almancı   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. ne türk ne de alman olmayı beceremeyen bahtsız yurdum insanı
    (requemm, 02.05.2004 19:26)
  2. hangi türk takımı almanyaya gitse koşarak maçlara gelen, hangi şarkıcı giderse gitsin, türk oldu mu salonları dolduran hasret içerisindeki insanlar
    (mavio, 25.07.2004 14:51)
  3. türkiye'ye döndüklerinde orada burada almanca konuşup milleti deli eden,(oradayken özledik falan buraya gelince hava atalım falan) giyim tarzlarıyla sırıtan tipler.
    (where is my mind, 25.07.2004 14:53)
  4. -şalvar beyaz pantolon
    -kocaman nike spor ayakkabı(mümkünse beyaz)
    -şort altına uzun siyah çorap+terlik
    -uzun kabarık ense traşı
    -alman çikolatası+mavi bandrol marlboro
    -alman şivesiyle türkçe konuşma(kelime içindeki ünlüleri alakasız şekilde uzatmak, r'leri ğ olarak telaffuz etmek)
    (marsellus wallace, 13.05.2005 01:12 ~ 01:13)
  5. güzel örneği için
    (bkz: şebnem schaefer)
    (çarut, 13.05.2005 01:22)
  6. (bkz: eski model mercedes)
    (culdesac, 13.05.2005 01:24 ~ 01:25)
  7. türkiye'de 20 senede kazanacağı parayı almanya'da 3-4 yılda kazanan kişiler. zira türkiye'de bmw, audi, mercedes, volkswagen gibi araçlara ekonomik piramitin en üstündeki kişiler binse de almancılar bu araçlara çoktan binmiş hatta eşine, çocuğuna ve amcasının oğluna da porsche beğenmeye gitmiştir.
    (neverwinter nights, 13.05.2005 16:29 ~ 16:31)
  8. (bkz: almancılar)
    (parantezicindeucnokta, 13.05.2005 16:56 ~ 16:56)
  9. (bkz: alamancı)
    (karoten, 19.12.2005 21:04)
  10. 20 li yaşlarının başındaki ve daha sonraki nesilleri gerçekten iki kültür arasında gidip gelmekte olan ve alman kültürü serbestliğinin bokunu çıkarmış türk kültürünün de geçmişte kalmış örf adetlerine bağlı görünen nesillerdir, gördüğünüz anda tanırsınız giyiminden, saçından, sakalından, yürüyüşü veya konuşmasından. içlerinde çok az oranda düzgün insan vardır gerçekten ama düzgün olanları da düzgündür yani hakkını yememek lazım ve fakat yine de tanıştığınız insanların sizin de türk olduğunuzu öğrendiklerinde "e ama sen normalsin!?" demelerine sebep olacak şekildedirler.

    bu nesillerin aksine daha yaşlıca olanlar ise yardımsever ve genelde iyidirler, bir çok yönden beğenilemeyecek halleri halen mevcut olsa da, aralarında gerçekten düzgün kültürlü veya yeni gelişmelere (türkiyedeki ve almanyadaki) uyum sağlamış olanları da yok değildir.
    (theone, 10.04.2006 21:30)
  11. gençlerin -erkek kız farkı olmaksızın- saçlarına gölge yaptığı, çoğunun 100 metre öteden seçildiği, genellikle almanya'ya okumak için gitmiş türk öğrencileri aşağılayan insanlar. kendileri fabrikada işçi olarak çalışarak bmwye bindiklerinden insanların okumasını gereksiz buluyolarmış. tabi ki bunlar genellemeler.
    (offfffbea, 11.04.2006 07:49)
  12. bazen ortalıkta görebileceğimiz en fantastik giyim tarzlarını sergileyen insanlar bütünü. şort (bol ve mavi) altına kösele ayakkabı, üstüne yeşil t- shirt (gerçekten böyle, götümden uydurmuyorum) ve son olarak üstünde türkiye bayrağı olan bir şapka, giyen biri görülmüştür. (bkz: haftanın rüküşü)
    (panavision, 23.12.2006 12:04 ~ 12:06)
  13. yeni nesillerine 30 yıl önce köyde öğrendiği türkçeyi öğreten, almanya'da türk mahalleleri kurup türk okullarında okuyup dışa kapalı yaşayarak almanca öğrenmeyen, orada yaptıkları yetmiyormuş gibi bir de yazları geldikleri tatil beldelerindeki davranışlarıyla bizi cümle aleme rezil eden topluluğun insanlarına verilen isim. bunların almanya'da kara çarşaf ve takunyalarla gezenlerine bizzat şahit olmuşumdur. lakin bu tanıma hiç uymayan almancılar da yok değil midir, tabii ki vardır.
    (nox, 13.01.2007 14:59 ~ 15:06)
  14. 60’lardan itibaren köyünden çıkıp, memleketinden ayrılıp almanya’ya yerleşen orada calışan, bir hayat kuran fakat yola çıktığı andan itibaren bir adım ileriye gidememiş, olduğu yerde takılıp kalmış, almanya’daki eğitim sorununu desteklemesi için çocuk yetiştiren kitap okumayan, tiyatroya gitmeyen, sinemaya kurtlar vadisi geldiğinde giden tüm eğlencesi diskolarda ismail yk dinlemek olan almanca bilmeyen almanya’ya her fırsatda kızan, memleket özlemiyle yanıp tutuşan fakat tatile memlekete gittiğinde türkiye’yide kötülemekten kaçınmayan parasıyla var olan insan.

    (bkz: bütün genellemeler yanliştir)
    (bkz: ben de almancıyım)

    bu kadar genellemeyi bu kadar rahat yapabiliyor olmamın nedeni doğduğum büyüdüğüm yerde bu tarz insanın sürüyle bulunmasıdır.
    gönül isterdi ki bunları genellemem mümkün olmasın, gönül isterdi ki alamancıların hepsi üniversiteye gitsin.

    ne almanlar içlerine almıs bizi ne de biz onların içine girmek istemişiz
    işte bu yüzden olduğumuz gibi kalmış ve bir adım atamamışızdır.
    (leyl, 24.01.2007 19:05 ~ 17.02.2008 03:27)
  15. almancı, türkiye ile almanya arasında 1961 yılında yapılan gastarbeiter yani misafir işçi anlaşması doğrultusunda, almanya’ya gelen ve sonrasında burada kalan türklere verilen genel bir isimdir. resmi rakamlara göre almanya’da bugün yaklaşık 3 milyon türk yaşıyor. bu sayının daha yüksek olduğunu iddia edenler de var. diğer avrupa ülkelerinde ise, mesela fransa’da 500 bin kadar türk var. bu da niçin almancı diye bir tabir olduğunu ve fransacı ya da hollandacı diye bir tabir olmadığını açıklıyor sanırım.

    ikinci dünya savaşından sonra birçok kenti harap olan almanya, şehirlerini ve sanayisini yeniden inşa etmek için büyük miktarda iş gücüne ihtiyaç duyuyordu. ancak savaş dolayısıyla yeterince iş güçleri yoktu. bu problem için bir çözüm yolu olarak, 1955 yılında italya ile misafir işçi anlaşması imzalandı. italya’yı ispanya ve yunanistan takip etti. türkiye ile ise, misafir işçi alımının başlamasından 6 yıl sonra yani 1961 yılında anlaşma yapıldı. türkiye’yi fas, portekiz, tunus ve yugoslavya takip etti. almanya 1973 yılında, ülkede işsizlik baş göstermesi sebebiyle misafir işçi alımını durdurdu. misafir işçi alımları durdurulduğunda, almanya’ya yaklaşık 1 milyon türk gelmişti.

    bu anlaşma neticesinde almanya’ya gelen türkler ilk nesil olarak adlandırılır. almanya’daki ilk nesil almancılar, genellikle evli bile olsalar buraya bekâr olarak gelmiş ve çok ağır koşullarda pis işlerde çalışmışlar; maden, demir-çelik ve otomotiv sanayi, yol yapımı gibi. almanya’nın misafir işçi anlaşmasındaki planına göre, gelen işçiler birkaç sene çalışıp, geldikleri ülkelere geri döneceklerdi. buraya gelen misafir işçiler de aslında böyle düşünüyordu. mesela türkler nam-ı diğer almancılar, türkiye’de bir iş kuracak ya da bir traktör alacak kadar para biriktirip geri memlekete dönmek üzere gelmişlerdi buraya. ancak evdeki hesap çarşıya uymadı.

    elhak, ilk gelenlerden geri dönenler oldu. ancak bunların sayısı burada kalanlara göre oldukça düşük bir orandadır. bunun aksine, ailesini türkiye’de bırakanların önemli bir kısmı sonra ailelerini almanya’ya getirdiler. bekâr olarak gelenler de, türkiye’den evlenerek almanya’da çalışmaya ve yaşamaya devam ettiler.

    ilk gelenlerde hikaye çok. çalıştıkları ortamların kötülüğü, yıllarca, kendi ifadeleri ile krank yapmadan yani hasta olup izin almadan çalışmaları, dil bilmedikleri için sıkıntı çekmeleri ve anlamadıkları için yıllarca almanca küfürlerle çağırılmaları gibi. ayrıca ilk nesilden birçoğu, çalıştıkları ağır ve pis işlerden dolayı sağlıklarını kaybetmişler; malulen emekli olan epeyce almancı var.

    ikinci nesil almancılar, buraya gelen ilk neslin çocuklarından ve biraz da yetmişlerden sonra okuma, eş kontenjanı gibi vesilelerle almanya’ya kapağı atmış türklerden oluşuyor. ikinci nesil türkler, yani bugün yaşları 25 ila 40 küsür arası olanlar, ilk nesile göre daha şanslılar. zira belirli bir dönem de olsa genellikle alman okullarında gitmişler, dolayısıyla almanca biliyorlar. çalıştıkları işler öncekiler kadar kötü değil. almanların sanayilerinin ve şehirlerinin düzene girmesi de işleri nispeten kolaylaştırmış. tabi önemli bir diğer değişiklik, ikinci neslin almanya’da kendi işletmelerini kurmaya başlamış olmasıdır. bugün 100 bin kişilik bir alman kentinde bile dönerci, fırın, bakkal tarzında 30 tane türk işletmesi görebilmek mümkün.

    işin zırt dediği nokta ise üçüncü nesil almancılar. yani, yaşları 25’in altında olanlar. ikinci nesil almancılar türkçeyi ve dolayısıyla türk kültürünü biliyor. bir kısmı yaşamının bir bölümünü türkiye’de geçirdiği için bir memleket bilinci de bulunuyor. ancak üçüncü nesil almancılar yani almanya’daki türk gençleri için, türkiye izinlerde gidilen, insanların kendilerine uzaydan gelmiş gibi muamele yaptığı değişik bir ülkeden başka bir şey değil. türk kültürü adına, maalesef uydu vasıtasıyla sabah akşam evlerinde açık olan televizyonlarda gördüklerinden çok fazla bir şey bilmiyorlar. türkçeleri çok kötü, fazla okumadıkları ve hep türklerle takıldıkları için almancaları da çok çok iyi değil. sonrasında üniversiteye gitme ihtimalleri çok düşük olan kötü okullarda okuyorlar.

    üçüncü neslin, sokaklarda gezmek, acayip şekilde giyinmek ve traş olmak, yarı almanca yarı türkçe konuşmak dışında pek bir şey yaptıkları yok. ailelerin de ellerinden fazla bir şey gelmiyor. çünkü birçoğu ilkokul, en baba olanı lise mezunu. kendileri de durumun farkındalar ve ellerinden pek bir şey gelmemesinin acziyeti içindeler.

    madalyonun diğer yüzünde, türkiye’nin almanya’daki vatandaşlarla yeterince ilgilenmemesi, onların haklarını savunmaması, burada yetişen nesillerin eğitimi ile gerektiği oranda ilgilenmemesi bulunuyor. belki de bu sebeple, almaya’da cemaatlerin etkisi büyük. ve yine belki de bu sebeple almanya’daki türklerin batan holdinglere kaptırılan paraları dudak uçuklatacak miktarlarda.

    günümüzde almanya’da yoğun bir şekilde tartışılan konulardan birisi almanya’daki yabancıların durumu ve bunların topluma uyum meselesi. görünen resim çok iç açıcı değil. bakalım işin sonu nereye varacak
    (wer bin ich, 07.03.2007 15:26)
  16. arada kalmış insanlardır. çünkü her 2 ülke için de tam vatandaş olarak görülmezler. almanya'da türktür, türkiye'de almancı.
    (geukka, 23.03.2007 19:12)
  17. (bkz: ach so/!babysmurf)
    (babysmurf, 23.04.2007 22:02)
  18. http://kelebek.hurriyet.com.tr/...

    o taraflardan gelen son haberler ve olayın kahramanı olan elemanın tipi, cahil ve pişkin almancı milletini*** temsilen antalya'ya gelen bir veya birkaç genci pataklama isteğimi arttırmıştır.

    ayrıca (bkz: @1059080)
    (nox, 06.05.2007 18:36 ~ 18:36)
  19. saçma sapan el kol şakalarını acayip seven kitledir. öyle ki, bugün bir internet cafede, hemen önümde oturan almancı kıza arkasından gizlice yaklaşan yine almancı öküz erkek, kızın ensesine "şırrrak" diye şamarı bastı, cafedeki herkesle birlikte ben de şok oldum. işin komiği; kızın bu şakaya (!) erkekten daha çok gülmesiydi ki, amman diyeyim, evlerden uzak...
    (dunya zikime eyfel dotume, 13.08.2007 19:03)
  20. gurbetçi, özleyen, özlenen insan.

    ama bir de bunların almaya'ya gidip iki ay sonra geldiklerinde türkçeyi unutmuş ayağına yatıp şekil yapanları vardır. o çükümtrak türkçelerini alıp bir yerlerine.. neyse..

    - oo, semih hoşgeldin. nasıldı alamanya?
    + nasıl diyor siz kafasım karıştı
    - ne diyorsun olum?
    + wunderbar.. wunderbart..
    - yarr.kkafası.. iki ayda türkçeyi mi unuttun mk.
    (deniz büyücüsü, 28.09.2007 11:26)
  21. almanya içerisinde yetişen yeni neslin hem türk kültüründen, hem de alman kültüründen kopuk ve dünyaya kapalı olmasının sebebi yabancı bir ülkede yaşıyor olmaları değildir.türkiye'den almanya'ya işçi gönderilmesi söz konusu olduğunda bu iş için uygun görülenler türkiye'de aradıklarını bulamayan, bir nevi kayıp insanlar ile alman ekonomisinin sağlamlığının çekiciliğine kapılıp kolay yoldan para kazanmayı amaçlamış insanların bir karışımıdır ortalama olarak.kısaca almanya'ya isteyerek gitmemiştir kimse, amaç gitmek, hayatı toparlamak ve memlekete geri dönmektir.bu noktada gelen vatandaşların alman kültürüne adapte olmak konusundaki isteksizlikleri ve alman milletine duydukları antipati kolayca anlaşılabilir.
    ancak ilerleyen yıllarla beraber bu ülkenin sunduğu imkanların genişliğinin farkına varan bu insanlar,bu ortamı türkiye ile kıyasladıklarında burada her zaman daha rahat yaşayacaklarını farkettiler ; ancak almanlara ve ülkeye karşı olan sevgileri sağlamadı bunu, veya neden olmadı diyelim, rahat yaşamayı, kendileri olarak yaşamaya tercih ettiler belki de.unutmayın, eğitim seviyesi aşağı indikçe kişinin 'rahatlık ve huzur'dan anladığı şeyler değişir, maddi değerler manevilerin üzerinde ezici bir üstünlük kurar.
    sonuçta almanya'da yaşayan türkler, kısaca almancılar diye nitelendirdiğimiz bu grup, kendi eğitimsizliklerinin izin verdiği şekilde rahatlık ve huzuru 'işsizlik parası'nda, 'kaymak gibi autobahn' da,avrupa ülkelerinde standart olan 'kişisel serbestlik' te, buldular. (bkz: özgürlük), (bkz: mahalle baskısı)almanlar tarafından aşağı görülüyor olmak, ülkenin sosyo-ekonomik standartlarının dışında kalıyor olmak rahatsız etmedi onları, adapte olmaktansa kendi dünyalarını kurdular.
    ama sorarım size, eğer türkiye'de sağlam bir sosyal altyapımız,modern bir düşünce sistemimiz ve insana değer veren yöneticiler olsa, bu böyle olur muydu ????

    bu zavallı insanların tek suçu, eğitimsiz olmaktır.ayrıca, 'iki milletin özellikleri bir toplumda birleştiğinde, ortaya çıkan güruh her iki tarafın da kötü yanlarını alır'.
    (scherzi, 29.09.2007 14:34)
  22. almanya'ya göçüp yazları gelen gurbetçilerin yanısıra, kesin dönüş yapmış olanlara takılan yafta.
    (korelle, 24.12.2007 04:34)
  23. (bkz: @2166998)
    (mustafamacit, 25.01.2008 00:44)
  24. genellikle ismail yk, cankan,çetin çetinkaya dinlerler kendileri.
    (poly aka bilirkişi, 25.01.2008 01:11)
  25. arabalarının arka camına yapıştırdıkları "almanya'da yabancı, türkiye'de alamancı" sözü ile kendilerini en iyi yine kendileri anlatmıştır.
    (closer, 25.01.2008 01:33)
 sayfa  / 2