17 mayıs 2012 perşembe
günün başlıkları: 362 tane
günün başlıkları: 362 tane
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·yalnızlık (4)
- ·
- ·
- ·
- ·gülse birsel (10)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·kuzey güney (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·chevrolet impala (4)
- ·
- ·
- ·puma (2)
- ·
- ·
belki ilginizi çeker
alkolü fazla kaçırmak
- her içtiğiniz de sırasıyla: pantolon gözlük bere kaşkol boxer çorap (bu ikisi birlikte) kişisel eşyalarınızı kaybetmektir.
her gördüğünüz kızın sizinle öpüşecegini sanırsınız. sesiniz çok güzel ve ayaklarınız dans için çok iyidir. yorulmak nedir bilmezsiniz.
bağzılarımız sinirlenip duvar ya da kendini yumruklaya bilirler, birisi eski kız arkadaştan muhabbet açtımı oturur ağlamaya başlarsınız ve kimi zaman o kişinin evine gitmeye kalkarsınız, bu tatlı olayın polis çağırılmasıyla son bulacağı gibi bir de evden azar yersiniz.
sabahın köründe eve dönmesi hiç zor değilmiş gibi bir de her yeriniz ağrımakta ve paranız suyunu çekmiş olmaktadır. bunların hepsinin yanınıza kar kaldıgı dogrudur ama insanlara artık anlata bilecek bir takım hikayeleriniz olur.. - kendinizi bir gün yabancı bir bisikletin üzerinde -sokakta birileriyle tanışmışız ve bisikleti binelim diye vermiş- eve gider halde bulabilir, ve hatta bisikleti 3 kat yukarı taşır ve hatta salonun orta yerine park edersiniz.
ama neden diye sormazsınız.
ertesi gün karakoldan arkadaşınız arar ve
...bisikleti aldın nereye götürdün olum, çocuk sokaktaki herkesi dövdü. bisiklet 4 milyarmış lan!... tanımadığımız öteki çocuklar da dayak yedi birisinin gitarını kırdılar (en çok buna üzüldüm)
telefon da 2 kekelemeden sonra salona gidip bisikleti görürsünüz.
ve şimdi zor olan şey bisikleti sahibine dayak yemeden nasıl götüreceğimizdir.
anlayışlı olacağına inanıyorum...
buna fazla kaçırmaktan ziyade b.kunu çıkarmak deniyor tabi. biz şimdiki gençler bir şeyi doğru beceremeyoruz. - ''şu gelmezse bu mekandan beni hayatta çıkaramazsınız'' repliğine neden olandır.
sarhoş arkadaşınızın gece yarısı bisikleti duvara sürüp yere düşüp bayıldığını gördükten sonra '' aha öldü lan bu '' demenize neden olandır.
yattığınız yere kusup kusmuğunuzu burnunuzdan çekmenize neden olandır.
ertesi gün '' neredeyim lan ben '' demenize neden olandır.
tanımadığınız insanlarla 2 salisede kanka olmanıza , her türlü muhabbete girmenize neden olandır.
kediden çok korkmanıza rağmen onu kucaklayıp sevebilmektir.
orda burda 'ben tekim' diyerek melek yargıcı'ya dönüşebilmektir. - arkadaşlarla toplu halde alkolü fazla kaçırma ayinlerinden birinde 10-15 kişi toplanılmıştı. saat henüz 3-4 falandı. kordon'daki en ucuz bar uzun ve acı verici bir tartışma sürecinden sonra belirlendi. bara girmeden önce plastik şişe şarap ve gazoz karıştırılıp içildi. barda herkes bir biraver söyledikten sonra tuvalete giden arkadaşın biraverinden bira aşırmak gibi türlü çeşit çirkinlik yapıldı. o dönemde bir sevgilim vardı adı sidal. tabi o davetli değildi, davetli olsada gelemezdi çünkü o gün onun doğumgünüydü. arkadaşlardan biri "babamı dövcem lan ben" diye geyik yaparken başka bir arkadaş ortamdaki bir kıza bakıp "yıllardır şınav çekiyorum bir türlü böyle göğüslerim olmadı" dedi. ortam çirkinleşince türlü çeşit göt korkusuyla barı terk etmek zorunda kaldık tabi. bardan çıkınca benimde dahil olduğum bir grup kusmak için çimlere doğru hareket etti. tam kusarken telefonum çaldı arayan sevgilimdi. kötü durumda olduğum için telefonu arkadaşıma verdim tuvalette de dedim kusmaya devam ettim. şu konuşmayı duydum kusma seansımın arasında
ayakta duramayacak kadar sarhoş arkadaş: aloğğ
eski sevgilinin muhtemelen verdiği cevap: alo?
ayakta duramayacak kadar sarhoş arkadaş: adın ney senin?
eski sevgilinin muhtemelen verdiği cevap: sidal
ayakta duramayacak kadar sarhoş arkadaş: sibel?
