hem çok saygıdeğer insan, mümtaz kişi atalay barkana hocamızı sevmeyen, ama dersinde harıl harıl not tutan; inek gibi görünüp sigara içen, matematikle arası olmadığı halde mühendis olacağım diye uğraşan; ömer hocamızın son öğrencilerinden olma şerefine nail olmuş malzeme mühendisi adayı 6. nesil yazar.
aslında not tuttuğu ders calculus değil structure of materials olan, matematiği bu dönem azmedip geçecek olan, evet atalayı barkanayı sevmeyen çünkü çok çok saygıdeğer,eşsiz kişilik ömer hocadan ders alma şerefine nail olduğu için iki hocanın arasındaki farkı görebilen,inek olmayan fakat dersleri kötü olmayan yazar...
kendi adıma yazmak istemezdim ama mecbur bırakıldım.üzgünüm sözlük...
konuşmaya başlayalı kaç gün oldu bilmiyorum, sayma gereği de duymadım zaten, ama kendisini yıllardır tanıdığım hissiyatını yaratan yazardır.
ders çalıştığım için kafamın çok dolu olduğunu bilen ve bu girinin, bu kadar abuk olmasını anlayışla karşılayacak olandır. şirindir. hatta şipşirindir.
kendisine "bundan sonra ben varım hayatında, yok öyle saçmalamalar falan" demek istiyorum. anlar o zaten demek istediklerimi.
son olarak, lectus'la bensiz içeceğiniz biralar... neyse afiyet olsun. *
farkında olmadan o kadar alışmışım ki o olmayınca msni açmak bile anlamsızlaştı. bazen unutuyorum uzunca bir süre nete giremeyeceğini ve sürekli kontrol ediyorum sözlüğü çevrimiçi mi değil mi diye. sonra aklım başıma geliyor, "daha çok gün var gelmesine" diyorum kendi kendime. hüzünleniyorum...
beni daha fazla hasret içinde bırakmayıp geri dönmüş olandır.
telefonla konuşurken "döndün müüüü?!" diye çığırmamın üstüne tüm otobüsün bana bakmasına sebep olandır. çok çok özlediğimi farkettiren, "keşke hep yanımda olabilse" dedirttirendir. 1 ayı upuzun bir zamana çevirendir. şimdi bütün o zamanı telafi ettirecek olandır. çokça sevdiğimdir. ya yanıma kaçıracağım ya da yanına kaçacağımdır. beni gerçekten iyi anlayandır.
keşke imkanım olsa da tüm sıkıntılarını kendimde toplayabilsem, o hiç üzülmese.
keşke birbirimize sarılabilsek ve yorgun düşünceye kadar ağlayabilsek.
keşke...
öncelikle;
bir maiden* insanı.
söylemeden geçemeyeceğim bir şey daha var ki;
kendi derdini bırakıp benim gibi bir saçmalığın* çenesine katlanacak kadar iyi kalpli, şeker şahsiyet.*
hep "teşekkürler" demek istediğim, 3* kişiden biri..
son olarak;
böyle duygusal şeyler falan yazamam ben(bkz: beceriksiz), bilirsin sen. şarkı yazmaya gelince süperiz ama böyle konuşmaya gelince ıı-ıh.. idare et işte.**
erkek olduğum için bana yavşayan bebeyim. sevgilim olacak lan.
aslında aşk hayatımızı sözlüğün kimi fasilitelerini kullanarak ifşa etmek istemiyorduk lakin bazı insanların bok atmalarına maruz kaldığımız için artık saklamamız da mümkün değil.
tez vakitte, kendisine atılan iftiraların yersiz olduğunu kanıtlamak için ciddi bir ilişkiye başlayacağımdır. bundan böyle "namusum" olacaktır.
hatta benim için, uzun süredir beraber olduğu sevgilisini bile terketti, canım benim. benden başka hiçbir erkeği de görmüyor gözü. ben böyle hatunla evlenmem de ne yaparım, sorarım sözlük?!
tabii sonrasında evinin kadını çocuklarının anası olacak, sözlük ortamından da elini eteğini çekecektir. şimdiden bile o kadar müthiş bir uysallıkla dinliyor ki sözümü.
planlarımızı bile yaptık düğün salonuna dead skin mask ile giriş yapıp ilk dansımızı angel ile yapacağız. nikah şahitlerimiz bile hazır. ayrıca düğünümüze tüm sözlük şimdiden davetlidir.
not: "filtre kahve ve bitter çikolata birlikteliği" gibi oldukça "feminen" bir kullanıcı adıyla erkek sanılmama ise değinmeyeceğim. sayenizde çok eğlendim, sağolun anacım.
yok lan ne erkeği, kadınım. hatta lezbiyenim. o sebeple yavşıyor olnayt* bana.