mexico city'yi en güzel anlatan, insanı hem bunaltıp hem mest eden ,farklı yaşam kesitlerinin farklı açılardan nasıl kesişebildiğini farkettiren, izlenmesi gereken latin amerika filmlerinin başında gelen , üçleme film.
filmin en güzel noktası köpeklerle sahiplerinin hayatlarının benzer olmasıdır. alejandro gonzalez inarritu üç hikayeyi büyük ustalıkla anlatır ve birleştirir.
gael garcia bernal'in kendini gösterdiği mükemmel filmlerinden biridir.
"si quieres hacer reir a dios, cuentale tus planes" sözü en akılda kalıcı repliğidir.
meksika sinemasının pulp fiction'a cevabı. ama çok başka bir cevap bu, çok detaylı, çok latince, en önemlisi çok gerçek. üç 'farklı' aşk hikayesi. ama aşk değil sade, maşallah hemen her şey filmde. ilginç bir dolu gönderme var.
başrol köpeklerin. üç hikayede de varlar, sürekli kanıyorlar, kan revan içindeler. yaralılar. birbirlerini parçalıyorlar. çok şey anlatıyorlar. bir de ibneler var her bir yerinde filmin, kadınlı erkekli.
filmin sağlam, ilginç kurgunun yanısıra oyunculuk da harikulade. bıçaklama, telesekreter ve kafa atma sahneleri çok iyi. yalnız film fazla 'latin', ve soundtrack dandik. ayrıca, özellikle valerialı ikinci hikayede gereğinden fazla uzatılmış sahneler var. yönetmen kesmeye kıyamamış olmalı. pek şahane bir film sonuçta, belki son yılların en iyilerinden. üstelik alejandro gonzalez inarritu'nun daha ilk filmi.
alehandro gonzales inarritu isimli yeni çağ yönetmeninin durum hikayesi. evet başka bir yönetmen bu senaryo'dan 3 film çekebilirdi. filmin türkçe ismi, orjinalinden (amores perros : love is a bitch) daha güzel oturmuş.
"paramparça aşklar, köpekler"
bir kaza ile kesişen hayatlar, ileri geri kurgusuyla ayık kafa ile izlenmesi gereken film. falan filan. 21 grams'ın da ilham kaynağı desek yeridir.
en iyi yabancı film ödüllerinin hepsini toplamıştı zamanında (1999). pulp fiction'dan epeyce sene çıkmış olsa da, ilk görüşte tarantino ile bir arada anılması engellenemiyor.
ayrıca; filmdeki "octavio" rolünü oynayan "gael garcia bernal", fidel isimli yapımda che'nin gençliğini de oynamıştı. bu yakışıklı şeyin de tanınmasını sağlayan film budur. çok şey değiştirmedi tarihte, ama ödev olarak tez vakitte izlenmeli (3 saat sürüyor tabi, not düşmek lazım).
aynı doğrultuda ilerle(ye)meyen latin amerika halkından farklı kesitler içeren, bir trafik kazasıyla alakasız uçlardaki hayatları birleştiren başyapıt sayılabilecek harika film
soundtracki mutlaka dinlenesi film. film hakkında söylenebilecek çoğu şey söylenmiş. bana ise önyargısız seyredin uyarısını yapmak kalmış.
alejandro gonzalez inarritu bir süre sonra 21 gramla yine aynı şeyi yaptı, alakasız (gibi görünen ) olayları bir kaza (evet evet yine trafik kazası) ile birbirine bağladı. sonraki filmini merakla bekliyoruz.
üç hikayenin gayet güzel birleştirildiği, birleştirilmese de olur dediğim güzel ama azcık uzun film. octavio susanna kısmı biraz fazla uzun kaçmış diye düşünüyorum. onların hikayesi bitene kadar filmin 3e bölündüğünü anlayamamıştım. valeria'ya her haliyle sarılasım gelmiştir. aldatmak konusu birazcık özendiriliyor bu güzel aplamız aracılığıyla. diğer aldatmayı özendirici 2 film için
(bkz: we dont live here anymore)
(bkz: l ultimo bacio)
sound trackini control machete'nin yaptığı mükemmel bir film. ayrıca şarkıya ely guerra'nin da eşlik etmesi daha da bir güzellik katıyor ve dinlenesi mükemmel bir parça oluyor.
cdsi şu anda yanıbaşımda duran ama izlemeye henüz fırsatım olmayan film... enteresan bir şekilde ne zaman cdyi elime alsam bir şeyler oluyor ve 3 aydır filmi bir türlü izleyemedim... ama başarıcam beklemedeyim...
2000-2001 yılında gösterime giren mexico city de geçen amores perros (paramparça aşklar ve köpekler) yabancı dilde en iyi film" dalında oscar ve altın küre'ye aday oldu. meksika'nın en büyük sinema ödüllerinde 10 dalda ödül kazanan harika bir film