• görseller

    • amor vincit omnia
    • amor vincit omnia
  1. güzide new-prog grubumuz pure reason revolution’un mart 2009 çıkışlı ikinci albümü. “love conquers all” yani “aşk her şeyi yener.” anlamına geliyor, aynı zamanda caravaggio’nun bir tablosunun ismi. (bkz: http://www.itusozluk.com/...)

    öncelikle söylemek isterim ki, bu albümün çıkışı daha ikinci albümleri çıkmış genç bir gruba göre fazla tartışma yarattı sanıyorum. the dark third’le fırtınalar estirmiş, bizleri kendisine hayran bıraktırmıştı pure reason revolution. ve hatırlarsınız the dark third bolpink floyd, porcupine tree esintili, çoklu vokalli ve konsept diyebileceğimiz bir albümdü. (bkz: @2864981)

    daha sonra prr 2005'te the intention craft ve 2007'de victorious cupid adlı iki single çıkardı. hadi tamam, the intention craft the dark third’ün uzantısı gibi daha çok, şarkılar aynı soundda. fakat victorious cupid’le grup zaten müziklerine elektroniği de katacaklarının sinyallerini ufaktan ufaktan veriyorlar. hatta victorious cupid’in çılgın bir remixini de bu single'a ekliyorlar.

    işte elimizde bunlar varken ben “aman tanrım, bir heves d&r’a koşup albümümü aldım, hemen müzik çaları açtım ve playe bastım, fakat les malheurs öyle synthlerle girince şok oldum inanamadım, prr’den soğudum!” diyenleri anlayamıyorum. zaten bu grup the dark third ile tıpatıp aynı bir albüm yapsaydı, illa ki eleştirilecekti, her “çok başarılı albümün arkasından yeni bir albüm yapan grup" gibi.

    elbette elektronik müzikten hazzetmeyen progresif müzik fanları bu albümden hoşlanmayabilirler, kabul.* ama “resmen kop kop olmuş, prr’ye yazıklar olsun!” tarzı eleştiriler bana tutarlı gelmiyor. zira albüm the dark third sounduna taban tabana zıt bir yerde durmuyor, dikkatli dinlediğinizde prr’nin asıl soundunu elektronik altyapıyla harmanladığını, ama asla önceki soundu bir kenara atmadığını göreceksiniz.

    *kabul, ama aslında tam kabul de değil. (hö?) çünkü progresif müzikten bahsediyoruz beyler, hani şu farklı tarzları harmanlayan, hep kendine bir şey katan müzikten. *


    albüm konsept mi değil mi henüz karar veremedim; ama bir teması * * * olduğu çok açık. prr önceki albümdeki gibi yine birtakım liriklere sadık kalmış, albüm içinde sık sık kullanmış. ("amor vincit omnia", "did you feel loved?" "did you ever burn avalon?" vs.)

    playliste gelirsek:

    1- les malheurs
    2- victorious cupid
    3- i) keep me sane / insane
    4- ii) apogee iii) requiem for lovers
    5- deus ex machina
    6- bloodless
    7- disconnect
    8- the gloaming
    9- avo

    les malheurs: fransızca “misfortunes” anlamına geliyor. albümün açılış şarkısı; aynı zamanda (yukarıda bahsettiğim gibi) albümün genel soundunu özetleyen bir şarkı. diğer şarkılarda daha nadir rastlayacağımız chloe’nin sesini bu parçada doya doya dinliyoruz. bonus olarak da vücudumuzu kıpraştırıyoruz, dansedermişçesine şeyediyoruz.

    victorious cupid: victorious cupid , amor vincit omnia adlı tablonun diğer isimlerinden birisi. (cupid de pek yakından tanıdığımız eros’un roma mitolojisindeki adı.)
    bir de prr'nin 2007'deki singlelarının adı. single’da bu şarkının albümdekinden farklı iki versiyonu bulunuyor. bunlardan biri victorious cupid (cedo simplex remix) cidden acayip bir remiks. bildiğin kop kop.

