belki ilginizi çeker
  1. · hayalin derinliklerine yolculuk
  2. · ihsan oktay anar
  3. · şehbenderzade filibeli ahmet hilmi
  4. · ahmak ı hayal
  5. · şehbenderzade filibeli ahmed hilmi
  6. · tarsem singh
  7. · ney
  8. · dursun gürlek
  9. · ahmak ı hayal
  10. · türkiye de kitap olmak
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  2. · insanın hayatına sıçan şeyler
  3. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  4. · zongul ducks
  5. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  6. · yılmaz özdil
  7. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  8. · dünya yalan söylüyor
  9. · arabası olan sevgili arayan kız modeli

amak ı hayal  

  1. vaktiyle tercüman'ın 1001 temel eser serisinde ve daha sonra çeşitli yayınevlerinden sadeleştirilmiş biçimiyle çıkmaya başlayan filibeli ahmet hilmi efendi'nin eseri. birçok tasavvufi öğe ile çatılmış kendini bulma öyküsü/öyküleri. insanın kendi kişisel yolculuğunun yanısıra bir kitabın yazıldığı tarihe ve yazıldığı yere, bir de aynı coğrafyada ikamet eden şimdiki metropaganların haline bakınca esere hayran olmamak elde değil.
    (dem, 03.03.2006 21:51)
  2. yazarı şehbenderzade filibeli ahmet hilmi'dir.asıl adı da "a'mak-ı hayal" dir.
    (lupin, 17.05.2006 22:26 ~ 07.07.2006 00:15)
  3. ihsan oktay anar'ın oldukça etkilendiğini düşündüğüm bir roman.
    (lupin, 29.06.2006 02:26)
  4. ahmet hilmi'nin 1910 yılında yayımlanan felsefi içerikli romanı. türkçe'ye hayalin derinlikleri olarak çevirilmektedir. hakikate susamış raci'nin bir ermişin (aynalı baba) rehberliğinde manevi alemlere yaptığı yolculukları anlatmaktadır. her yolculukta bir hikaye anlatılmaktadır. hepsi birbirinden güzel olmakla beraber zerdüşt hikayesi süperdi. bu roman deyim yerindeyse bir şaheser.
    (lupin, 06.07.2006 00:58)
  5. lupin sayesinde haberdar olduğum güzel eser. puslu kıtalar atlası ve efrasiyabın hikayeleri tatlarını içeriyor denebilir.
    (excalibur, 20.08.2006 02:14)
  6. 1910 yılında yayımlanmasına rağmen anlatılan hikayeler çok taze.leylalı mecnunlar ve leylasız mecnunlar birbirine takip eden en güzel bölümlerdendir
    (minel aşk, 15.02.2007 17:50)
  7. genelde her yayın evinden basıldığını gördüğüm filibeli ahmed hilmi kitabı...
    (bakarsinbirigelirelimdekielmayiyer, 22.05.2007 12:29)
  8. dursun gürlek çevirisiyle antik yayınlarından çıkan kitaptır.
    ruh ve madde âlemi arasında varlığın hakiki manasını arayan raci'nin yolu nihayet bir gün, mezarlıktaki küçük kulübesinde yaşamını sürdüren aynalı baba ile kesişir. benliğini şüphe ejderhasına teslim etmek üzere olan raci'nin kafasındaki sis perdesi, bundan sonra yavaş yavaş dağılır ve bizleri tadına doyamayacağımız heyecanlı bir yolculuğa çıkarır. raci'nin, hayalin derinliklerinde hiçlik zirvesinden zerdüşt'ün diyarına, kaf ve anka'ya, oradan da ilahi aşkın nuruna doğru yaptığı bu manevi yolculukta tasavvuf deryasının sırlarına doğru kanat çırpacaksınız.

    "tuhaf! varla yok hiç bir olur mu? örneğin ben şimdi varım, yarın yok olacağım. bu ikisi arasında fark yok mu? " dedim.

    deli, başını çevirdi. kahkahayı bastı:

    "vay! sen varsın ha? ! acaba var mısın?"
    (sophie, 01.07.2007 19:49)
  9. hayalin derinlikleri anlamını taşıyan a'mak-ı hayal de romanın baş kahramanı râci nin ontolojik sorularına cevap aranmaktadır. genç râci hayata dair bir çok soru işareti besler kafasında, inanç ve felsefe soruları düğüm olur beyninin içinde. bulduğu hiç bir cevaptan tatmin olmaz. aynalı babanın ney üflemesi üzerine o kadar etkilenir ki bir sürü hayale dalar. daldığı her hayalde yeni bir hikaye başlar.
    en iyi tasavvuf örneklerinden biridir bu eser. mutlaka okunmalı, okutulmalıdır.
    (bkz: şehbenderzâde filibeli ahmed hilmi)
    (badangel, 11.07.2007 09:53)
  10. "..beşeriyet bir ah etti ve:
    - doğru!.. doğru!.. bana söyleyin! yalvarırım, merhamet edin de bana söyleyin! madem hayattan nefret ediyorum, hiçbir zevk alamıyorum, o halde saadet nedir? lütfen bunu bana söyleyin! diye yalvardı.

