polinezya ve endonezya adalarına has bir sinir krizi neticesinde adamımızın (genellikle erkeklerde olur) eline geçirdiği öldürücü bir silahla ortalığı kan gölüne çevirerek koşmaya başlaması durumudur. rivayete göre ölene kadar koşmaktadır kendisi. adalarda yaşayan insanlara has ruhsal rahatsızlıklardan biridir. öğrenilen bir davranış olmadığından dolayı, bir sendrom olarak değerlendirilebilir.
malezya'da amok adlı bir genç bir gün palasını eline alır
ve artık her nedense çılgın gibi koşmaya başlar . sağına soluna bakmadan mütemadiyen koşar koşar koşar.
önüne geleni ezer, çarpar öldürür.
amok son olarak da bir pazar yerine dalar ve palasını gelişi güzel sallayarak oradaki pek çok insanı paramparça eder.
olay sonunda yaklasık 150 kişi ölmüstür.
işte bu hikayeden mülhem, kar zarar hesabi yapmadan her şeyi kıran döken saldırgan ve yıkıcı kişilikler için
amok koşucusu tabir edilir.
aynı zamanda stefan zweigin bir kitabının ismidir. kitabın ana kahramanıda bir amok koşucusu gibi duygularıyla etrafındakileri mahvetmesiyle ünlüdür. kısa bir kitap olmasına rağmen etkisi çok büyüktür.
içinde kitaba ismini veren amok koşucusu ile beraber 7 öykünün bulunduğu stefan zweig eseridir.kahramanların ortak paydası intihar.stefan zweig ın karısıyla beraber intihar ettiği de düşünülürse kendi yaşamındaki intihar denemelerini bu öykülerde buluşturmuştur denebilir.
aynı zamanda şu sıralar ülkemizde de görülen bir hastalık sanırım.
malay dilinde öfkelye dellenme zıkkımıdır aslında. hastalığa yakalanan adam(erkeklerde görülür) etrafında kill bill 3 ü çekerken ortalığı cidden kan gölüne çevirir. afrika civarında görülen versiyonlarında hastamız kabiledeki bütün karılara çakma eğilimini gösterip, önüne geleni erkeği kesmekten alıkoyamaz. sonrasında da kendisini keserek hikayeye son verir. aslında kıl bir hastalıktır. adama "ulan bu ibne bana ters ters bakıyor, arkadan emaneti çıkarıp beni kesmesin" mantığını aşılar ki, kahramanımız da battal gaziden bile daha iyi alet kullandığını o an anlar zaten.
kaliteli bir zweig öyküsü, aslında içinde anlatmak istediği, kendi sonunu getiriyor olan, silahlanan bir avrupanın içinde bulunduğu durum ve hazin sonu.
(bkz: ıı. dünya savaşı)