• videolar

  • +6 görseller

    • aliya izzetbegoviç
    • aliya izzetbegoviç
    • aliya izzetbegoviç
    • aliya izzetbegoviç
    • aliya izzetbegoviç
    • aliya izzetbegoviç
  1. 1983'de babasının makalelerini derleyerek "islami manifesto" adıyla yayınladığı kitap yüzünden avrupa'da "sistemi değiştirmek ve şeriat devleti kurma girişiminde bulunmak" suçundan 14 yıl hapse mahkum oldu. gerçi 5 sene sonra serbest bırakıldı ama onun bu mahkumiyeti bir çok müslüman için rahmete aracı oldu. çünkü bu mahkumiyet büyük ses getirmişti ve kitaba olan ilgi bir anda artmştı. kitabın içeriğinin yazarının hüküm giydiği suçla hiç bir ilgisi olmaması kitabın etkisini daha da arttırmıştı.
    mekanı cennet olsun.
  2. srebrenica'ya hitapen

    " savaşta büyük zulme uğradınız. zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. çünkü unutulan soykırım tekrarlanır. "

    sözünü söyleyen büyük komutan,insan,halk kahramanı.

    alija izzetbegoviç
  3. yugoslav üst düzey bürokratı draza markoviç, hatıratında bir yerde şöyle der:

    " insan yine de 'yugoslavya'nın yugoslav halkının devleti mi yoksa slovenlerin, sırpların, hırvatların, makedonların, karadağlıların ve bunların yanısıra arnavutların, italyanların, bulgarların, macarların, slovakların devleti mi olduğu' şeklindeki eski soruyla karşı karşıya geliyor.''

    peki burada müslümanlar nerede? boşnaklar nerede? draza , italyanları ve slovakları zikrediyor, ama nüfüsu 2 milyondan fazla olan bir halka gelince ''kör'' kalıyor.
    "neden acaba?"
    işte alija izzetbegoviç bu soruyu sorandır.
    neden acaba? hazmedemedikleri şey ne? avrupanın orta yerinde avrupalılardan insan bir halk mı? yoksa osmanlıya hala saygı duyan, türk'ü seven, osmanlı'yı iliklerine kadar yaşayan bir kültür mü? neden acaba?
    aliya... sen olmasaydın aliya... da te nije alija...

    (bkz: http://www.balkanskidom.com/...)

    edit 1: ekşisözlükten sarenalaja isimli yazarın yazısıdır.
    edit 2: o yazar varolmayan şövalyedir...
  4. gerçek bir devlet adamı, hayranlık duyulması gerektiğini düşündüğüm bir liderdir kendisi. bosnanın bağımsızlık mücalesi onun önderliğinde gerçekleşmiştir. yaşanılan zulümler, savaşlar sonrasında bir otorite ya da koruyucu istememiştir egemen, bağımsız bosna için hayatını ortaya koymuştur. savaş sırasında, karşılaştıkları haksızlıklar karşısında dahi ahlaktan vazgeçmemiştir, yaşanılanların, bir daha kimse tarafından yaşanmaması için, unutulmaması gerektiğini söylemiştir. geçmişin neler getirdiğini bilen, gerçeklerin farkında olan, öngörüsü güçlü bir hukukçu ve entellektüeldi. hayatındaki en büyük başarının, "büyük sırbistan"ın parçası olması muhtemel bosnanın bağımsızlığını kazanması olduğunu söylemiştir. en büyük başarızlığının ise bütüncül, demokratik bosna-hersekin oluşturulması sürecinin yavaşlığı olduğunu söylemiştir.
    dayton antlaşması imzalanmadan 20 ay önce şöyle bir konuşma yapmıştır "inşallah, barış bizi bekliyor. hemen değil, ama yakında. bu barış için iyi hazırlanın. peygamberimiz, zorlu bir savaştan dönüşünden sonra, sıranın küçük cihattan büyük cihada geldiğini söylemişti ve bununla barış mücadelesini kastetmişti. gerçekten barış geldiğinde bizi bekleyen şey, hiç de kolay olmayacak. korkarım ki sık sık, yalnızca savaşın olduğu günleri düşüneceğiz. bir kişi hastaysa, tek arzusu vardır –sağlığını kazanmak; kazandığında ise yüzlerce arzusu olur ve hasta yatağında iken olduğundan daha mutsuzdur. savaşta ve bizim durumumuzda olan kimselerin durumu da böyledir. sanki bombalar durduğunda ve barış geldiğinde her şey kolay olacak , her şey yolunda gidecek gibi görünür. burada çoğunuz gençsiniz. uyanık olun, önünüzde büyük sorunlar var: yok edilmiş sanayi, işsizlik, açlık… şimdi bizi dünya besliyor. herkes aşağı yukarı, aynı miktarda alıyor. ancak, önümüzde büyük eşitsizlikler var; zengin insanlar, işsiz olan sıradan insanları sömürecek savaş fırsatçıları olacak. bu savaşı barışa götürecek olan sizler, hazırlıklı olun. ne boş hayallere kapılın ne de insanların bunlara kapılmasına sebebiyet verin. çok zor olacak bu. savaştan binlerce yaralı insanla çıkacak bir ülkeyiz. bunların çoğu, herhangi bir iş yapamaz olacak. yardımımıza ihtiyaç duyacak. evi besleyecek kimsesi olmayan muazzam sayıda aile, çok sayıda yetim olacak. sayısını unuttum; ismi ama sümeyye ya da fatma olan bir kadının şu anda kaç yetime baktıklarını söylediğinde korktuğumu hatırlıyorum. ardından, elbette kaçınılmaz adalet ve adaletsizlik meseleleri olacak. bu nedenle allah yardımcımız olsun."