görseller
amerikalılar karadenizde 2 
  
belki ilginizi çeker
  1. · iğrenç filmler
  2. · anadolu liselerinin orta kısmı
  3. · pipetle sıcak bir şey içmek
  4. · district 10
  5. · izlenmemesi gereken filmler
  6. · sonuna kadar izlenemeyen filmler
  7. · en kötü filmler
  8. · melis birkan
  9. · best
  10. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  2. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  3. · disko kralı
  4. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  5. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  6. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  7. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  8. · 1 mayıs 2004 yemişim finalleri zirvesi
  9. · monica bellucci yi güzel bulmamak

amerikalılar karadenizde 2  

  1. son zamanlarda her gittiğim sinema da filmden önce fragmanı verilen, ve daha film başlamadan salonu terk etme isteği yaratan,, kanımca (fragmandan gördüğüm kadarıyla) başarısız bir film,,
    yönetmeni kartal tibetmiş,,
    fragmanı şöyle başlıyor " anaa amerikalılar geldii" sonra da birbirinden anlamsız olaylar birbirini takip ediyor,,
    kız "i'm sorry" diyo, adam da "evet bende sana onu soriiy" diyo, işte öyle komik bide,,
    (temporary peace, 25.01.2007 23:53)
  2. (sycrone one, 25.01.2007 23:56)
  3. vizyonda bulunan 8 filmden 7sinin türk filmi olması(en azından gittiğim sinemada), yabancı filmin neşeli ayaklar adlı çocuk animasyonu olması, gidilebilecek tek film yandım ali'ye gitmiş olmam sebebiyle gitmek zorunda kaldığım ve keşke o parayla bari bowling oynasaydım boşa gitmezdi para dediğim filmin adı. ilk yarısında 5, ikinci yarısında da 3 kişinin salonu terk etmesine sebep olan, çekilmiş olmak için çekilmiş film.
    (uur, 27.01.2007 00:59)
  4. ismiyle bile sikko olduğunu belli eden bir film..
    (rotario, 27.01.2007 01:07)
  5. kesinlikle vasat...kartal tibet'e de bravo diyor kutluyorum ayrıca!bunca yıl bu işlerin içinde olup böylesine vasat bir film ortaya çıkarmak boşa geçmiş seneler demektir.
    (sevgimiz kısıtlandı, 04.02.2007 17:41)
  6. iyi bir kadroyla bu kadar vasat bir film anca çekilebilir diyeceğiniz türden bir kartal tibet filmi.oyuncu kadroda metin akpınar'ı görmemle birlikte ne kadar kötü olsada metin akpınar kurtarır filmi deyip izleme gafletinde bulunmuş olduğum bir film.son bölümde köyün delisinin evine düşmüş olan akıllı bombanın imha edilmesi gerekmektedir ki,tüm köy,türk askerleri ve amerikalılar evin karşısından evin içindeki sevgililere seslenmektedir çıkın ordan evde bomba var bahsedilen bomba patladığında tüm türk karadeniz kıyılarını yokedecek türdendir ki akıl almamaktadır sesleneceğine içeri gidip niçin amerikalı uzmanlarımız ipleri kesmemektedir..sonuçta mı noluyor tabiki kahramanımız(kıvanç tatlıtuğ;berbat bir oyunculuk sergilemiştir ayrıca) uzun çabalar sonucu hangi renk telin kesileceğini anlamış ve bombanın patlamasına 2snye kala kurtarmıştır tüm karadenizi..ayrıca filmin pentagonda geçen karelerinde amerikan türk dostluğuna güzel imalarda bulunulmuştur..türk seyircilerine biraz saygı diyorum efendim,özellikle çekilen her kötü filmden sonra bizim bir iddamız yok sadece insanların hoş vakit geçirebilecekleri bir film olduğundan seyircilerimizin bu filmi izleyerek türk sinemacılık sektörüne katkıda bulunmalarını bekliyoruz şeklindeki açıklamalara da başvurulma gereğinin kalmayacağı seyirciye,sinemaya hakettiği saygıyı gösterebilcek nitelikte iyi filmler beklenmesi sanırım lüks bir istek olmasa gerek..
    (apollon kelebeği, 09.02.2007 08:28)
  7. abuzer kadayıf tan sonra "bir daha bir türk filmine gidersen top olayım" sözümü zannnedersem bana yedirecek olan çok acayip bir gitme isteği uyandıran film...
    (uzun kesilmiş kereviz, 09.02.2007 09:14)
  8. film sayısındaki artışın gerek türk sineması ve gerekse izleyici için hiç de iyi bir şey olmadığını ispatlayan kartal tibet şeysi. sırf bunun için yapılmış bile olabilir hatta. izleyici bu filme gider ve bir bilet parası karşılığında türk sineması hakkında aklıselim değerlendirmeler yapacak birikime sahip olarak ayrılır sinema salonundan. bu filmi gören izleyici niteliğe yönelir, istisna türk filmlerine artık hak ettiği değeri verir ve seçimlerinde bir daha kolay kolay yanlış yapmaz yani o derece.
    (öteki ben, 15.02.2007 02:08)
  9. "yeni bir film işte, ne kadar kötü olabilir ki?" diye gitme diyenlere karşı çıkarak gittiğim, kötü kavramınının sınırlarını aşan, oyuncularının performansıyla da dehşete düşüren, önüne sıfat getirmekte bile güçlük çektiğim berbat film.kara murat serisi çok daha iyidir diyor, kartal tibet e sitem ediyorum.
    (hipopotam, 04.03.2007 19:34 ~ 19:36)
  10. son zamanlardaki fason türk filmi furyasından bir örnek.
    (keyif pezevengi, 04.03.2007 19:37)
  11. yolda gelirken otobüste tam walkmanimin pili bittiği anda "off şimdi boku yedim ya" dediğim sırada bir anda, otobüs firmasının sağolsun göstermeye başladığı film. önce "tüh ya birincisini de izlemedim bunun" dediğim, daha sonra yanımdaki arkadaş sağolsun "bunun zaten birinci filmi yok, direk ikinci filmden başladı" demesi ile duruma uyandığım film.

    filme gelince, dikkatle ve büyük bir merakla izledim, film bitti ben hala inanmıyorum filmin bittiğine. ne bir konusu var ne de bir enteresan yanı. tamamen boşa giden 2 saatime yandım film bittikten sonra. yok amerikalılar füze fırlatıyor da yok onu almak için geliyorlar da, yok efendim bizim türklerde amerikan hayranlığı var da. aslında amerika hayranlığı konusuna hak vermedim değil. bu konuda benden +1 puan kazandı ki benden artı puan aldığı tek yanda buydu.

    üzüldüğüm tek yan film boyunca kaybettiğim 2 saatim oldu dediğim gibi. onun yerine yolda geçen arabaları saysaydım, hostesle muhabbet kurmaya çalışsaydım keşke diye düşündüm. bir de üzüldüm tabi ki türk sinemasının bu denli geliştiğini(!) görünce. gözlerimi yaşarttı...

    ağlıyorum, gözlerim yaş dolu...
    (özellikle nick konusunda çok hassas olan yazar, 11.10.2007 15:50 ~ 15:52)
  12. türk sinemasının yüz karası olan filmlerden biridir,hatta hakkında söz etmeye bile değmeyecek olan film müsveddesi...
    (skf, 11.10.2007 16:19)
  13. (cuore sportivo, 10.07.2008 13:40)
  14. bir pazar akşamı digiturk’ten 4,5 ytl karşılığında satın alıp izleme gafletine düştüğümüz ve pazar akşamını piç ettiğimiz filmdir kendileri.

    verdiğim parayı helal etmiyorum.

    gönül istiyorki, bir türk filmi için güzel şeyler yazalım, destek olalım, sinemada izleyelim, para kazandıralım, sanata sanatçıya katkımız olsun. ama tek çiçekle bahar olmuyor maalesef, bizim istememiz yetmiyor. sen “babam ve oğlum”’u yapacaksın, “hacivat karagöz neden öldürüldü”yü yapacaksın, biz de sana destek olmaya çalışacağız.

