öncelikle; (bkz:
satranç açılışları).
sonrasında grandmaster ve masteree'ler tarafından oynanan fakat pek bilinmeyenler için;
ırak savunma açılımı
bu savunma açılımı grandmaster g. bushov’un geliştirdiği saldırı temelli açılıma cevap niteliğindedir. rakibinizin sizin alanınıza serbestçe girmesi için açık oynayın ve şahınızı kolayca avlanabilmesi için ortaya çıkarın. unutmayın ki; bu taktikte oyun, rakip içinize girip şahınızı öldürdükten sonra başlar. sonra sürün bir piyonu üçün beşin arasına. böyle avantajlarının yanı sıra oyunu sonlandıramama gibi de bir dez-avantajı vardır ve bu sebeple sürekli "draw" çekilir rakibe.
(ütopya, 28.09.2007 23:03 ~ 29.09.2007 01:19)
amerikan saldırı yayılımı;
rakibinize karşı saldırı amaçlı bir açılım yapmadan önce; rakibinizin bir sürü piyonu olduğunu bir daha hatırlayın. kendi piyonlarınızla saldırmadan önce rakibinizin piyonlarını üstlerine karşı önce itaatsizlik sonrada başkaldırı yöntemiyle kullanınız. neye uğradığını şaşıran rakibinize usulca sokulun.
(ütopya, 28.09.2007 23:03 ~ 29.09.2007 00:32)
çin savunma kaçılımı
öncelikle çin savunma ekolünün birden fazla satranç tahtasına sıçrayabileceğini unutmayın. taşlarınızın fazla oluşu sizi aldatmasın, zira rakiplerinizin de buna karşı saldırı taktikleri olacaktır. bu ekolün en önemli noktası; aldatmaca üzerine kurulu olmasında gizlidir. zira en değerli olan taşınız olan veziri (queen) rakibinize peşkeş çekin ve alttan alta saldırı hatlarını zayıflatın. bu taktik işe yaramazsa çekin bir sur tahtanın ortasına olsun bitsin.
japon gurur saçılımı
bu ekol, en büyük grandmaster’lar arasında bile rağbet görmez pek. zira bir piyonla dahi yapacağınız en ufak hata sonucunda şahınız kendi sorumluluğundan ötürü intihar taktiğiyle oyunu terk edecektir
küba eşitlik ekolü
bu taktik satrancı dama gibi yorumlayan grandmaster castrov tarafından geliştirilmiştir. zira bu ekole göre tüm taşların değeri eşittir.yok öyle çarpışan piyonlar semiren kaleler, vezirler. her taş vezir ya da her taş piyondur. böyle olunca şahın korunmasına da gerek yoktur
(ütopya, 28.09.2007 23:05 ~ 23:07)
hint vurdumduymaz duruşu
ünlü hint satranççı gandov tarafından geliştirlen bu taktikte, rakibinizin tüm saldırılarına sebatla gülümseyin. bir piyonunuzu avlayan rakibe diğerini siz verin. şah çeken rakip vezire at kurban edin. zira bir süre sonra bu pasifizimden bıkacak olan rakip, nihayetinde gerçeğin farkına varacaktır;
there is no king(ütopya, 28.09.2007 23:05 ~ 29.09.2007 03:37)
baltacı mehmet paşa saldırısı
bütün piyonlarınızı mehter marşı eşliğinde rakibe doğru sürün. karşı tarafın piyonlarını kalelerini alaşağı edin. atlarla şahı kuşatın ve mat edin. yalnız rus gambitine karşı çok başarısızdır bu açılış. (rus gambitinde vezir (queen) çok etkili olduğundan dikkat dağıtabilir)
(devil, 28.09.2007 23:41)
rus sıcak deniz açılımı;
bu taktikte amaç bilinenin aksine, rakibi yenmek değil, onu aşıp arkasında size vaad edilen karelere varmaktır. bu sebeple piyonlarınızı önden sürüp düşmanınızı oyalarken, önemli taşlarınızı çaktırmadan arka saflara kaydırın. bunun için arada bir vezirinizi (queen) peşkeş çekmek zorunda kalsanız dahi, neticede arzuladığınız tüm kareler sizin olacaktır.