eski sevgilinin muhtemelen verdiği cevap: hayır sidal.
ayakta duramayacak kadar sarhoş arkadaş: sinan?
eski sevgilinin muhtemelen verdiği cevap: sidal.
ayakta duramayacak kadar sarhoş arkadaş: ya bi kapat amığa koyim ya ne sikim ismin varmış.
sonra ayakta duramayacak kadar sarhoş arkadaş bir süre telefonun kapandığını idrak etmeye çalıştı ve bana dönüp dediki "olm karı seni terketti lan". beraber güldük falan. acıktığımıza karar verip pizza pizza'ya gittik sonra. haftasonu olduğu için içerisi tıklım tıklımdı. herkes menü falan söyledi becerebildikleri kadar, benim param olmadığı için ben sadece oturdum. gerçi iyiki param yokmuş çünkü arkadaşın biri pizzanın üzerine sesli ve iştahlı bir şekilde kusmaya başlayınca oturduğumuz kattaki kimse söylediği şeyi yiyemedi çünkü. başka bir arkadaş o sırada heyecanla tuvaletten döndü "olm kızın biri vardı tuvalette sarhoş çok fena yiyiştik lan" dedi. bende yiyişirim belki diye kalkıp tuvalete gittim ama kızı göremedim. işletmede görevli biri gelip kibarca gitmemizi isteyince gitmek zorunda kaldık bizde. bir an için "kimse bizi kovamaz lan gidip dövelim" diye düşünsekte polisi ararlar diye korktuk ve gittik. o sırada annem aradı yazlığa gidiyoruz biz ev sana emanet geç kalma yinede dedi, arkadaşta kalıyorum diye yalan uydurup parkta yatmak zorunda kalmayacağım diye sevindim içimden. tamam anne dedim. evlere dağılma vakti geldi, kentkartımda bir basımlık vardı otobüse binip eve gitmeye çalıştım, yanlış durakta inip yarım saat yürümem gereksede başardımda. tam eve girerken kankam aradı "abi taksiyle gittik eve biz mehmet taksiye kustu taksici 30 lira temizlik parası aldı bi de üstüne taksimetre bindi 60 lira verdim lan" dedi. ben eve ucuz gittim diye sevindim. her şeye rağmen güzel bir gündü. - saçmadır. alkol fazla kaçmaz. doğrusu derişimi az olduğu için hızlı "nufuz" edebilir olabilir. ama siz kapasitenizi aşmışsınızdır. doğada mekanik ya da doğal olan tüm varlıkların bir sınırı vardır. ve bu sınırı geçince ilgili canlı biçimi formunu değiştirir.
amaç dün gece içtim şöyle saçmaladım gibi bir komklik değilse alkol katalizorine suç bulmayacaksın. mesela beni bunu yazdığım için bıçakla ya da silahla öldürürsen bıçağı fazla sokmuşum ya da tetiği çekmişim demen -çok da- anlamlı olmayacağı gibi.
o bir kimyasal, tıpk senin gibi. senin bir başkasından farkın o kimyasalı çözme biçimin. fazla kaçırmışım da aslında suç değil tabi. annemin yemeğe fazla tuz atıp ramazanda patates atması gibi. yeterki bunu başarı hikayesi yapma.
edit: düzeltme. evet ben alkol almış olabilirim:) - bir giriyi okuyup. aslında tam okumak değil. böyle okumaya başlayınca gideri olur ya devamının öyle. gerisini hızla merak edip. sonunda sevmektir. ama belki birkaç yüz milisaniye içerisinde kendi nickini okursun solda, altta. o zaman işte değeri kalmaz.
zaten sen demişsindir. kendi dediğine başka bir gözle bakıp sonra kendinle buluşmak çok değerli değildir. zira zaten bunu biliyosundur.
kendinden emin sinek olmak yerine, fikir olarak bile avlanmak istersin. örgütlü olmak hep yalnızlıktan iyidir. zaten evlilik örgütlü sevişmek değil midir? güven, gelecek vs. gibi korklarla evrilmiş. neyse... biraz önce canlı yaşadım.
hep inkarla geçer hayat. hep birlikte. belkide en büyük inkar yanlız olmadığımızın inkarıdır. içip güzelleşilir. bol bol sevilir, bol bol öpülür. deyim yerindeyse prozac sevişmesi. her canlı bilir yanlız olduğunu.
yok sana demedim. sen değilsin!. sen annenin tek oğlusun. senin sevgiin tırnağına kurban olur. sen göz nurusun. valla bu kadar biliyom. duyduklarım bunlar. üretmeye çalışmadım. dönelim sana. evet sana diyorum salak.
kendine bile yabancı olabilecek kadar yaşıyorsun. ve korkarım...
yalnızsın! - (bkz: ülke kurtaran sarhoş)
@8346862


