genel mesajları;
dünyanın en iyi yeri amerikadır
özgürlük amerikadadır
amerikalılar en zekidir
amerikalılar dünyayı kurtarır
amerikalılar kurtarıcıdır.
genelde ucuz amerikan filmleri kastedilir.çünkü pahalı amerikan filmleri ile aralarında sadece ucuzluk farkı vardır.bu filmlerin en ilgi çekici olanları vurmalı - kırmalı olanlarıdır.
genelde uzak doğulu , sarı benizli , ve kara tenli pislikler kötü , beyaz anglo sakson protestanlar iyidir.irlandalılar jokerdir , filmin rengine göre.bir de her filmde iyilerin yanında bir götlek azınlık bulunur.bu da şöyle bir anlama karşılık gelir...
"kovboylar istediği zaman sever istediği zaman da kötü anlamda sevebilir farklı açılardan"...
bu tip filmlerin izlenme rekoru kırmaması olağandır ama her ne hikmet ise dünyanın bilinçaltını da küresel bilinçaltı oluşmadan bu filmler oluşturur.
mesela afganistan iyi ikenden çok önce rambo 3 cekilir , ırak'a saldırıdan önce ırak filmleri , sonra 11 eylül olmadan önce kaka afgan konulu am. filmleri ...
ilgiyle izliyoruz dünyayı kurtaran adam tadında...
hemen hemen hepsi "allahına kadar amerikalıyız ulan" mesajı vermektedir..diğer dünya insanlarına şöyle bir mesaj verilmektedir: "kahramanların hepsi amerikadan çıkar,vampirler burdadır,dinozorları biz bulduk,savaşlarda hep yendik"..
bütün ufolar da nevada'da çöle düşer.
her meteor amerikayı vurur, altından kalkar ama. herkes ölür bi amerika kalır. başkan harika konuşma yapar zaten. cümle alemi gaza getirir.
tarifi şöyledir bir senaryo alınır bu senaryonun ne ve nasıl olacağı tamamen sizin seçiminizdir. isterseniz ilyada destanını isterseniz cin ali serisini isterseniz incilin içindeki öykülerden seçebilirsiniz.
bu öykü gereksiz(!) yerleri kısaltılarak film için uygun hale getirilir yani tartışma yaratacak olan kısımları bırakılır.
birkaç sansasyonel isimle anlaşılmaya çalışılır.
anlaşılan isimler hakkında film için şöyle yaptı film için hede hödö yaptı içerikli haberler yayınlanır.
film çekimleri sırasında bol bol araba patlatılır yapılar yıkılır. şişirme haberlere devam edilir.
son olarak özel efektler yapılır ancak bilgisayar teknolojisini azıtan zihniyet şöyle bir ürün ortaya çıkarmıştır ortaya; özel efektler arasında kalmış öykü.
"biz amerikan gençleri boş zamanlarımızda hep sevişiriz siz neden sevişmezsiniz lan abazalar" tarzında,sosyal içerikli filmler de yok değildir..biz türkiye'de izlediğimizde ise "gadasını aldığımın memleketinde herkes sevişiyor kardeşim..nasıl iştir bu" diye düşünür dururuz..yada sadece dururuz.
en seksi , sevişgen ve aynı zamanda merkezde olan süper society üyesi avukat bizdendir...
en iyi (her anlamda) seven , merkezde olan , herkesin gözdesi asker bizdendir...
en baba kazanova , ortamların adamı sarışınların sevdalısı kumarbaz bonkör ama gerektiğinde kendine yakışanı giyen çılgın maceracılar bizdendir...
en iyi rockçı ama gerektiğinde popçu aynı zamanda iyi dövüşen ve üçgen vücutlu ama kimseyi miklemeyen müzisyen bizdendir...
en iyi adam öldüren , ok atarak helikopter patlatan ama aynı zamanda vietnamlı bir kızın gönlünü çalan ama mikip bırakan ona rağmen o kızın kalbini kırmayan ama aynı zamanda vietnamlı ve afganların dostu ama bir taraftan esmer tenli sarı benizlilerin hakkından gelen ama gerektiğinde kendine yakışanı giyen boksör ve asker de bizdendir...
en iyi başkan , uzaylıları döven süper karizmatık , onun bunun tasasız azına veren ama kimseyi incitmeyen fakat karizmasını koruyabilen üstün insan da bizdendir...
