|
|
- 16. yüzyılda ispanyollar orta ve güney amerikaya vardıklarında oranın geri kalmış yerlileri ile karşılaşmışlardı.. meksika'da aztek ve mayalar bulunuyordu..kolombiya'da ise çipçalar ve peru'da inkalar bulunuyordu..aztek ve maya mitolojilerindeki bir hikaye nedeniyle, yerliler ilk başta ispanyolları çok dostça karşıladılar..mayalar’ın kukulcán, aztekler'in quetzalcóatl adını verdikleri tanrının insanlara takvimi, tarım bilgisini ve astronomiyi öğrettiklerine inanırlardı..beyaz bir teni ve sakalı olan bu tanrı, doğuya yaptığı bir yolculuktan sonra ortadan kaybolmuştu..ne var ki giderken bir gün, geri geleceği gün insan biçiminde geri geleceğini söylemişti..tesadüfe bakın ki, gelen tence onlardan beyaz olan ispanyolları, tanrıları zannettiler..aztekler, beyaz tenli ve sakallı ispanyol kaşif hernán cortés'i görünce, quetzalcóatl’in geri geldiğini sanarak onu saygıyla karşılamış..
öteki önemli aztek tanrılarından biri tezcatlipoco, öbürü ise çok uzun boyu ve kudretli gücü ile güneşi temsil eden genç savaş tanrısı huitzilopoçli idi..onu sağlıklı ve güçlü kılan besin insan kanıydı..yakalanan düşmanların bedenlerinden ayrılmış kalpleri ona sunuluyordu..
güneş, peru'da yaşayan inkalar içinde önemliydi..krallarının günelten geldiğini ve bu yüzden kutsal olduklarına inanırlardı..inala imparatorluğunun başkenti olan cuzco aynı zamanda güneşin kutsal kentiydi..inkaların önemli yıldız, gezegen, deniz ve ay tanrıları vardı..
aztek, maya, çipça ve inkalar'ın yanı sıra kuzey ve güney amerika yerlileri dağınık kabileler halinde yaşarlardı.. tek bir büyük uygarlıkları ve gelişmiş mitolojileri yoktu..genellikle bitki ve hayvanlarda bir çeşit sihirli ya da olağan üstü gücün yaşadığına inanırlardı..bazı kabileler belirli bir hayvan türüyle özel bir akrabalıkları olduklarına inanırlar ve bu yüzden hiçbir zaman o hayvan türünden avlamaz ya da etini yemezlerdi..
- (bkz. türk mitolojisi)
|