrular. anadolu'nun kapılarının türklere açılması ve anadolu'da bir kültürün oluşması sadece türklerin yaşam tarzını değil, geçmiş anadolu uygarlıklarının kültür mirasını da kapsamıştır.
netice itibariyle bugün "türkiye türklerindir" gibi sloganların atıldığı bu coğrafya bin yıldır falan zaten türklerindir. buna rağmen nasıl bir korku üretilmişse artık, kapıları açtığımız yetmemiş halen hırsız gibi duruyoruz bu topraklarda.
bir hocamız türkler malazgirt savaşıyla ilk defa gelmediler ki anadolu'ya. ondan önce gelen birçok türk vardı diyerek bütün hayallerimi söndürmüştü. sahi ne kapısı ya o ne *