    -ey beşeriyet! saadet, hayatı olduğu gibi kabul edip zorluklarına göğüs gererek ıslâhı için çaba göstermektedir. dedi.."

    sonsuzlukta hiç oldu.. bir an için hiç oldum..
    (mor kedi, 31.08.2007 23:30)
  11. a'mâk-ı hayâl; hayatını zevk, eğlence ve geçim derdine adamış ama aynı zamanda çok okuyan, bilgi sahibi ve sahip oldugu bilgilerle her daim hayatı sorgulayan biri olan raci'nin, günün birinde bir mezarlıkta yaşayan aynalı baba isimli bir zat'la tanışmasıyla başlayan hayallerini ve bu hayaller doğrultusunda onun seyr-i süluk deneyimlerini konu alan ilginç bir kitaptır.
    aynalı babayı ziyarete geldiği her gün, onun çaldığı ney eşliğinde -buradaki ney tesadüf olarakseçilmiş bir enstrüman değildir, tasavvufta ney insanı simgeler.- ayrı bir hayali yaşar raci ve bu da kitapta ayrı ayrı bölümler olarak ele alınır.
    kitabın yeditepe yayınlarından çıkan baskısında kitap üç bölümden oluşmuştur:
    birinci kitap: raci'nin aynalı baba'yla geçirdiği günleri ve bu günlerde gördüğü hayalleri anlatır (9 gün)
    ikinci kitap: raci'nin manisa tımarhanesindeki gözlemlerinden oluşur.
    a'mâk-ı hayâl'e zeyl kısmında ise kısa hikayeler ve aynalı baba ile tekrar karşılaşması anlatılır.

    aynı zamanda ''birinci kitap'' kısmında anlatılan dokuzuncu günde ''ulular meclisi'' nce yapılan mutluluk tanımlarıyla beni benden alan kitaptır.

    ''konfüçyüs: bir tencere pirinç pilavına bütün lezzetleri sığdırmaktır.
    eflatun: daima yücelikleri düşünmektir.
    aristo: mantık! işte mutluluk!
    zerdüşt: mutluluk, karanlıkta kalmamaktır.
    brahma: mutluluk mu? herkesin zannettiği neyse onun aksidir.
    hızır: mutluluk, ihtirasların giremediği gönüllerde bazen şimşek gibi çakan bir hayalettir!''
    (sekizinci cüce, 21.09.2007 12:13 ~ 05.02.2008 10:36)
  12. okunan her cümlede bu kadar yüzeysel yaşıyor olamayız diye hayıflanmalara neden olan roman. kesinlikle muhteşem..
    (roxanne, 14.04.2008 10:16)
  13. bir raci var benden içerü dedirten, vakti zamanında ustura dergisinde çizgi romanı da yayınlanan kitap.
    (iki nokta üst üste, 18.07.2008 18:00)
  14. tekrar tekrar okunulası, elde kalem her gönüle dokunan kısmı not alınılası, içerisindeki cümlelerin altını çizmeye kıyılamayan eser.
    racı olmalıyım dedirten, fakat racı olmaktan bile ne kadar uzak olduğunuzu anlamanıza yardımcı olan, her yerde aynalı babayı aratan eserdir.
    uçurumun kenarında olduğunuzu size anlatan yine de bir ferahlık duygusu veren kitap.
    (leyl, 12.09.2008 03:20 ~ 03:21)
  15. üzerine saatlerce yazılıp konuşulabilecek, alternatif matrix ve yüzüklerin efendisi senaryolarına hollywood da ilk sıraya yerleşmiş,doğu klasikleri okumadan büyüyen bir nesilden olan kendimin, bu kitaplara karşı bakışını değiştiren, şu ana kadar 3 kişiye hediye ettiğim, avrupalı bir yazar tarafından yazılmış olsaydı çoktan bestseller olmuş, raflar arasında yitip gitmemesi gereken,filibeli ahmet hilmi'nin yazmış olduğu şaheserdir. hele iyilik ve kötülük arasındaki savaşın anlatıldığı sahneyi bizzat içinizde yaşarsınız.
    mutluluk nedir sorusuna, ulular meclisinden verilen cevapların bir tanesinde şöyle der:mutluluk bir pirinç tanesine tüm lezzetleri sığdırmaktır.
    (zamirtamlamasi, 11.01.2009 13:01 ~ 13:02)
  16. ingilizce ve almanca çevirileri de bulunan baş ucu eseri.
    awakened dreams-raji`s journeys with the mirror dede
    die tiefen der träume
    (leyl, 23.01.2009 04:31)
  17. insana yüzyıllar öncesinden kalan mistik bir kitâbe gibi gelse de epi topu 99 yıl öncesinde 1910 yılında [yüz desem çok gelecekti, isabet oldu hehehe] bulgaristan’ın filibe eyaleti’nde doğmuş bir türk evladı olan muhterem, ruhu şâd olsun şehbenderzade filibeli ahmet hilmi bey tarafından tahkiye edilmiş bir türk klasiğidir amak ı hayal.

