korsan kitapçıların sevgilisi..açtığı fanzin sergisi ile gönüllerde taht kurmuş öküz dergisi ve
filler çapraz gider kitabının geyik insanı...
"kavramların, anlamların, kelimelerin hatta duyguların, düşüncelerin, çok saçma ama aşklarin bile içi boşaltılabilir. aşıksındır ya da çok yoğun duygular yaşıyorsundur, öfke de olabilir bu, nefret de, sevgi de. sonra bir bakarsın balon gibi birşeymiş yaşadığın. epey bir yer kapladığını sanırsın hayatında, ama öyle bir an gelir ki sönüverir. işin tuhafı, kaybolup gittiği yerde bir boşluk bile kalmaz. o zaman anlarsın aslında pek yer kaplamadığını, içinin boş, bomboş olduğunu."
çok güzel felsefe yapan, kelimelerle de iyi oynayan, okurken bir çok kez "hakkaten ya" dedirten, asıl mesleği
* doktorluk olan kişi.
www.altayoktem.com kişisel web sitesinin adresidir. çok sevdiğim ve yakından tanıdığım süper bir insandır kendisi. yeni deneme-anlatı (arası) kitabı olan 'içimde bir boşluk var' sel yayıncılık'tan çıktı bu arada.
deniz durukan'ın eşi.
bu haftaki penguende sözlükleri "bazı geyik siteleri ve neticede sözlük olarak adlandırılan muhtelif sanal yerleşim bölgeleri" olarak tanımlamış yazar.
düzenli olarak
penguendeki köşesi takip edilesi, başarılı yazar. deviantartist olduğu söylenen kişilik
thomas dumas'ın çektiği resimlere de yer verdiği köşesinde oldukça güzel tespitler yapar. bir kısım yazıları hala çantada kesilmiş olarak taşınmaktadır, özel birisidir.
"küresel düşün içsel yaz" yazarıdır okuyucusuyla düşüncelerinin olumlu olumsuz mutlaka bir yerde kesiştiği yazardır bu temastır onu özel kılan ve yolladığınız maile cevaben "iç herşeydir "yazmasıdır
(abece, 09.09.2006 11:48)
bugün tüyap'taki popüler kültür üzerine olan söyleşisinde "biraz daha entellektüel takılıp, biraz daha fransız yeni dalga filmlerini izleseydim enis batur gibi bir insan olup çıkacaktım." diyerek
enis batura yeni anlamlar yüklemiş yazar.
penguende köşe sahibi olan, beni yanlış öptüler kitabında (bana göre) patlama yapmış olan şair,yazar,insan gibi insan..
"yazmak bir rahatlama yöntemi ise ben içinize boşalıyorum" vecizesinin sahibi doktor kişi
1964 yılında istanbulda doğmuş. bir askeri okul ve bir tıp fakültesi bitirmiş.
bir haftaki penguen köşesinde kürt ve ermeni sorununa değinirken şöyle demiştir. '' ne var ki; kürtü k.rt, ermeniyide e-meni diye yazdım. biri bir şey derse nolmuş ki dizgi hatası olmuştur derim işin içinden çıkarım'' demişti. '' milyonlarca e-meni'yi öldürdük derken porno sitelerde sörf yapar, bir yandan da attırırken abazanlıktan oraya buraya bilgisayarın kenarına boşalıyoruz. o yüzden de milyonlarca meni sanal aleme karışıp ölüyor, onu kastetdim derim yırtarım'' demişti kendileri.
penguendeki güzel yazılarının yanına, hiçbir anlam ifade etmeyen,
bomboş fotoğraflar koymakta ısrar eden yazar.
28 mart çarşamba günü saat 17:00'de
boğaziçi üniversitesinde gerçekleşecek olan "türkiye'deki rock müziğin son on yılı" panelini yönetecektir keensi.
tahammül edilemez şekilde geyik ve olur olmaz patlattığı iğrenç bi kahkası olduğunu, manasız ve samimiyetsiz bi hissiyat fışkıran kofti yazılar yazdığını ve maalesef kendisine benzeyen bi takım ergen takipçilerinin olduğunu tespit ettiğim son derece gereksiz kişi.
