|
|
- amerikan vatandaşı manasındadır. fakat heryerde kullanılması tavsiye edilmez. kavga çıkar. hakaret olarak anlaşılır niyazi olursunuz.
- başrollerini şener şen ve lale mansur'un paylaştığı o dönemin amerikan filmleriyle özellikle de temel içgüdü ile naşşak geçen türk filmi.
(pj7, 27.12.2004 19:50 ~ 19:53)
- şener şen'in bir filmi..
- yönetmenliğini şerif gören'in yaptığı film..
- amerikalı, amerikalı.
hem fiyakalı hem delikanlı,
amerikalı, amerikalı.
hem fiyakalı hem delikanlı,
heayt var mı bana yan bakan ?
dolar gani, faça tamam,
benim adım şeref the turk,
wow! döndüm amerika'dan.
hem melek hem şeytanım,
faizde repodayım,
ruhumu elletmeden,
üç gram namus sattım.
amerikalı, amerikalı.
hem fiyakali hem delikanlı,
köprü, kule, metro, havuz
dilimle satılıyor karpuz
burger, bluejean, kola, buz
ulan amerikalı olmuşuz
lahmacun, chicken, fast food,
zurna, saksofon, gitar, ud,
arabesk ile saz ve jazz,
baklava üstüne bol piyaz.
amerikalı, amerikalı.
hem fiyakali hem delikanlı,
üç beş peruk, bir makyaj
bir sarsıntı bir telaş
aa! evimin kadınıyım,
farkım mı var arkadaş ?
çarşaf çarşaf dolarlar
banyo köpüğü laflar
bir de hıçkırık attım mı
inanıyor (bayılıyor da olabilir) ahmaklar
sevgi in nefret out
melek in angel out
şeref in çulsuz out,
no problem magandas knock out.
bam bam! iki el silah,
ne terbiye var ne ıslah.
oh my god! okay okay!
ateş etme mike! arabada yumurta var!
amerikalı, amerikalı.
hem fiyakali hem delikanlı,
amerikalı, amerikalı.
hem fiyakali hem delikanlı,
amerikalı, amerikalı.
hem fiyakali hem delikanlı,
amerikalı, amerikalı.
hem fiyakali.
amerikalı, fiyakalı hem de delikanlı,
amerikalı, fiyakalı hem de delikanlı,
amerikalı.
şeklinde sözleri olan aysel gürelin yazdığı basit bi parça.
(bkz: itü sözlüğün hastasıyım copy paste in ustasıyım)
- bir patates ekmek jargonu amerikan salatalı anlamında kullanılır.
(bkz: patates ekmek)
- dünyanın hemen hemen bütün ülkelerine vizesiz olarak seyahat edebilen kişilik
- verilen linkte ortalama zeka seviyelerini tecrübe edebilirsiniz...
(bkz: http://www.youtube.com/...)
- kuzey ve güney amerika kıtasında yaşayan insandır. yani abd'liler amerikalı değildir. onlar gringodur, conidir, mayktır.
- gidip görenlerin dediğine göre amerikalı güzel kız yok denecek kadar azmış. güzel olanlar da ya kapak kızı ya da manken falan oluyormuş. amerikada kızlar teklif ediyormuş falan ama gelenlerden on tanesini toplasanız bir tane türk kızı etmediğini söyleyenlerin sayısıda azımsanmayacak kadar fazladır. sözün özü şudur ki amerikalı kızlar çirkin kızlardır. ayrıca çok pis genelleme yaparım.
- koloni döneminde ingilizler tarafından second-hand englishman( ikinci el ingiliz ) olarak görülen kişi.
- tam anlamıyla bir sürünün bireyi. muhalefetten bi haber toplum elemanı, ne verilirse onu yer, robotlaşma hat safhadadır. görünüş itibariyle de zihnimde kocaman bir göbek, kıllı koltuk altları, kanepelere sığmayan bir kalça* sarı ve ablak bir suratla vücut bulan insandır. kızılderilinin ahı sonsuza kadar üzerlerinde olacaktır.
(rene, 05.03.2008 11:03 ~ 11:05)
- abd'deki bir hayvanat bahçesinde bulunan hayvanların dışkılarının temizlenmesi ve nakli için yılda 40 milyon dolar harcanmaktadır. hayvanat bahçesi yöneticilerinden birinin zihninde bir gün bir flaş parlar ve fikrini uygulamaya koyar; hayvanların dışkılarını paketleyip satmak... çeşitli paketlerin üzerinde çeşitli yazılar: "zürafa dışkısı", "fil dışkısı", "gergedan dışkısı"... hayvanat bahçesinin mağazasında satılan paketler kapış kapış gitmektedir... hayvanat bahçesi yıllık 40 milyon dolar giderden kurtulmuş ayrıca kara geçmiştir.
gerek hayvanat bahçesindeki hayvanların dışkılarını paketleyip satmayı düsünen gerekse bunları alan kişiler "amerikalı"dır... amerikalılar, kelimenin tam anlamı ile kendilerine has insanlardır.
- doğru kullanımı amerikandır. kuzeyde yaşayanlarına yanki* de denir.
- "amerikalılar hoş bir halktır ama biraz hödüktür." prof. dr. ilber ortaylı (300 filmini ntvmsnbc için izledikten sonra yaptığı yorumundan)*
* http://www.ntvmsnbc.com/...
- bir başka insan bunlar. hep birbirimiz için kullanıyoruz ya "ibne dersin alınır da sikersin aldırmaz" lafını ya, aslında bu adamlara çok daha uyuyor. zira bunlara her türlü şeyi söyle, aslı olmayan iddialarda bulun, küfret, anasına bacısına yalaklan dert olmaz ama gel gör ki amerikan arabalarını beğenmediğinden dem vur, kötü olduklarını düşündüğünü söyle, bir iki sebep sırala "ibne" demiş gibi alınırlar. burdan bütün amerikalılara sesleniyorum, arabalarınız bok gibi, sesleri de osuruk sesi gibi, tipleri bi boka benzemiyor, büyük silindir hacmi yüksek yakıt tüketimiyle amerikan açgözlülüğünü sembolize ediyorlar. bedavaya verseler alırım. hemen satıp adam gibi bir araba alırım.
in ingiliş: dis iz a mesic to ol amerika. yor kars ar layk may ess. (oha, ne dedim lan ben)
- bu insanlara yönelik silindir başına 2 valfli, 8 silindirli ve litre başına 70 beygir* * üreten, supercharger ile litre başına üretilen beygir gücünü 100 beygire * çıkarmış ve yakıt tüketimi 16/26 mpg* arasında değişen düşük verimli araçlar üretilir. ve bunlar da bahsi geçen araçlara taparlar. laf söz getirmezler. ferrari f430'un 4.3 litre 490 beygirlik litre başına 113 beygir üreten motorunun 11/16 mpg yakıt tüketimi olduğunu ve veriminin bahsi geçen araçlardan çok üst düzeyde olduğunu söylediğinizde araçlara tapmaları nedeniyle hırçınlaşırlar. konuyu sen ferrari'ni al, ben corvette'mi alayım, bakalım yolda kim kimin eline veriyora getirirler. olayın motor verimliliğinden başka bir şey olmadığını anlamıyorlar. tabii ki sizin 8.3 litrelik 600 beygirlik dodge srtniz ile ferrari'nin hemen hemen yarı hacmindeki motoru baş edemez. ama çok istek varsa hemen hemen eş değer olarak taptıkları araçlara denk olarak ferrari 612miz* var, 599umuz* var. hem de devasa superchargerlar ile güçlendirilmiş değil, tamamen atmosferik basınçlı.
|