fatih sultan mehmet akını
piyonlar oyunun başında hilal şeklini alarak saldıraya geçer.vezir (fatih sultan mehmet) ise bir kaç hamle yerinde
bekleyerek rakibin ne yapacağını izlemeye koyulur. rakip ise mö den kalma klasik bizans savunmasını uygulamaktadır. bunu gören vezir saldıraya geçer atlarıyla rakibin kalelerini yerle bir eder.
turan taktiği açılışı
önce piyonlar öne sürülür. bunlar rakibi oyalarken önemli taşlar kanatlara kaydırılır. piyonların bir kısmını feda edip çok pis sıçılıyor havası verilir. işte o an gelmiştir. hemen tüm piyonlar geri... anasını satayım piyonlar geri gitmiyodu. gitti güzelim piyonlar! yapmayın kardeşim tutmuyor. geri gitmiyor tırt taşlar. taktikten anlamıyorlar canım. haşhaşı çekmiş gaz bir şekilde hep ileriye hep ileriye. ne zamanki yolun sonuna geliyorlar o zaman akılları başlarına geliyor.
rakip iki piyon arasına gerilen kurdele, oyuncuların ve seyircilerin alkışları eşliğinde, bir bakana kestirilerek yapılabilir.
(luto, 29.09.2007 01:02 ~ 17.12.2007 20:31)
kara murat fatih'in fedaisi modu;
vezirin önü açılır gerisine karışılmaz. fakat bu vezirin karşıladığı kişi kara murat olduğu için ve atıyla ayrılmaz bir bütün olduğu için ' l_ ' hareketini de yapabilecektir.
blitzkrieg açılışı
"piyonlar! siz beri durun hele!" denir. arkadaki daha yetenekli ve blitzkrieg için elzem bir özellik olan hareket yeteneğine sahip taşların önü açılır. onlar açığa alındıktan sonra da
blitzkrieg işte. allah ne verdiyse. tabi sonradan piyonlar tarafından desteklenecek bu harekat.
lejyoner taktiği
bunda tam bir disiplin söz konusudur. piyonlar iki kare ilerlemez. safların dağılmasına izin verilmez. piyonlar yanyana ilerler. onların ardından cenge girecek olan daha kıdemlı taşlar da arkalarındadır. disiplinli piyon dalgasının yıprattığı düzensiz barbar(!) hattını artık kilit taşlarla dağıtmaya gelmiştir sıra. ayrıca ham kuvvete dayanan rakip taktiğini dar bir alana sıkıştırmışsınızdır.
vurkaç açılışı
bunda atlar öne çıkar bir kaç piyon ve yeterince şanslılarsa fil filan alıp geri dönerler. rakip hala uslanmamış ve sağlamda durmayan zayıf taşları ileri sürüyorsa bu akınlar tekrarlanır. sonra genel saldırıya geçilir.
kaypak sezo-brütüs açılımı;
rakibin şahının yanına çaktırmadan ilerlemeyi esas alan bu taktiğe göre; herhangi bir taşınızı, rakip şahın en iyi adamı haline getirin. etrafta atıydı, filiydi kalesiydi derken kimse kalmadığında arkadan yaklaşıp öldürücü vuruşu yapın. bunu, satranç literatürüne katan brütov ile sezov ikilisidir.
asimilasyon açılışı
fillerin biliyorsunuz batı ellerinde karşılığı başrahiptir. bunları rakibe misyoner olarak gönderip, toy piyonları kandırır dinden imandan edersiniz. hatta bunların arasına mezhep farklılıkları koyup birbirine düşürür, karşı rengi birbirine kırdırırsınız, cebren ve hile ile de vezirin duruma sessiz kalmasını sağladınız mı geriye açıkta duran göte saplak indirmek kalır.
sinsi ingiliz açılışı
evet ne kendi taşlarınızı savaşa sürüp heba edeceksiniz canım. rengarenk bir koleksiyon var elinizde. sizin piyonlar da gitsin yeter. bu rengarenk taşlar ileri hatlarda "şahımız çok yaşa!" nidalarıyla cenk ederken arkada vezirle şah kibar kibar konuşur çaylarını kahvelerini içerler. ne o kayıp mı ettiniz? hiç üzülmeyin. sonradan rakip oyuncuyu aslında sizi yenmediğine o renkli taşlara karşı savaştığınıza ikna edersiniz. hatta yetenekliyseniz, satrancı siz kazanmışçasına gazoz bile ısmarlatabilirsiniz rakibinize.
cüneyt arkın filmleri modeli
veziriniz, piyonunuz, kaleniz, ne kadar taşınız varsa öne atılır. (burada çok gaz olduğumuz için önemsemiyoruz düzeni, dalın siz endişelenmeyin.). tüm taşlarınız cengaverce dövüşüyor, bir şehide beş kelle alıyor; üstüne üşüşen birörnek taşları yanındaki kareye atlamak yoluyla defalarca öldürüyor olabilir(türk filmlerinde yana kılıç saplama efekti). hemen sevinmeyin daha oyun bitmedi. taşlarınız cengaverce dövüşür ama bir sonraki hamlede ne olacaklarını pek hesaplamadıkları için çok kolay alınabilecek durumlara düşecek, rakip sizin veziri onaltı şekilde alabilecek durumda olacak. ama vezir esir alınacaktır, vezir alındıktan sonra diğerlerinin esir alınması kolaydır zaten.
evet artık taşlarınız için elemli günler başlamıştır. artık yapmanız gereken, rakip şahının sadist çıkmasını beklemektir. ve tombala! rakip şahı tam bir sadist çıkmıştır, artık bi punduna getirip o vezir kaçacaktır. (lan rakip şahı! akıllı ol al şu veziri kurtul, oyun uzarsa götünden şırıngayla kan alacak o hiperaktif gablama. peki abicim ben uyardım. ya köpek gibi yalvarırken vezire beni hatırlarsın. bak oğlum türk filmi bu insani mesaj kaygılı batı filmeleri gibi insafa gelmez bizimki kolay kolay. ulan canına mı susadın! lan sen ölümü uyku mu sandın lan! peki abicim peki. anüs büzenkasında şırınganın metalinin soğukluğunu hissedince beni hatırlarsın artık. ben insani görevimi yerine getirdim arkadaş benden bu kadar) ehm. nerdeydik? evet vezirimiz bir punduna getirip kaçtı, belki de esir düşerkenki ihtiyatsızlığı öncesinde yapmadı ve prensesin kalbini çaldı vakti zamanında, belki de dravdan ölüp nehre filan atıldı. ya da satrançta olmayacak türlü türlü işlerden bu kurtuldu. araya reklam girdi şimdi.
o da ne? vezirimiz elinde bir ilkyardım kutusu ve bir adet şırıngayla tekrar belirir. (dedim ben.) teker teker -yine rakip şahın salaklığından mı sadistliğinden mi bilinmez bir türlü öldürmediği- ne kadar taş varsa hepsini kurtarır. (bunun satrançta nasıl mümkün olacağını hayal gücü pek bir geniş olan siz saygıdeğer okurlara bırakıyorum. ) (yani belliydi bunun olacağı hiç değilse gelip kurtaracağı taşlardan kurtulsaydın be şahım, "aşkolsun sana çocuk! aşkolsun! acıyorsam sana anam avradım olsun!" bundan sonra başına geleceklere hiç üzülmiycem hakettin çünkü sen bu salaklıkla. )
artık delicesine bir savaş başgösterecektir. tam vezir en sevdiği biricik şahı(cüneyt arkın'ın sevgilisi, annesi filan olsun.) kurtaracakken rakip bu şahı alır. "nayııır!"(yani o kadar güçlü kuvvetli taş dururken sen, hantal ama değerli olan şahı alıp gaza getireceksin milleti, yani bana diyorsun ki ben kanıma susadım, yani bana diyorsun ki ben mazoşistin önde gideni, bayrak sallayanı, geride durmayanıyım, yani bana diyorsun ki ben tam bir stratejik angutum ha allahın gerizekalısı?) bir süre veziriniz oynamaz, diğer taşlar mücadele ederken o gider yitip gitmekte olan şahın yanında onu son yolculuğuna çıkmadan kapıya kadar eşlik etmektedir. o sırada şah da bunu gaza getirir ( e koskoca şah hemen ölecek değil ya?): " aferin yiğidim, koç gibi olmuşsun aslanım, öyle yiğit olmuşun ki hem düz hem de çapraz istediğin yere kadar gidebiliyorsun, şahinim benim, hıgggk!". artık vezirin doğrulma zamanı gelmiştir. savrulun bre! ulan rakip şah, sen bittin oğlum! artık "tavşan kaç tazı tut" başlamıştır. rakip şah kaçar vezir kovalar, ve zamanı gelmiştir (bu esnada diğer taşlarla kaleleri almayı unutmayın.),"bu piyonum için! şah!" "aıııgh!", "bu kalem için! şah!","aıııgh!" "bu atım için!", "ıaaagh!", "bu da şah için! şah mat", "mort". eline sağlık vezirim, haketti o köpek. haketti o sadist zevklerinin peşinden koşan hedonist köpek. ben uyardım dinlemedi o dingil. her şey müstehaktı. gazan mübarek olsun.
dede korkut modeli
meğer hanım uzaktan bir toz görünmüş. kimi aydur "bu geyik tozudur.". kimi aydur " bu gelen siyah taşların tozudur.". bunun üzerine şah aydur "bu gelen geyik tozu olsa iki veya daha fazla toz olurdu, bilesiniz ki bu gelen siyah taş tozudur." sonra şah azgın dinli kara donlu kafire karşı öne çıkar, tam o sırada diğer beyaz taşlar yeterler. önce her yönde düz gidebilen, önündeki piyonu muhkem kılan, kımıldamaışken şah ile rok eyleyen kale yetişir. "çal kılıcını ağam şah! yettim!". sonra istediği yere kadar çaprazlamasına giden, şaha çoban matı eylemiş fil gelir. "çal kılıcını ağam şah yettim!". sonra hem çapraz hem düz istediği yönde istediği kadar giden verilmeye bir türlü kıyılamayan güzel vezir gelir. "çal kılıcın ağam şah yettim!", sonra er meydanında büyük l çizen, kafir üstünde atlamış at yetişir. "çal kılıcın ağam şah yettim!". sonra düz ilerleyip çapraz kesen, hep ileri giden, hırsından bıyıklarından kan damlayan yanındaki piyonun canını alıp gerisine geçen piyon geldi. "çal kılıcını ağam şah yettim!" saymakla tükrenmez satranç taşları hepsi bir bir çıkıp geldiler. arı sudan abdest alıp iki rekat namaz kıldılar ve derhal düşmana kılıç saldılar, davullar dövüldü, burması tunç borular öttü. kul beyinden, bey kulundan ayrıldı. ciğerinde olanlar belirdi muhannesler sapa yer gözetti. o gün bir savaş oldu, meydan dolu baş oldu. vezir siyah şaha, şah mat yaptı o vakit siyah şahın gözüne dünya alem karanlık oldu.
büyük iskender taktiği
piyonlar(falanks) önden düşmanı ve hattı tutar, bunlar filler ve kaleler tarafından desteklenir. arkaya atlar vezir ve şah sarkıtılır ve rakip taşları araya kıstırılır. çift kaşarlı tostunuz afiyet olsun.
rakip filler üzerinden taktik yapıyorsa bunlar kalelerin attığı ciritler sayesinde delirtilir ve rakip taşlara saldırması sağlanır. ehe ehe.
sakarya taktiği
geri çekileceksiniz bu taktikte onun için sakın piyonlara güvenmeyin. bakın, yazık olur sonra taktik de yalan olur. rakip saldıracak siz savunacaksınız. artık taşlarınızı çok pis sıkıştıracak, ve tam da " ehe ehe bu şimdi gerisin geriye gidecek bende matedecem lavuğu." diye düşünürken birden diyecek: "napıyo lan salak bi kare gitti durdu." ama sonra görecektir ki hemen o bir kare geride savunma kurulmuş, bu savunmayı yıkıp bir sonraki kareye sizi geri atmak için çok taş kaybediyor olayı bırakacaktır. gizli gizli masaya taş koymak için yeterli süre sağlar bu size.
soğuk savaş
bu o kadar da alternatif değildir aslında. iki tarafın da taşlara kıyamayan pimpirik sahibi oyunculardan oluştuğu karşılaşmalarda sıkça rastlanılır. sözle dile getirilmeyen meydan okumalar meydana gelir. bir piyon tehdit edilir mesela, ardından bir taş çıkartılır denilir ki rakibe "bak koçum tercih senin, benden piyon giderse senden de piyon gider.",e rakibin de eli armut toplamıyor ya hemen başka bir taş oynatır. "e benim piyon giderse senin at gider, akıllı ol","racon mu kesiyon al o zaman rok! aldın mı boyunun ölçüsünü?","hmm, ama sen de bunu düşünmemiştin ala bakalım şuraya bir at getireyim de sıçsın savunman.","hiç de sıçmaz şuraya veziri kodum muydu, sen fili asla veremezsin, yemez oğluuum, göt ister o işler.", "yemiyor değil de şu anda taktik olarak uygun bulmuyorum vermeyi, onun yerine şunu yapıyorum.", "hadi be çok yakındı göçüyodu tüm savunması."...
böyle böyle oyunda gerilim arttıkça artar, kafada binbir olasılık uçuşur: "acaba gözünü karartıp dalar mı benim ata?", "orda bir rok var yapmasını engelliyeyim bari.","valla veziri almanın bir yolunu mu bulur?", "acaba darbe mi olur, bu kış komunizm mi gelir?" tarzı. gözler istihbarat örgütü gibi rakibin elinde yüzünde, ne tasarladığını anlamaya çalışır. sinirler gerim gerim gerilmiştir aşil tendonu hesabı. kafada bu kadar olasılık ve korku uçuşurken bazen unutulur asıl amacın şahı almak olduğunu. ortada aksiyon filan yoktur. çok sinirdir.
satrancın farkı sonunda bir tarafın açık vermesi ve zor duruma düşmesidir. gerçekte olanı satrançta modellesek sanırım bir kaç küçük taş alışverişinin ardından, taraflardan birisi kişilik bölünmesi geçirir ve "eeh skerim oynamıyorum!" yapar.
mediamarkt açılışı
rakibe bir hafta öncesinden çok ucuza piyon ve filler olduğu bilgisi sızdırılır. maç saatinden önce pusuya yatan rakibin tüm taşlarını, mediamarkt'ın önüne yığdığı farkedilir.bunun üzerine maçın başlangıç saati ertelenir ve hükmen kazanılır!
1. dünya savaşı
evet önce satrancı iki kişi oynamakla yetinmeyip mahalle maçı gibi adam topluyoruz. değişik milletlerden ama, babil kulesi gibi olmalı ortam. eh sonra bırakın başlasın hengame. almanların yenilmesine izin vermeyin ama. otomatikman siz de kaybediyorsunuz.