bu alihan ismi es geçilmiş. şimdi hukuken sakıncalı bir ifade olabilir, o yüzden ilk kelimesini atacağım. l manyak'ta bir zamanlar "... şarkıcı altuğ" diye bir karakter vardı, ne zaman bu alihan abimizi görsem aklıma o gelir. karikatürün karakteri olduğu kadar tipi de benziyor zaten. neyse. bu abimiz bir zamanlar köprüde intihar denemesi (gösterisi?)yapmış, üzerine benzin (!) dökmüştü. bir yandan da ağlıyordu.
sonra geçenlerde gördüm. taksim'e gitmiş. polis'in alkolmetresine bir türlü doğru üfleyememiş, alet ölçememiş. polis tekrar üfleyin falan diyince "ben sanatçıyım, diyaframdan üflüyorum" diye kasım kasım kasılıyordu. çıktı bir de şarkı söyledi sesini kanıtlamak için. hay allahım.
ve bugün.. görüyoruz ki altuğ'un gerçek hayattaki yansıması, ajdar'ı dövmüş.
herkes sanatçıyım diyor ülkede. bu da onlardan. bide ajdar a laf atarlar. bunları gördükçe ajdar hakkaten sanatçıymış lan, adam edebiyle duruyor en azından, küfür etmiyor, kimseye saldırmıyor, diyorum.
seneler önce katıldığı bir televizyon programında yine tanınmamak sendromuyla karşılaşmış, o günden beridir kendisini tanımayan kişilere savaş açmış bir yiğit.
her yapıtıyla yeni akımlar yaratan, tarihe notlar düşen, yüzyıllar sonra bile hatırlanacak büyük sanatçı. sanat öylesine hücrelerine yerleşmiştir ki, sanata ve sanatçıya yapılan her saygısızlığın karşısına heybetli bir dağ aslanı ya da bir ayı gibi dikilivermiştir. kesinlikle reklam peşinde koşan bir hödük, bir korkak, bir şerefsiz değildir. kameraların kadrajına bir dakika fazladan girebilmek için, milletin dalga geçtiği zavallılara tekme tokat girişecek kadar orospu çocuğu değildir, asla değildir. sanata yaptığı inanılmaz katkıları bir gün herkes anlayacaktır; kimse ama kimse onun için sefil üçkağıtçı demeyecektir.
ilk görüşmemizde kendisine "formatın kıyısından dolanmak" konulu bir seminer vereceğim, bedava.
alihan unutulduğunun farkına varmış olacak ki; ortamda gördüğü ajdarın kendisinden daha fazla ilgi görmesine kızmış, kendine kurban olarak ajdarımızı seçip, saçma sapan şeyler söyleyip ajdara girişmiş insandır.keza ajdar batırıcı laflar etmemiş direk ortamı terketmeye niyetlenmiştir.alihan reklamın iyisi kötüsü olmaz diye düşünmüş olmalı herhalde , birden başka bir varlığa dönüşmüştür, ajdara kaba kuvvet uygulamıştır.kınıyoruz (bkz: ajdara uzanan eller kırılsın) (bkz: sanatçı sensin ajdar da sana girsin)
duygularıma tercüman olan kişi. ilk kez gördüm hayatımda. ne sanatı yapar bilmiyorum ama ülkenin ve dünyanın bir numaralı sanatçısı olarak onu bilirim ve bu haftayı alihan ile coşma haftası belledim. neden bir hafta derseniz tam oturtamadı.
ajdar'ı dövdükten sonra, "nihat doğan da bir ajdardır, sesi karga gibidir." diyerek, "abi ben de magazinlerde görünmek istiyorum, acıyın." diyen ezik şarkıcı altuğumsu(zira kıvırcık saçları yok).
kendisini sanatçı gören ama nazarımda ajdar'dan, recep bülbülses'ten daha fazla sanatçı olmayan bir zat-ı muhteremdir kendileri. sırf sesi kötü ve kendini hiperstar zannediyor diye ajdar'a saldırabilmeyi kendine hak görmüş, hatta bunu yaptıktan sonra fetihten dönmüş padişah edasıyla magazin programlarında baş köşeye oturtularak kendini savunma hakkı verilmiştir. halbuki olay bir medya maymunun başka bir medya maymununa saldırarak, hangisinin daha maymun olduğunu gösterme çabasından başka bir şey değildir.
yaptığı barbarca hareket sonrasında alkışlanabilmesi ve medyada olayın haberini yaparken bile olayı "ajdarla dalga geçme fırsatı" olarak görmesi ise insanların doğruyla yanlışı, ayırt etme yeteneğine sahip olamadıklarını göstermektedir. o zaman açayım seda sayan'ı da iki göbek atıp kendime geleyim.
