goethede öğrenilmesi rahat ve güzel olan dil..reklam yapmak amaçlı olmayayım ama yinede paranın hakkını veren bir kuruluş..bu dilin erbabı hocalarla iyi oluyor..
dünya tarihinin en köklü , ve genelde kaba bir söyleyiş tarzına sahip bir dil..
konuşması, yazması ,dinlemesi oldukça zevkli olan,üniversiteye geldiğinizde geç de olsa ingilizce öğrenmeyi inanılmaz kolaylaştıran,lisede 7 sene boyunca her weinachten ve osternde hocaların memleketlerine gitmeleri nedeniyle tatil yapmamızı sağlayan, fakat sprachdiplomdan sonra bile 1 sene ayrı kalınca uzaklaşılabilen, avusturya ve almanyadan sonra macaristan ve italyada da oldukça geniş konuşma kitlesine sahip dil.
artikelleri, çoğul ekleri, fiil çekimleri, fiillerin zamana göre türevleri vs.nin milyon tane kuralı ayrıca bu kurallarım milyon tane istisnası bulunan; öğrenmeye çalıştıkça karşınıza öğrenecek daha çok şey getiren; insanı çileden çıkartan dil.
orta okul ve lise hayatım boyunca sınavlarından en fazla 3* alabildiğim ders. yalnızca bir kere, o da çaldığımız bi sınavdı, 72yle 4 almıştım. gerçi onda bile birsürü 1 alan çıkmıştı.
orta dereceye kadar öğrendiğim, sonrasında geçen yaz gittiğim almanya stajında almanların faşist davranışları sonucu "bunların dilinin bir kelimesini daha öğrenirsem ne olayım" dediğim, ve bunun üzerine bırakın öğrenmeye devam etmeyi, mümkün mertebe bildiğim almancayı da unutmak istediğim, faşist alman milletinin rezil, kaba, salak dili...
orta okul yıllarında papağan koko ve hayalet çocuk ludwig'le sevdiydik almancayı. hoca kasetçalara taktığında bütün sınıfın sesi kesilir, kokonun yaptığı akıl almaz abuklukta esprilere gülerdik. sonra almancanın öyle pek eğlenceli olmadığını öğrendik. arkadaşlarımız sokakta top koştururken biz nürnberg mahkemesini filan çıkıp tepegözle anlatıyor, konjuktif iki ve prepozisyonlu fiilleri hatım ediyorduk.