hiç kimseyi özleyecek kadar çok sevmiyorum kendimi
altay öktem, 1964 yılında istanbul'da doğdu. salacak'ta şarap içerek büyüdü. bir askeri okul (kuleli) ve bir tıp fakültesi (trakya üniversitesi) bitirdi. kendini şiire vererek; kimsenin elinden tutmadan zirveye doğru düşmenin yolunu yöntemini buldu. eski bir çocuk, sukuşu, beni yanlış öptüler aslında, çamur şiir ve herşey: oda kırbaç ayna adlı şiir kitaplarının ardından fanzinler, fotokopi afişler ve demoları incelediği şeytan aletleri adlı kitabı yazdı. bütün kerimlerin hayatını filler çapraz gider adıyla romanlaştırdı. şubat 2002'de kargart'da açtığı fanzin sergisinin ardından genel kültürden kenar kültüre: 101 fanzin adlı seçkiyi, şehrin kötü çocukları adlı fanzin şiir antolojisini, hayat bazen çentiklidir adlı kitabında topladığı denemeleri ve aslında saçları siyahtı adlı öykü kitabını ithaki yayınları'ndan çıkardı. bu kitaplarının ardından sokaklar tekin değil adlı şiir kitabı ve tanrı acıkınca adlı romanı yayımlandı. halen düzenli olarak yasakmeyve, hayvan ve penguen dergilerinde yazıyor. iç organlara yakın bir mesleği (doktor), bir eşi (deniz) ve bir oğlu (berkay) var. arada bir benusen'de içiyor ve hiç kimseyi özleyecek kadar çok sevmiyor kendini.
böyle diyor penguenin yazarlar çizerler bölümde.iyi de diyor hani..
cezmi ersöz'ün farklı bir versiyonu olan adam.
sık rastlanılan hastalıklar atlası kitabının yazarı olan penguen dergisi yazarıdır. bu kitabında birçok hastalık teşhis ve tedavi yönünden değil de eğlenceli yanları öne çıkarılarak ilginç ve bir o kadar da mizahi bir üslupla anlatılmıştır.
yanılmıyorsam baba tarafından
elbistanlıdır kendisi.
(...)
aşk filmine iki kişilik bilet alınmaz, zaten iki kişilik aşk da olmaz. iki kişinin birbirine aşık olabilmesi için üçüncü bir kişi şarttır. ıssız bir adada iki kişi sevişebilir, kavga edebilir, yemeklerini paylaşabilir, beraber şarkı söyleyebilir ama "aşık" olamazlar. aşk "bir başkasına rağmen" yaşanan bir duygudur. düşünebilecek başkaları da varken yalnızca onu düşünmek, sevişebilecek başkaları da varken yalnızca onunla sevişmeyi istemektir. bu yüzden aşk, "en az üç" kişiliktir.
derin acı
adın eter kokulu idam gecesi
gitarın kopan teli,ilk gecede birbirine doluşan
ilk gecede birbirini kusan iki sevgili
adına cinayetler işledim, saklamıyorum
itinayla dörde böldüm hayatı
herkese kanlı bir parça düştü,herkese tufan
sıyrılıp gittin çıkardığın yangından
yüzün bir metalin eğrilmesiydi sanki
gittikçe kuruyan bir ağacın en üst dalı
yüzün hançer,yüzün annem,yüzün soytarı
cehennemden yeni çıkmış bir meleğin çığlığıydın
otopsi masasında unutulan
parçasıydın didiklenmiş bir bedenin,rahmiydin
dalağıydın,kalbiydin,sendin
eğilip öpmüştüm her bir parçanı
adın eter kokulu idam gecesi
adın derin bir acı
tadına doyamadığım tatlım.
önceleri penguen aldığımda okuduğum adamdı, sonrasında penguen'i alma sebebim.
hani küçücük bir veletken, tatlıyı sona saklardık ya hep, daha göt kadarken adab i muaseret kurallarinı bildiğimizden değil ya hu; o tatlıyı sevdiğimizden sona saklardık. tadına vara vara yerdik sonrasında, tatlısını önceden hüpletmiş diğer veletlere göstere göstere yerdik bir de piçlik olsun diye... sona saklardık tatlıyı çünkü bayılırdık ona, hiç bitmesin isterdik aslında mide fesatı geçireceğimizi bilsek de..
heh işte bu adamın köşesini otobüste,dolmuşta ya da bir lokantada yemeğimi yerken hızlıca okuyamıyorum ben, sindire sindire okumalıyım sanki; ben de odama geçip elimde sıcacık kahvemi yudumlarken okuyorum tadına vara vara..
hep en sona sakladığım tatlım gibi...
benim söyeleyemediğim cümlelerimi söyleyen adam olduğu için hayranım da içten içe, fesatlıkla karışık bir hayranlık ama bu.
köşesine koyduğu fotoğrafara da bakmaya doyamazsınız penguen'i elinize aldığınızda..
depresif üslubuyla sevebildiğim tek adam. acayip bir adam, benim gibi acayip adamları sevenlere de tavsiye ediyorum. ama uyarıyorum, tiryakisi olabilirsiniz.
bu hafta
penguen'deki yazısında rock grubu
mat'tan bahsetmiş olan yazar.