    i) keep me sane / insane
    ii) apogee iii) requiem for lovers: bu iki şarkılık üçlemeyi tek başlık altında incelemek daha doğru olur sanırım. keep me sane / insane, kısa bir şarkı fakat sadece diğer şarkıya geçiş görevi görmektense üçlemenin en güzel kısımlarından birini oluşturuyor bence.
    apogee, fransızca doruk, uç nokta gibi anlamlara geliyor. ve aynı zamanda bu albümün de doruk noktası gibi sanki.
    üçlemenin diğer kısmı apogee ve requiem for lovers tek şarkı içinde yer alıyor. hangisinin tam olarak şarkının neresinde başlayıp bittiğine dair bazı teorilerim var, fakat sağlamlaşıncaya kadar saçmalamama gerek yok sanırım.
    neyse, bu şarkı albümde the dark third soundunu sürdüren en belirgin şarkılardan biri. ayrıca melodisiyle, sözleriyle gönlümde bir taht kurdu.
    kalplerimizi çarptıran 5 dakikalık bir şölen, albümün apogee'si.
    ("did it pulse your heart? be the apogee of my love")

    deus ex machina: beklenileceği üzere albümün single’ı buydu. (tam single'lık bir tipi var, ondan dedim.)
    hemen kısa bir bilgi verelim: deus ex machina eski yunan ve roma trajedilerinde kullanılmış olan, hala da edebiyat ve sinemada varlığını sürdüren bir yöntem. yapay tanrı anlamına geliyor. konuyu dağıtmayalım; ayrıntılı bilgi için (bkz: deus ex machina).

    bloodless: albümü ilk dinlediğimde dikkatimi çekmiş şarkılardan. albümün “slow” sayılabilecek kısmını başlatan bir ballad. özellikle şarkının 2. dakikasından sonrası baya hoşuma gidiyor.

    disconnect: “amanın, daft punkstüdyoyu basmış, prr’yi bağlayıp bu şarkıyı kaydetmiş!”
    bu albümün fanlar tarafından en sevilmeyen şarkısıyla karşı karşıyayız sevgili okurlar. robotik bir sesle başlıyor, synthlerin egemenliğinde devam ediyor. düpedüz elektronik bir şarkı.
    prr'nin en deneysel şarkısı desek yalan olmaz.

    the gloaming: pure reason revolution şarkıları genel olarak uzun süren şarkılardır, biz de bayıla bayıla dinleriz, fakat sanırım ilk defa bir şarkının bu kadar uzun sürmesi (09:10) bir dezavantaj oluyor. bu noktada eleştirmek zorundayım, aslında fena sayılamayacak bu şarkı daha kısa tutulsaymış süper olurmuş. bu haliyle vasat sayılmaya mahkum gibi. illa ki deneyselliğimizi konuşturacağız diye tutturmuşlar belli ki.

    avo: (amor vincit omnia hesabı) albümün kapanış şarkısı, ki böyle bir albüm için derinden gelen “amor amor vincit omnia”larla bezeli bir şarkıdan daha güzel bir son düşünülemezdi. albümdeki favorilerimden birisi, çogzel.
    ayrıca 02:30’dan itibaren 44 kere “(amor) amor vincit omnia” diyorlar, üşenmedim oturdum saydım. (işim gücüm yok evet.)
    bir de orjinalinde büyük harflerle yazılıyor şarkının adı.


    gelelim bu albümdeki kadroya:

    - jon courtney
    - chloe alper
    - jamie willcox
    - paul glover

    yani önceki albümde * vokal çeşitliliğini sağlayan, diğer gitarları, kemanları, klavyeleri çalan andrew courtney, james dobson, gregory jong yok.

    prodüktör ise aynı; paul northfield.
    albümdeki bütün grafikleri neyin * hazırlayan kişi ise bizzat chloe ablamız.


    sonuca bağlayacak olursak: amor vincit omnia genel anlamda başarılı bulduğum bir albüm oldu. biraz osi'yi andıran, yer yer industrial rock ve new wave'e el sallayan, ama nihayetinde progressive müzik ürünü bir albüm. ve buna karar verirken “prr osursa dinlerim” mantalitesinden oldukça bağımsız davranmaya çalıştım inanın.
    ne diyeyim, iyi dinlemeler.
  2. geoffrey chaucer'ın the canterbury tales eserinde rahibenin taşıdığı broşda yazılı cümle. bi nevi taşağa almıştır rahibeleri, katolik kilisesini. yine taşak yazıcam ama, o dönem hakkaten taşak gerektiren bir hadiseydi bu. rametli taşaklı adamdı vesselam.