    sultan abdulhamid, jön türkler’le olan ilişkisinden dolayı libya’ya sürmüş kendisini. akabinde meşrutiyetten sonra anca geri dönmüş ve 1913 yılında vefat etmiştir.

    zamanında ihsan oktay anar’ ın yazdıklarına bakıp “oha lan şu adamın yazdıklarının süperliğine bak yok böyle bir şey” demiştik. şimdi de süperliği konusunda hemfikirim fakat “yok böyle bir şey” konusunda yanılmışız. amak ı hayal varmış, ihsan oktay anar bu eserden epey müstefidmiş. şimdi de aynı hataya düşüp amak ı hayal için “yok böyle bir şey” demek istemiyorum. muhtemelen kendisinden önceki diğer tasavvufi eserlerin özeti mukabilinden bir şey çıkacak.

    tasavvufi bir incelemesi de aşağıda mevcut.

    http://www.tasavvuf.gen.tr/...
    (muhayyel zartalos efendi, 13.04.2009 18:25)
  18. tarsem singh tarafından filmi çekilse (bkz: the fall) ikinci bir görsel masal olur.

    (felsefi içeriği hakkında bilahare fikir beyan edilecektir)
    (mahmur beste, 26.05.2009 09:12)
  19. (bkz: hayalin derinliklerine yolculuk)
    (heidi, 02.07.2009 19:11)
  20. filibeli ahmed hilmi'nin masal tadında eseri.

    bir kez okunup bırakılacak bir kitap değil asla. alt metin olarak, üzerinde düşünelecek çok fazla ayrıntı barındırıyor. üsluptaki rahatlık, böylesine derin anlamlı bir kitabı bir solukta okutuyor.

    kesinlikle bir başucu eseri. dönüp dönüp yeniden okunması gereken.
    (peride, 11.10.2009 00:10)
  21. ehrimen ile hürmüz'ün karşılaşmasını mutlaka ama mutlaka okuyun!
    bir okuduktan sonra döne döne tekrar okuyacaksınız zaten.

    gözden yaş getirecek cinsten, güzel bir kitap.

    bir de;

    (bkz: ney)
    (antik acılar çarşısı, 11.10.2009 00:12)
  22. (bkz: ahmak ı hayal)
    (hayri potur, 11.10.2009 00:15)
  23. okuduktan sonra, hayatım değişti diyebileceğiniz nadir kitaplardandır.
    (leyl, 11.10.2009 00:19)
  24. leylasız mecnunlar kısmından;

    "- mana ne demektir?

    + birin iki, ikinin bir olmasıdır.

    - bunun ismi nedir?

    + kelime-i tevhid yani "la ilâhe illallah" diyerek allah'ın bir olduğuna inanmaktır.

    - bir nasıl tevhid olunur yani birin bir olduğu nasıl söylenir? bir, bölünebilecek durumda, birden fazla şeylerden mi meydana gelmiştir?

    + hayır. biri basit olup bölünme kabul etmez.

    - öyle ise bir, nasıl iki olur ve tevhitte neden iki taraf vardır?

    + iki tarafın birisi ikrar yani kabul, diğeri de inkârdır yani kabul etmemektir. inkârın varlığı, ikrarın gölgesidir. bu sebepten dolayı iki tarafın aslı birdir. eğer bir taraf olsa, o vakit ikilik olabilirdi.

    - ya! buna ne derler?

    + bunun üç ismi vardır; birincisi yaratma sanatı, ikincisi görünüp bilinme cilvesi, üçüncüsü vahdet yani tek olma oyuncağı.

    - bu ne zaman olmuştur?

    + zaman, inkâr ile ilgili bir taraftadır. var olmakta zaman olmaz ki! an olur.

    - pekâla, an dediğin nedir?

    + sırf inkârdır. sırf yokluk, ikrarda zamansızlık demektir. farkta da yani ikrarla inkâr arasını ayırt etmekte de mutlak zaman demektir."

    kitabın da birçok şeyin özeti de bu zaten. kana kana doya doya okunması gereken bir kitap.
    (asasdas, 11.10.2009 00:32)
  25. (-kült adayı- deneyselsi) filminin eli ayağı düzgün kaliteli bir yönetmen tarafından çekilmesini bekleyen kitap.

    "o film elbet bir gün çekilecektir, o filmin yönetmeni, oyuncusu vd. ne güzel birer insan, yapımcısı ne büyük bir sinema adamıdır."
    (anka, 11.10.2009 00:42 ~ 00:44)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil