etrafta türk ally mcbeal’lar türemesine neden olan dizi. normalde ekonomik özgürlüğünü kazanmış, kendi ayakları üzerinde durabilen, toplumsal baskılardan soyutlanmış, entelektüel, feminist düşüncelere sahip ama feminenliğini de sonuna kadar kullanan kadınları çekici bulurum ama dergilerdeki türk ally’lerle yapılan röportajları okuyunca hayal kırıklığına uğramıştım. bir dizi böyle mi izlenir ve böyle mi yorumlanır diye hayretler içerisinde kalmıştım. bir de, herkesin ally’i örnek almasını anlamak da zor oldu benim için. (bir insan bu kadar bencil olup, aynı zamanda mutlu olmayı hak ettiğini nasıl düşünebilir? kesinlikle mutlu bir sonla bitmediği için sevinçliyim.)
ayrıca bu dizi erkekleri ciddi anlamda komplekse sokar. bütün erkeklerin barda sevgililerine şarkı söylemeleri ve seslerinin gerçekten güzel olması vs.
başroldeki aktris calista flockhart'a bir röportajda ally mcbeal için antifeminist diyorlar demişlerdi, yanıtı:
-antifeminist mi? hayır, bu dizi daha ötesinde bir şey.
izlememe rağmen bir türlü ısınamadığım ilk başlarda çok iyi tepkiler alıp fanlarının kurulduğu daha sonra kayıp şehir atlantis gibi herşeyin bitiği hatta adınında ally olarak değiştiği bir dizi..
gelmiş geçmiş en iyi dizi, düşünülerek yaratılmış karakterleriyle dürüstlüğün her şeyden üstte olduğu bir dünya sunuyor, tabii son sezon bölümleri ilkler kadar samimi değildi.
unisex bir tuvalete sahip bir firmada* geçen dizinin adı
tuvalette esas adam esas kadına olan aşkını söylerken birden sifon sesi gelir ikisi birden donakalıp tuvaletlere bakarlar korkuları esas oğlanın aynı firmada avukat olan karısının tuvaletten çıkacak olmasıdır
kısa bir süre sonra elinde uzaktan kumandalı sifonuyla john cage belirir ve içten içe hala birbirlerine aşık olan eski iki sevgili ortamı terk eder
ana karakteri başını kapılara vurup, sağlığım yerinde sağlığım yerinde diye inleyen,yan odada çalışmakta olan evli eski sevgilisini unutamayan, bu eski sevgili ölürken ettiği laflarla hala onu sevdiğini belli etse de,karısına seni ne kadar sevdiğini söylerek öldü diyen, kafasının içinde şarkılar duyan, kötü dönemlerinde sürekli danseden bebekler gören,sevgilisi yokken markette doğum kontrol jeli çalarken yakalanan,şişme bebekle uyuyan hatun kişidir.
bütün anormal durumları sanki hergün başımıza geliyormuşcasına bize kabul ettiren dizidir. misal;
bir bölümünde billy bir bölüm içerisinde beyninde ur olduğunu öğrenmiş ve mahkeme salonun da hıçkıra hıçkıra ağlamamıza sebep olan halüsinasyonu görüp hakkın rahmetine ermiştir. sonraki bölümlerde hayalet olarak görmüşüzdür kendisini.
bir diğer akıllara durgunluk veren olay yumurtasını dondurmuş olan ally'nin 11 yaşındaki kızının damdan düşer gibi ortaya çıkmasıdır. hadi leyn bu kadar olurmu diye izleyen ben değilimdir umarım sadece.
zaten davalar apayrı birer handikaptır, hepsine ayrı ayrı şaşırdık.
ally mcbeal ın yerini hiç bi dizi tutamamıştır. yeniden yayınlanmasını cnbc-e den şiddetle talep etmekteyim.