amerikan bayrağı. öyle sık görünürki fps olayını flag per second olarak açmak bittabii mantıklıdır.
(mavio, 03.02.2005 18:30)
dünyayı her zaman kurtarırlar..
(bkz:
hollywood filmleri)
tabii ki rozeti elinden alınan polis, ve daha sonra görevi olmasa da bütün işleri çözüp, haklı çıkıp, rozetini geri alması
biri sizi sehirde kovalıyorsa, senenin hangi günü olursa olsun, genellikle st. patrick günü törenlerine rastlarsınız ve kalabalığa karışırsınız.
bir detektif bir davayı ancak askıya alındığında çözebilir.
anneler her sabah yumurta, salam vs den ibaret kahvaltı sofrası hazırlarlar, ancak baba ve çocukların kahvaltı yapacak zamanları hiç olmaz.
eğer bir kaçırma vakası olucaksa bu işte vakti zamanında ün yapmış bandanalı zenci bir abiye yaptırılır.bu bandanalı zenci abi uçak, denizaltı,gemi,tren bilimum ne toplu taşıma vasıtası varsa kaçırabilir hatta bir kanalda tren kaçırırken diğer kanalda aynı anda uçak kaçırıyor olabilir.bir filmde kaçırılan gemiye asker olarak çıkmıştı da şok olmuştuk.kendisinden türkiyeye gelip halk otobüsü ve dolmuşlarda şansını denemesini bekliyoruz.
(skuba, 06.12.2005 00:18)
alman askerlerinin daima kaçması.
vietnamdaki tüm abd askerlerinin m16 kullanması.
istihbarat görevlilerinin siyah takım giymesi.
barmenlerin giren çıkan herkesi tanıması ve hafızalarına alması.5 dolar karşılığı bunları polise ötmesi.
iyi polis-kötü polis
televizyonda ilgilenilen bir haberin pür dikkat izlenmesinden sonra televizyonun çat diye kapatılması.ulan aç bakalım nbc yi ordaki adam ne yorum yapacak.alala
film boyunca aranan bütün telefon numaralarının 555 ile başlaması.
türk telekom'da buna benzer bir yapılanmaya girmiştir.
(bkz:
ben bunu gördüm)
en kötü zamanda bile espri yeteneğini kaybetmeyen süper hiper kahramanlar.
(bkz:
arabanın arkasından sürüklenirken espri sıçmak)
-hey jack nasılsın?
-iyidir sen?
-ben de iyiyim işte. karın nasıl?
-o da iyi.
-çocuklar?
-onlar da.
-bu gece 12:33'de restorandayım
-tamam.
gibi diyaloglarla ve örneklerle pekiştirilebilecek durumlar.
(maddog, 06.12.2005 22:37 ~ 22:37)
gece yolda yürürken zencilerin başrolde olduğunu ne yazıkki tahmin edemedikleri adama sataşıp laf atması sonra da bir araba dayak yedikten sonra özür dilemesi.
***bazı konuşmaların yanında parantez içinde yazılan yazılar diyalog esnasında televizyon karşısında kendi kendime kurduğum cümlelerdir.
biri yaşlı biri genç 2 polis bara girerler.barmen'i sorgulayacaklar.
yaşlı polis:hey barmen bana her zamankinden evlat
barmen:tabi memur bey
yaşlı polis:bu resimdeki adamı hiç gördün mü?
barmen:hayır efendim hiç görmedim.
yaşlı polis:hiç mi?(yok artık lebron james.yarım görebilir mi be.görmedim diyo adam.)
barmen:evet
yaşlı polis:emin misin?(karşısındaki adamı salak yerine koyuyor.hani sorunun üzerinden 3 sn geçti belki birşeyler hatırlamıştır diye)
barmen:evet efendim görsem hatırlardım.