en dandik adam olup "yaşasın amerika" diye bağırarak çinlileri sıraya dizip "siz amerikalıların penisleri de baya uzunmuş , sanırım komünist olduğumuz için küçük çüklüyüz" dedirten ama çinli manitalar ile arası iyi olan , mantiları bir taraftan severken çük kafalı kızıl komünistleri döven ama gerektiğinde en iyi kravatı seçen looserlar bile bizdendir...
en iyi kalpli insanlar olan hristiyanlar , kimse hakkında kötü düşünmeyip sürekli kendilerine kötü davranan pislik ortadoğulu esmer ve müslümanlara haddini bildiren ve gerektiği gibi karizmatik ve hoşsohbet rahipler de bizdendir...
ve tanrı amerikalıyı yarattı , kalan artıklar da sizlersiniz...
her filmde mutlaka bir vietnam izi bulunur. ya vietnam'da sakatlanmış bir dilenciye takılır gözler veya film kahramanlarından biri vietnam hakkında bir hatıra anlatır.
kahvesinin içine donut batırıp yiyen polisler vardır ya da güvenlik kamerası görüntülerini izlemek yerine pizza yiyip amerikan futbolu izleyen görevliler... soygun gibi olaylar bu insanlar yüzünden olur.
polis araştırmaları sırasında en az bir kez bir striptiz salonuna uğranır.bütün telefon numaraları 555 ile başlar.biri sizi sehirde kovalıyorsa, senenin hangi günü olursa olsun, genellikle st. patrick günü törenlerine rastlarsınız ve kalabalığa karışırsınız.kontrol kulesinde konuşabilecek birini bulan herkes bir uçağı indirebilir.silahı yeniden doldurmanız gerekiyorsa, daima muhimmatınız bulunur... daha önce hiç taşımıyor olsanız bile.herhangi bir binanin havalandırma sistemi mükemmel bir saklanma yeridir. sizi orada aramak kimsenin aklına gelmez ve siz de hic bir güçlükle karşılaşmadan binanın herhangi bir bölümüne gidebilirsiniz.asla ama asla kurşununuz olması gereken yerde bitmez.
amerika, kendi kültürünü diğer ülkelere salarken ekonomilerini sömürmeyi de ihmal etmemiştir. hollywood sineması mesela ülkemizdeki sinemaları öyle bir ele geçirmiştir ki, bir sinemada haftada 5 film oynuyorsa en az ikisinin hollywood yapımı olması gerekmektedir ya da bunun gibi bişey. bizzat bir sinema müdürüyle konuşup bunları kendinden dinledikten sonra sinemaya gidip izlememek için daha çok çaba harcamama fakat aynı zamanda bunun çözüm olmadığını bilmenin çaresizliği içinde kalmama sebep olmuştur.
öpüşüyorlar bu filmlerde hep. dudak dudağa. hep ama. birinde de öpüşme olmasın. yok. bir constantine vardı bak. onda da öpüşmüş kadar oldular ama. bir öpüşmedikleri kaldı. öpüşseler rahatlayacaktım onda. o derece. gerilim filmi.
içinde şöyle cümleler geçmesi muhtemel filmlerdir;
<hepten aykırı> whiteshadow var mısın yok musun * <selenge> korkuyor musun yoksa adamım
<white shadow> bilmiyorum şef uğurlu çorabımı kaybettim
<white shadow> lanet olsun o olmadan napıcam
<selenge> işte bu çok kötü dostum
***
<selenge> ahhhh... lanet olsun! vuruldum, vuruldum...
<selenge> siz beni bırakıp devam edin...
<white shadow> eyw.
<hepten aykırı> ok baba görüşürüz
eski milli güvenlik hocamın* iddiasına göre, her filmde amerikan bayrağı ve amerika reklamı yapmak için teşfik edilen, teşvikle kalmayıp bir de parasal destek sağlanan filmlerdir.
(bkz: @984503)
esas oğlan eğer çulsuz bir dedektif falansa illa ki pis pasaklı buzdolabından son derece bayat bir karaltı çıkarır, iğrenç bir şekilde onu yer.
henüz o dolaptan çıkarılıp tarkan'ın kuzu butunu yediği gibi tüketilen besin maddesinin ne olduğunu bulamadım. on günlük nugget ya da ne bileyim yanmış jambon olabilir.