    yok öyle yağma

    şimdiye kadar tamamını izlediğim en kötü ikinci film. birincisi başrolünde birigitte nielsen’in oynadığı domino filmi idi.

    son dönemlerde kahpe bizans ile başlayıp maalesef moda olmuş, “ne kadar ünlü ve medyatik tip varsa oynat filmde, başarısız olsa da gişe yapar” mantığı bu film için de geçerli. garip olan diğerlerinde yer alan kötü ama yine de eğlenceli olan replikler, yada espriler bu filmde yok. onun yerine izleyiciye geri zekalı muamelesi yapan “sen anlamazsın salak” tarzı espri ve konuşmalar var.

    mesela bombadaki sarı kabloyu kesme mevzuunda yapılan muhabbet insanı verem etmeye yeter de artar, o derece.

    metin akpınar’ın oyunculuğuyla ilgili söyleyecek tek söz yok. ancak yer aldığı projelere şöyle bir bakarsak eğer; “döngel karhanesi”, “kısık ateşte 15 dakika”, “amerikalılar karadenizde 2” gibi, kaybedenler kulübünde hızla yükseldiğini görebiliyoruz. aynı mehmet ali erbil gibi, hülya avşar gibi son dönemlerde yaptığı hiçbir işin başarılı olamadığını biraz buruk da olsa müşahede ediyoruz. eğer bu projelerde yer alan kişi “zeki alasya” yada “sinan bengier” olsa anlarım. hayatlarını idame etmek, para kazanmak zorundalar. ama sen daha yeni, ortağı olduğun kipa’yı tesco grubuna satıp paraları destelemedin mi be güzel abim? beraber iş yaptığın arkadaşların geçim sıkıntısı çekerken sen akıllı davrandın, yatırımlarını planladın, dünyalığını yaptın, allah daha çok versin gözümüz yok. ama artık seni buralara getiren sinema için bir şeyler yapmak zorunda hissetmiyor musun? bu ne bitmez para hırsı güzel abim. sonsuza kadar mı yaşayacaksın? illa ki kamera önünde olmak zorunda mısın? bizim haddimize değil senin gibi bir ustayı değerlendirmek ama yaptığın işleri sen beğeniyor musun metin ağabey?

    son dönemde yapılan komedi film yada projelerinin çok da suçu yok aslında. çünkü 10 yıldır bu ülkede bir cem yılmaz gerçeği var. bu durum çıtayı ve izleyici beklentisini inanılmaz yükseltmiş durumda. yapılan işler ister istemez onun yaptıkları ile kıyaslanıyor. eğer beğenmeyip eleştirdiğimiz bu yapımlar 20 yıl önce yapılmış olsaydı sanıyorum bu ülkede ödül alırdı. ama artık bu sektörde bir şeyler yapmak isteyen izleyiciyi ciddiye almak zorunda, karşılarında tek kanallı dönemlerin ve yazlık sinemaların, ne sunarsan sun mecburen izleyecek kitle yok. zaten o dönemlerdeki “ha babam”, “deliler”, “yasaklar” gibi samimi yapımlar da yok artık.

    diğer oyuncular ile ilgili söylenecek çok bir şey yok aslında, diğer arkadaşlarda yazmışlar zaten, peker nerde olursa olsun başarılı, hangi rolü versen sırıtmaz eminim. maalesef bu adam’ı gafur gibi bir tiplemeyle izledik avrupa yakasında, dizide bu kadar sırıtan başka bir tip yoktu zaten. makbule hariç.

    filme dönecek olursak, her anlamda başarısız, her yönüyle fiyasko. bu filmi sinemada izlemediğim için şanslı sayıyorum kendimi. bu filmleri bu kadar kötü ve bu kadar ucuz yapanlar bence kredilerini tükettiler. amerikan sinemasından, film reklamı nasıl yapılır, izleyici sinemaya nasıl çekilir, sinemadan para nasıl kazanılır öğrendiler ama kötü malı bir kere satabileceklerini öğrenememişler sanıyorum.

    unutmadan, "ah be müşvik ağabey, senin ne işin var bu filmde" demeden geçemiyorum
    (nicknicktir, 16.09.2009 13:39 ~ 13:41)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil