ortalama 10 girisinin 8'inde "aptal olmayın", "faşik lan bu", "salak geldiniz salak gideceksiniz" gibi ifadeler kullanan bir yazar tarafından vakit yazarlarıyla karşılaştırıldı ya, eh yani diyorum...
(bkz: @3800429) okuduğunu anlamayan sıradışılıkta sınır tanımayan yazarlardandır. türk milli marşını okumayı bile meşrebine uygun düşürmeyen üstüne üstlük direk kişisel olarak bana it diyen güzel de bir insandır. kendisi ile değişik ortamlarda karşılaşıp konu hakkındaki fikirlerini dinlemek isterim.
ayrıca kör kürt milliyetçisi insana da güzel bir örnektir, ama hakkını vermek lazım güzel ve akıcı yazıyor. az da gözlerini açsa, az bişi de okuduğunu anlasa belki vatanına katkısı olur. ama bu şekilde sadece sağa sola saldırıp yemek yediği kaba sıçmaktan ileriye gitmeyeceği açıktır. tabi vatan derken bu türkiye değil, yazılarından gayet net anlaşılmaktadır. sonuç itibarı ile lafla peynir gemisi yürümez, konuyu enine boyuna adam gibi konuşmak için her zaman zirvelere bekleriz.
edit: sonuç itibarı ile bana it demesi ile bu ülkenin kuruluşuna veya sistemine, olmadı türklüğe, it demesi arasında bir fark görmediğim de yazardır.
birebir sözlük'teki bu nickin sahibi yazarı aklıma getirmiştir aniden. bu başlığın sahibini tanımam etmem ama birebir'dekine aşıktım, "gözleri siyah kadın" derdim, o kadar güzeldi ki...
bu başlığın sahibine herhangi bir suç işlemişliği olmasa da teessüf ediyorum zira bana bir vakitler gözlerinin buğusunda kocaman bir aşkı büyüttüğüm ve dahi gerçek alemde bir kere bile yüzünü görmediğim, sevgime karşılık göremediğim o güzeli fena halde hatırlattı. suçu yok, suçluyorum sadece.
birebir sözlük başlığına bir şeyler karaladığını görünce birebir'deki allegra sandım, hatta ona yazdığım bir şiiri anımsadım;
"biz hala şarkısıyla raksederiz umudun
lahza kısası bir ömürde sonsuz umutlar birikir en solumuzda
dahası ne gidilecek yol kalmıştır
ne aşılacak dağ
ne deniz geçilecek...
biz hala hüznüyle oyalanırız bekleyişlerin
nedametlerle yüklü bekleyişlerin hüznü
ne tek damla gözyaşı dökeriz boynu bükük
ne soluk soluğa kaçarız yangınlardan
bekleyişlerin yangınlarından
biz hala bombalarla uyanırız her sabah
çocukluğumuzdan kalma katil bombalar
kurşunlar ki sancısı durur gözbebeklerimizde
biz seninle dümdüz bir yolda yürüyemecek kadar sarhoş
biz seninle hala zifiri sokaklarda zillere basıp kaçan çocuklar kadar masum
ve hala bir gıdım ekmek için boğazı baştan başa geçen martılar kadar kararlı
biz senine hala kavak ağaçlarına hayran iki dost
biz seninle eskişehir'in kartpostallığı
bazen kız kulesi istanbul'un
biz seninle....
biz seninle neler nelermişiz meğer..."
bana onu hatırlattığı için bir yandan teşekkür ederken öte yandan suçluyorum itü sözlük'ün allegra'sını. sağolsun, aşkolsun...
- allahım ne kadder baneller, ne bu bööle geniş ayleymiş böögghhkk, çekilin kardeşim kaçılın allasen, bi boktan anlamayan yığın sizi, çekil önümde cnbce de hattori pottori animesi var o da bitince her havzın die bayndır başlayacak. sonra da caz konserine gideceğiz berkantlarla....
bundan bu hale gelmedik mi? eleştiriye tahammülsüzlüğümüz,tüm gerçeklere gözlerimizi yummamızdan...
peki türklerin imar izni vermesinin yanlış olmadığını iddia eden kim? bu da doğru ve çok büyük bir yanlış. hata, hem de türklerin yaptığı kocaman bir hata.
ama yağmalayanların kürt olduğu gerçeğini değiştirmiyor. suç oranlarına baktığında da yüzdesinin büyük bölümünün kürt olduğunu da değiştirmiyor. ama kürtlerin hepsinin böyle olduğu anlamına gelmiyor. ne yani söyleyince niye bu kadar ağır geliyor,anlayamıyorum. biz kendimizi de eleştiriyoruz ama sizi eleştirince batıyor.
birbirimizle didişeceğimize hep beraber iki adım ileri nasıl gideriz diye baksak çok daha iyi olur. bu da önce tüm gerçekleri herşeyiyle kabullenmekten geçiyor.
türk kürt kardeştir diyenlere neden diyorsun demiyorum.ama önce sevabıyla günahıyla tüm hatalarımızı kabullenelim. inkar etmek nereye kadar!!!
eğer yazılarımı okusaydınız, türkleri eleştiren yazılarımı da görüdünüz.eleştirilmeye tahammülümüzün olması gerekiyor.ırkçılık yapan biri kendini eleştirmezdi herhalde.
ammaaaaa utanma mevzusuna gelince. çok şükür yüzümü kızartacak hiçbirşey yapmadım şimdiye kadar! ne devletime ne de kendime...adımın hakkını verip vermediğimi beni hiç tanımayan bir insan bilemez. onun kararını verecek yetkiye de sahip değil ayrıca.
