sırasıyla altay, beşiktaş, fenerbahçe, aston villa formaları giyen, şimdilerde werner lorant'ın çalıştırdığı bir güney kore futbol klubünde kariyerini sürdüren, cansel adlı eski bir mankenle evli, defalarca milli formayı giymiş büyük defans oyuncusu...
fair play ödülü almış en hırçın futbolcu olarak futbol tarihine geçmiş ayrıca ödülü kazandığı hırvatistan maçında da bizi yakmış ve avrupa şampiyonasında ilk puanımızı almamıza engel olmuş futbolcu
beşiktaş ta oynarken kötü giden durumda bütün taraftarların yüklendiği futbolcuydu
!:sataşma ise genlellikle alpay bu akşam televole kaçta şeklinde olurdu.!:
geçen yıl japonya da yılın en iyi yabancı futbolcusu ödülünü alan pek bi sevdiğim abimdir.kendisi ayrıca izmir/karşıyakalı dır.izmir deki evinin çevresindeki dükkanların adlarında alpay ın ismi genellikle geçmektedir.
euro 96 da vlaovici düşürmeyerek fair play ödülü aldıktan sonraki tsyd kupası maçında tarık adlı futbolcuyla kavga edip kırmızı kart gören; bir dönem türkiyenin en iyi stoperi olan futbolcu. brezilyatürkiyedünya kupası yarı finalinde maçın adamı seçilmişti.
beckham'ın anasına kaydıktan sonra hayatı kayan, ayrıca isviçre maçında gösterdiği performanstan sonra topyekün kendisine kayılan, kayılası futbolcu...
bu herif bir zamanlar ingiltere'de bir futbolcuya tokat attıktan sonra ingilizlere taşşak konusu olmuştur. zira ingilizlerde sadece kızlar tokat atar, osmanlı tokadı diye bir konsept yoktur. alpay'a da "kız gibi tokat atıyor" deniliyordu.
genel olarak insanların fevri hareketlerinin ve balık hafızalılığının sonucunda belki de haketmediği laflara maruz kalmış insan, topçu, aile babası vs vs.
zamanında milli maçta bomboş kaleye yuvarlanan topu, kaç metreden attığı deparla kayarak kale çizgisinden çıkaran adam da kendisi, kornerlerde hücuma yardım edip kritik goller atan insan da ..
ama bazı aklı evveller çıkıp, 20.000 kişinin katili bir adam ile alpayı aynı soyadda buluşturarak espri yapma cüretini gösterip, zeka seviyeleri hakkında bizlere ipucu vermeyi espri sanmaktadır. bravo.
beşiktaş'taki ilk zamanları kabus gibiydi. her galatasaray maçında hakan şükür'e bir penaltısı vardı. bu bakımdan beşiktaş maçlara hep 1-0 yenik başlamış varsayardık.
vlaovic'i düşürmeyerek fair play ödülü aldı, hem de kırmızı kart görmeyerek bir sonraki maçta oynamayı garantiledi; ama takım kaybetti.
sonraki avrupa kupasında ise portekiz maçında, rakip ceza alanı içinde fernando couto'ya yumruk atıp oyundan atıldı. takım yine kaybetti.
türkiye ingiltere maçında beckham'la sürtüşmeleri neredeyse bir diplomatik kriz bile çıkaracaktı. bu iş sadece ingiltere'deki ırkçıların işine yaradı. allah'tan o sıralarda ingiltere'deki gurbetçilere bir saldırı veya olay olmadı.
en son isviçre maçında yine olayların başrolündeydi.
kısacası kabus gibi geldi geçti.
türk milli takımının korkulu rüyasıdır. alpay oyunda olduğu zaman 12 kişiye karşı 10 oynuyoruz demektir. gereksiz kırmızı kartlarıyla , kavgalarıyla , yaptığı penaltılarla meşhur futbbir çok maçı bok etmiştir.sonucunda bir kaç kere milli takımın bir üst tura çıkamamasına neden olmuştur. herhalde büyük maçların stresine dayanamıyor. ( ingiltere maçı , portekiz maçı , isviçre maçı ... )
köln'den kovulmuş futbolcu. neden olarak bir kaç gün önce teknik direktör daum hakkında söylediği "o artık eskiden tanıdığım daum değil" lafı gösteriliyor.