dinden anlayan birisi sayılırım ve şunları söylemeden de geçebilirdim, dayanamadım lakin.
doğada olup biten her şeyi çözmedik, ancak çözmeyeceğimiz anlamına gelmez bu. yaşayan her canlının anatomisini çözemedik, ancak çözemeyeceğiz demek değil bu. kendim "yaratır" varlık olamam, olmayacağım da; zira benim düşüncemde hiçbir şey "yaratılmıyor". benim "
allah yok" demem için ilah mı olmam gerekiyor? tapılmam, kullar edinmem mi icab ediyor? çıkıp 100 yıl önce, 21. yüzyılda her yerde bilgisayarlar olacak desem bana inanacak mıydınız örneğin?
amacımız dikkat çekmek değil. zaten dikkat çekmek için böyle bir şeyi kullanmak çok saçma. bugün bunu ateist olup da yapanlar elbette vardır; ancak musevi, hristiyan ve müslüman olup da dikkat çekmek için inançlarını dile getirenlerin yanında elbette azınlıktalar.
bugün evrenin sırlarına hakim değilsek, yarın da hakim olamayacağımızı kim bilebilir? insan neyi bilebilir ya da neyi bilemez konusu, çok daha başka bir tartışmanın konusudur ve ilgilenenlere john d. barrow'un "olanaksızlık: bilimin sınırları ve sınırların bilimi - impossibility: limits of science and the science of limits" isimli kitabını tavsiye edebilirim.
hoş gerçi; birazcık okusanız böyle garip tartışmalara da girmeyiz, ama neyse.
ana fikir:
allah'a inanmıyorum.