almanca adı deutsche schule istanbul olan, 1868 yılında eğitime başlamış okul. tünel'de tarık zafer tunaya kültür merkezinin hemen yanında bulunur. bir grup medya tarafından üal* ile birlikte "satanik öğrenci barınağı" olarak anılmaktadır
1868'de alman ve isviçreli temsilcilerden kurulu alman mektebi idare cemiyeti tarafından yabancı uyruklu öğrencilerin eğitimi için kurulmuş olan, günümüzde eğitimiyle değil olaylarıyla tanınan köklü bir okul. sanıldığı gibi çok disiplinli değildir, rahatlığıyla tatil köyüne benzetilebilcek,saat ikiye on kala biten bu okul istiklal caddesinin ortasında ne yapacağını bilmeden duran ve müzik grubu kuran öğrencileriyle (bkz. mor ve ötesi) tanınır.
diğer kolejlerden mezun olan *hatunlardaki önce bik bik et... kafa, beyin, dalak ne varsa taciz et..daha sonra ver mantığı yerine önce ver sonra kafa ütüle trip yap mantığıyla hareket etmeleri nedeniyle takdirimi kazanmış...mezunlarının pek azının* akıcı şekilde almanca konuşabildiğini gözlemlediğim ama buna raamen pek bir sevilesi eğitim yuvası..
uğruna şiirler şarkılar yazılmış lise. bir kısmı pek acı, yürek dağlayıcıdır... yalnız kuleye kurulmuş roketatar gibidir kimi zaman.
usulca yürüyordum tünelden yukarı
peşimde sürüklüyordum lanetli karanlığı
içimde yaşayan her şeyi terketmiştim
ve seni bulmuştum işte gölgelerin içinde
bakışınla sanki bileklerimi kesmiştin
karanlığına çekmiştin beni alman liselim
yüzünde hayallerinden bir maske
gözlerinde acı dolu küçük emrah bakışın
yağmur gibi yağıyordu içime
yanaklarından süzülen akmış makyajın
gözlerinden yansıyan karanlık geçmişim
gözlerimi dağladı alman liselim
şu sıralar okulda erkek öğrencilere kravat takılmasını yasaklayan ama kendi yaptığı formayı satmak içinde sürekli kıyafet kontrolü yapan; içinde ilginç öğretmen ve öğrencilerin bulunduğu taksim tüneldeki okul.
asıl adi deutsche schule ıstanbul (dsi) olan ve yıllarımı çalan 'biricik' cehennemim! diplomamı aldıktan sonra bile, daha yokuşunun başından bile geçerken beni ürküten mekan. üstünden geçen yıllardan sonra anliyorum ki benim ben olmamı sağlamış.. bunu söylerken ne kadar zorlandığımı ancak yaşayanlar bilebilir. öyle bir yer hayal edin ki, oraya giderken sövüp sayıyorsunuz, içinde sövüp sayıyorsunuz, çıkıyorsunuz sövüp sayıyorsunuz.. eliniz kolunuz bağlı; nefret ettiğiniz bir binada, nefret ettiğiniz hocaların insafına bırakılmış vaziyette yıllarınızı geçiriyorsunuz. kızıyorsunuz para etmiyor, boş ver diyorsunuz bunlarda geçer, geçmiyor...
bir gün bitiyor.. çelişkiler zinciride burada başlıyor. sevinmek mi lazım, üzülmek mi?
bir çok mezunumuz alkole düşkündür, bunun sebebide okuldan adımımızı attığımız anda istiklale düşüşümüzdür. başka öğrencilerin okullarından kaçıp geldikleri yere, biz bir kapıyı aşarak ulaşırız. benim gibi tembel ve nefsi kuvvetsiz kişiler her okul çıkışı içerler, cuma günleri özel olarak çok içerler. haftasonlarıysa mümkün olduğunca istiklalden uzak dururlar. benim bir türlü anlam veremediğim şey, dsi'li olduğumuzu öğrenen insanların bir anda bize olan bakış açılarının değişmesidir. tamam bir çoğumuz kaliteli insanlarızdır, hemen hemen hepimizde normal liselerdeki öğrencilerin pek çoğundan dünya görüşü olarak farklıyızdır. ama sadece geçmişindeki bir isme bakarak insanları yargılamk yanlıştır. bu konu benim bu güne kadar çok işime yaradı ama böyle bir durumu çok basit ve saçma buluyorum. bizimkilerin götünü kaldıranda budur. haksız sayılmazlar ama gerek olduğuna inanmıyorum. kızlarimiz pek güzel sayılmaz ne yazik ki ama rahattırlar ayıptır söylemesi. erkeklerimiz ise inek ve alkolik olarak ikiye ayrılır. alkoliklerle arkadaş olmanızı tavsiye ederim sizlere, çünkü bizler her konuda bilgiliyizdir. sonuç olarak ilerde çocuğumu yollar mıyım, yollamaz mıyım bilemiyorum.
istiklal caddesi'nde tünelden sonra sağdaki ilk sokaktadır. öğrencilerinin neredeyse hepsi tikkydir, erkek öğrencilerinin kravat takma gibi bir zorunluluğu yoktur. başarı oranı yüksektir ve öğrencilerin çoğu müzikle uğraşır, değerli mezunlar vermiştir..
(bkz: mor ve ötesi)
(bkz: melih kibar)
(bkz: alper maral)
(bkz: erkin koray)
...
bu sene mezun olduğum, kimi zaman ömrümüzü yiyen, kimi zaman iyi ki burdayız dedirten, her cins öğretmen ve öğrencinin bulunduğu okul. cem uzanın da burdan mezun olduğunu öğrenince bir süre şoka girmiştim. türk müdürle sınıfta geçen konuşma, aynen aktarıyorum:
-hocam cem uzan'ın bu okuldan mezun olduğu söyleniyor, doğru mu acaba?
-evet evladım, cem uzan da buradan mezun.
-peki nasıl bir insandı hocam?
-valla cem çok yaramaz bir çocuktu, sürekli öğretmenlerini arayıp tehdit ederdi....
bu kısımdan sonra koptuğumuz için gerisini hatırlamıyorum.
zaman zaman 12lerin dünyadan kopukluklarından dolayı gaza gelebileceği, istiklalin sonundaki yeriyle "fazla" merkezi olan, eskiden psikosu bol şimdilerdeyse tikky girişi ne yazıkki artan, hocaları tabii ki çoğunlukla alman, forma şirketine borçlu olduğundan formaları satmaya çalışan, çoğu özel okul aksine dersi bitişi erken olan be yemekhanesi olmayan okul.