açıkça söylemek gerekirse; kanka listeme bir kere ekleyip sonrasında çıkarmıştım kendisini. kendisi bunların sebeplerini gayet iyi biliyor.
ve sonrasında, kendisini tekrardan keşfettim. ama bu sefer yazdıklarını okumak çok daha eğlenceli ve keyifli idi. hala da öyle gerçi. o yazsın okuyalım; her ne kadar feminist damarıma ara ara basıyor olsa da, seviyoruz kendisin.
kafayı roni margulies ile bozmuş olan yazar, bence uğraşmasın bu kadar onunla yahu. kendi haline bıraksın, hayır sinir harpleri falan yaşıyor gerek yok di mi yani.
nice insanlar geldi çattı. bir çoğu saygının ne demek olduğunu bilmeyen fenerbahçeli azgın güruhtu, kimi de türkiye cumhuriyeti devleti toprağı üzerinde yaşayıpta oturduğu toprağa pisleyen, hayalperest kürtçü ve pkk sempatizanları idi.
şimdi canlar, anayasada belirtilen resmi dili türkçe olan t.c. nin "tunceli" isimli şehrinde kendisi resmi dil olarak zazaca konuşulduğunu rivayet etmiş. ve bu şehri dersim olarak isimlendirmiş. kendi tercihi biz bir şey diyemeyiz bu noktada. sonuçta kimileri özgürlük istiyordu ya hani. neyse.. gel gör ki, bu adam, açtığı başlığa eklediğim giriyi beğenmemiş olacak ki, (bkz: @4156828) no lu girime istinaden, (bkz: @4156885) no lu giriyi sözlük serverlarına bahşetmiş.
şimdi tam da bu noktada bir kaç ayrıntı göze çarpıyor,
1- beğenilmeyen bir girinin yanında eksi oy butonu vardır. her yazar, bu butonu kullanmakta dilediğince özgürdür. lakin bazı yazarlara bu buton yetersiz kalıyor ve beğenmedikleri ve bilhassa duygusal oldukları bazı noktoları deşen giriler gördüklerinde, giriyi yazan itü sözlük yazarının nick altına ,"format dahilinde" bir şeyler geveliyorlar.
bahsi geçen yazar ve girisi tam da bu anlatılana bir örnek teşkil etmektedir.
2- bir girinin, yanlış ya da eksik bilgi içerildiği farkedildiği taktirde, doğrusunu bilen ve/veya bildiğini düşünen yazar, itü sözlük çıkar ve menfaatlerini düşünmek suretiyle giri sahibini özel mesaj yoluyla uyarır ve ilgili dokuman linklerini yine özel mesaj yoluyla gönderir. pardon, göndermesi etik açıdan şarttır.
allegra isimli yazarımız, yine bu noktada duygularına yenilmiş ve aslında özel mesaj yoluyla göndermesi gereken dökümanları nick altıma girmiştir.
"türkiye'de sadece türkçe'nin konuşulduğunu sanan biri..." tanıma bak tanıma. hey maşallah. herkes sayende paintitblack in türkiye de sadece türkçe konuşulduğunu zanneden biri olarak tanıdı bildi. yok anacım yok hani yapmaya çalıştığınız eylemin yeri burası değil. uludağ sözlük seni paklar. sen istediğin dilde başlık açabilirsin, girini yorumlayabilirsin. ama o başlığın altına girdiğim giriye tek kelime edemezsin. sırf bir giri yüzünden başlığım altına yazı yazıp beni provake edemezsin.
beni de bu şekilde "saykona sayko" durumlarına sokamazsın.
yediği ayarlar üzerine saldırısını buraya taşıyan pek çok yazar tanımıştır bu yazar da. lafları öyle çok dolandırmanın manası yok. "xatır be sıma" dersim dilinde, dersimce'de, kırmancki'de yahut zazaca'da elveda demek dedim, benim anadilim. ardından şunu karalamış; (bkz: @4156828) yani yazarcık diyor ki "olmayan bir lisan" olarak dersimce...
bu pek tabi türkiye'de sadece türkçe'nin konuşulduğunu sanan veya öyle hayalleri olan birilerinin aramızda hala olduğunu gösteriyor.
hatta şu giride de bilmeyenler ve bazı cahiller için şu yorumu yaptım; (bkz: @4157014)
ama bunun üzerine hala gelip bu başlık altında bık bık konuşursanız size söyleyeceğim tek şey şu olur; benimle ilgili fikrini yazabilirsin ama asla çamur yanlış ithamlarda bulunamazsın! "hayalperest kürtçü ve pkk sempatizanı" değilim.
anadilimi senin gibi cahil cühelaya karşı savunan biriyim...
bana hoşgeldin diyen ilk yazardır. bir süre yazılarını takip edeceğim ve eğer ilgimi çekerse yazılarını ilgiyle takip etmekle kendisini şereflendireceğim.
ayrıca gördüğüm kadarıyla kendisi de yeni nesil yazardır, her ne kadar aramızda aylar olsa da nesildaştır;
açtığı bir başlığa kendi ideolojisine ters düşen bir giri yazıldığında ve/veya nick altına giri girildiğinde anında misilleme yapma ihtiyacı duyuyor bu zat ı muhterem. komik lan ! biz de ilk okulda kim daha uzağa tükürecek yarışması yapardık. ben zıplayarak tükürürdüm hep kazanırdım. sonra arkadaşım intikam olsun diye defterimi karalardı falan.. hey gidi günler.. filaşbek oldum şimdi.