an inconvenient truth   

adana çık aradan

  1. 2 şubat 2007de sinemalarda olacak,en iyi belgesel film ve en iyi özgün şarkı dallarında oscar adayı, http://www.iklimkrizi.net/ adresinde detayları mevcut film.
    (kubilay, 29.01.2007 21:44)
  2. en iyi belgesel dalında 2007 oscar adayıdır. 2002 genel seçimlerini kaybeden demokrat partinin başkan adayı, eski başkan yardımcısı al gore tarafından sunulan bu belgeselde küresel ısınma ile ilgili çok çarpıcı istatistikler verilmektedir. mevcut gündemin önümüzdeki 50 yılda başımıza geleceklerden ne kadar kopuk olduğu açıkça gözler önüne serilmektedir.
    (nikmikyok, 30.01.2007 02:22 ~ 02:22)
  3. anlattıkları tamamen bilimsel ve çok önemli. ama al gore biraz fazla kendi reklamını yapmış bence. yine de, "keşke buş yerine bu adam başkan olsaydı" dedirtiyor.
    (chaie shukarie, 20.02.2007 15:29)
  4. 2002 genel secimlerini bush a %48 le kaybeden al gore un kendisini işine adaması sonucu ortaya çıkmış küresel ısınma belgeseli..daha doğrusu, dünyanın dört bir yanında yaptığı sunumların belgeselleştirilimiş hali..aynı zamanda az biraz al gore biyografisi gibi bir şeyler..
    küresel ısınmayla ilgili atıp tutmak isteyen her bünyeye şiddetle değil ama güzellikle tavsiye edilir.
    (inflack, 26.02.2007 01:56)
  5. belgeselden çok al gore propandamotion picture. bildiğimiz şeyleri ısıtmada direk önümüze daha soğuk bir biçimde koyuyor. belki amerikanların anlayacağı ölçütte yapılmıştır bilemiycem.
    (keyif pezevengi, 11.03.2007 18:05)
  6. küresel ısınma ve etkileri açısından bilgi verici, aydınlatıcı bir belgesel niteliği taşıyan film. lakin al gore kendini o kadar övmüş ve sinemanın evrenselliğini unutarak amerikalı vatandaşları öyle bir gaza getirmeye çalışmış ki , insanın filmden soğumaması mümkün değil. yine de filme de adını veren ''uygunsuz gerçek'', tüm çıplaklığıyla insanın önüne sunuluyor.takdir edilesi.
    (weirdlola, 23.03.2007 22:40)
  7. ara ara al gore propagandası,ara arada "biz amerikayız her haltı çözeriz" mesajları dışında,küresel ısınma konusunda gayette yararlı bir çalışmadır.
    (enslaved, 02.04.2007 17:38)
  8. yapımcısı gore'un 20 odalı ve kapalı havuzlu malikanesinin 2006'da yaklaşık 221 bin kilovat-saat elektrik tükettiğini ve bunun 10 bin 656 kilovat-saat olan ulusal ortalamanın 20 katından fazla olduğunu duyunca şaşırdım açıkcası. başkalarına nasıl yaşayacaklarını anlatıyor, ancak kendi kurallarına kendisi uymuyor. zaten belgeselde de ortağı olduğu apple firmasının ı-book'larını gözümüze gözümüze sokmasından anlamıştım bu dallamada bişeyler olduğunu. (bkz: bunlar reklam kokan hareketler mike)
    (markator, 23.04.2007 12:54 ~ 12:55)
  9. şekilli power point animasyonları, al gore'un sunum yeteneği ve araya sıkıştırılan real-time videolar (al gore'unkiler hariç) dışında pek güzel bir yanını göremedim, içimi kararttı neredeyse. bir slayt öncesinde tam olayın havasına girmişim, buzullara odaklanmışım derken bir slayt sonrasında gore'un florida seçimlerini kaybetmesini, ailesinin bırakıp gittiği çiftliğini izlerken zaman kaymasına uğradım. bir slayt sonrasında ise tekrar küresel ısınmaya dönüyoruz ve gore "evet bu arada karbondioksit miktarı da artıyor canlar!" diyor. etkileyici ama sarsıcı değil.
    (man on the moon, 24.04.2007 00:25)
  10. al gore'un küresel ısınmaya dikkat çekmek ve insanları harekete geçirebilmek amaçlı yaptığı, birbirinin neredyese aynı yüzlerce sunumdan birini temel alan; yan hikayede gore'un hayat hikayesinden kesitler bulunan, belgesel diyemeyeceğim, ama izlenmesinin küresel ısınma hakkında bilinç düzeyini arttıracağını düşündüğüm film.

    filmde büyük bir kısmı gösterilen sunum, amerika'da yapılıyor olacak ki, gore, insanları sonunda güzel bi gazlıyor, "biz amerikalılar" diye başlayarak. bu kısmı hoş olmamış. bir de apple i-book sürekli gözümüze gözümüze sokuluyor. tamam anladık apple da, rüzgar enerjisiyle mi çalışıyor o makina güzelim?

    ayrıca, filmin bir kısmında gore'u, çindeki kömür yataklarının yeri ve rezervi konusunda casusluk yaparken, bir kısmında ise "ben alaska'ya nükleer deniz altı ile gittim be" diye hava atarken görüyoruz.
    (ornitrin, 04.08.2007 22:43)