"bu kadın neden ağlıyor" isimli şarkısı ile kısa süre şöhret yaşamış, sonrada esra ceyhanın programına 10 kere konuk olmasına rağmen unutulmuş şarkıcı.
unutulmayı hazmedemeyip bir bidon benzin ile yollara düşmüştür. magazinci muhabirlere de haber vermeyi ihmal etmemiştir tabi eheheheh. sonra boğaz köprüsü yakınlarında arabayı cart diye durdurup "yakıcam kendimi ulaynn" diye arabanın üstüne çıkmıştır(kameralar bidonu net görsün diye)
adamın kim olduğunu unutmuştum ama elinde bidonla yaygarayı koparıp yan yan kameralara "çekiyor mu acaba" diye bakmasını unutmadım. şimdi ajdara saldırışınıda unutmam ahahaha.
ajdar denen cisimi dövmeden önce ona "sen,ben sanatçıyım diyorsan ben bu sanatçılığı bırakacağım"diyerek kendisini sanatçı olduğuna inandırmış başka bir cisim.
ajdara vurmakla aslında hepimizin içinde olan fakat bitürlü dışarı çıkartamadığımız duygumuzu yansıtmış olan kişidir.fakat sonradan bu dayak yüzünden çıkıp böbürlenmesinide şiddetle kınıyoruz.tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir lafı da bardağı taşıran son damla olmuştur.hadi dayanamadın vurdun bari esra ceyhanın gereksiz programına çıkıp övünmeseydin.dayağı ile beni sevindiren fakat bununla övünüp,reklam yapmasıyla sinir olduğum içimde böyle garip bir çelişki oluşturan kişidir.
ahmet hakan bir yazısında kendisini sıkı dostlar filminde durup dururken kavga çıkaran,hafif psikopat ve her daim sinirli joe pesci ye benzetmiştir.dikkatli bakınca alihan ve joe pesci nin ne kadar benzediğini farkedeceksiniz sizde.hele şu son olaylardan sonra..
dün televizyon gurusu esra ceyhan'ın programında her lafa atlayan, bir türlü susmayıp seyircileri gazlayan bir performans sergilemiştir. programı terkederim, ben sanatçıyım, bu ülkeye 12 senedir sanatımla hizmet ediyorum, ağzına gözüne benzin kaçan boğaz köprüsü intihar görüntüleri üzerine köprü görüntülerinden telif alsaydım zengin olmuştum gibi incilerle günümü şenlendirmiştir. bunlara ek olarak her kanalda farklı yorum getirdiği ajdar'ı dövmesi olayı hakkında: "ben ajdar'ı dövmedim, iki tane çaktım" demiş ve görüntlerde sadece bir şak sesi duyan halkımıza acaba dedirtmiştir. ayrıca program program gezmesi, çenesinin ayarı olmaması ve megalomallığı açısından bir de ajdar jr.'ımız oldu. vatana millete hayırlı uğurlu olsun.
esra ceyhanın programında telefonla bağlanan bir izleyicinin yıllar önce beraber yazdıkları bir şarkı hakkında hak iddia etmesiyle çılgına dönen, izleyiciye bir sanatçıyla nasıl konuşulması gerektiğini bilmediğini haykıran adam. pardon alihan, sanatçı?
ajdar'ın ensesine indirdiği tokatla gönlümde taht kurmuş, hislerime tercuman olmuş, ilk fırsatta ne kadar albümü varsa satın alacağım türkücü. tabi adamın röpörtajına "sen kimsin lan ibik" tarzındaki dalış biçimi ve bunu yapmaktaki gayesi yanlış da olsa öte yandan ajdar haketmişti be abi. alihan olmasa bir başkası o keli kızartacaktı, iyi oldu.