polisler bardan ayrılırlarken yaşlı polis genç polise fısıldar: "bu barmen birşey biliyor"
nereden çıkarttığı bilinmez.yaşlı polislere vahiy gelir amerikan filmlerinde.k9 lardan daha iyi sezgileri vardır.bir de bunlar hep çömez polise çelik yelek giy derler genç polis giymez giymez giymez.sonra bir çatışmada genç polis vurulur.yaşlı amcamız , genç polis yine çelik yelek giymedi sanar(niye bu durumlarda sezgisi işe yaramıyorsa artık).genç polis yerde yatarken yanına gider sümüğünü üstüne boşaltır genç adamın,ağlar sızlar.ama genç polis o kadar olaya rağmen esprili bir cevapla ayağa kalkar.genelde rezalet bir espridir üstelik.mesela;
yaşlı polis:neden maykıl nedeeen?neden dinlemedin beni?(elini maykılın vücuduna koyup çelik yeleği anlamıyo mu angut?)
genç polis dirilir:bir an için senden kurtulduğumu sandım lanet olsun yoksa cehennemde miyim?
bilgisayarlarda işletim sistemi dos ve benzeri salak arayüze sahip acaip şeylerdir.sanki c++ ödevi yapıyormuş hissiyatı uyandırır bunu kullananlar.birde bilgisayar kullanan herkes onparmak kullanır.
esasoğlan ya da esaskızın statüsü ne olursa olsun götü kalkıktır.işyerine girince hızlı hızlı yürüyerek etrafa espri saçar,millete kapak takar,yanında bişey anlatmak için koşan ve g.tü terleyen kişileri iplemez,dinlemez.ama çabucak anlar.
süvarilerin son anda olaya müdahil olmasıdır.
bi de amerikan filmlerindeki çocuk tripleri vardır. mesela elemanın basket maçına babası işi çıktığından dolayı gelememiştir. eleman eve gelir direk odasına çıkar yatağa kapanır. babası gelir kapıyı çalar eleman senden nefret ediyorum baba gibi sözler sarfeder...ilginçtir.türkiye de bu işler böyle olmaz yani babadan maça gelmesi beklenmez.adam zaten tüm gün çalışır senin karnını doyurur yani ona öyle trip yapılmaz.zaten basket maçıda olmaz. olsa olsa okulda sınıflararası futbol turnuvası vardır.
iyiler hep kazanır.
güzel adamla güzel kadın mutlaka sevişir.
sorunlu polis dedektiflerinin mekanların anasını belleyip bir kaç kişiyi benzettikten sonra amirlerine karşı (genelde amirle dedektifin renkleri farklıdır) laubali şekilde kendini savunması,"kahrolası,lanet olası" gibi laflar sarf ettikten sonra kapıyı vurup çıkması.
bilgisayar programlarının çok kolay kırılması,istenilen bütün bilgilerin anında ekrana dökülmesi.
korku filmlerinde gözlüklü ve şişko elemanların "hemen dönerim" repliğiyle ortadan kaybolup ilk kurban olması.
korku filmlerinde katil hep yavaş adımlarla hareket eder. kurban koşar,atlar zıplar ama katil yine de yavaş adımlarla yürüyerek ona ulaşır. genelde filmlerde ilk ölenler hep çirkinlerdir. güzel kız/oğlan en sona kalır.
(bliss, 10.12.2005 00:48)
arabanın şarampol üzerinde amuda kalkmasına rağmen sıkı tutunun geyiğinin yapıldığı filmelerdir sanki sıkı tutununca azrail bizi affedecek ya da başka bi şekilde tutununca gebericez izlenimi verir.hele hele sesten hızlı giden uzay araçlarında bu geyik daha enterasandır bütün kemerlerini hatta pantolon kemerlerini dahi takan aktör nereye tutunulacaksa hala sıkı tutunun geyiği yapar.allaha havale etmek lazımdır.
kolejde geçen filmlerde amerikan futbol takımı kaptanı, yakışıklı ama züppe çocuğun esas oğlana sataşması ve hatta filmin başında dövmesi. ama filmin sonunda da esas oğlan tarafından bi güzel benzetilmesi.
(bkz:
mutlu sonla biten filmler)