bir tavşanın ardından küçük bir kapıdan geçip absürdlüklerle dolu bir dünyaya giren kızın başından geçenleri anlatır, bir sırıtan kedi vardır ki çocukken bile beni nefretle doldurmuştur, boğazlamak istemişimdir
video oyunları hakkında hiç bir şey bilmeyen bir annenin çocuklarına video oyunları oynamasından sonra evde hiç ses çıkmayınca acaba ne var bu video oyunlarında diyerek başına oturmasıyla yazılan müthiş bir hayal gücü gerektirecek ingiliz edebiyatının saygın örneklerinde ve her yerde bu kitaba bir gönderme yapılır örn: matrix'te "tavşan deliğine gir ve seyahat başlasın" gibi garip bir çeviri ile karşılaştım burda ki tavşan deliği kitabın başında ki alis'in düşmüş olduğu tavşan deliğidir. ne bileyim işte siz de böyle saçma şeylerle uğraşan birini görürseniz sakın küçümsemeyin ileride büyük bir yazar olabilir!!!
yorumları okuduğumda sevilmediğine şaşırdığım, önce gülüşü ile gözüken kedi gibi süper bir karakterin olduğu (sanırım adı kaos idi), tadından yenmez, çocukluk yıllarında hayalgücümün tavan yapmasını sağlayıp, daha sonra frp okumama neden olan masal. ayrıca birçok sinema filminde, bu masala atıfta bulunulur. bereketli bir simge tarlasıdır.
animasyonunu izlediğimde 2. cd ye tahammül edemeyeceğim kadar fazla bad trip içerdiğini görüp şaşkınlığa uğradığım hayal ürünü. bu kadar da uçulur mu bir mantarla denilen, bu halinden çocuk masalı moduna nasıl geçirildiği anlaşılamayan, ürkütücü, kopuk öykü. bunu ortaya koyarken yazarın kafası ne derece kopuktu bu dünyadan, tahmin bile edilemez. özellikle büyüyüp küçülme modunun mushroomda bol bol yaşandığı söylenir.
kesinlikle başarılı bulduğum bir hikayedir, imgelerle doludur, izleyen/okuyan çağrışımlar yaşatır
bu arada matrix'te follow the white rabbit de bu masalı çağrıştırmak üzere şey ettiririlmiştir
lewis carroll'un mükemmel grotesk masalı.şizofreni ve bilinçaltından çıkan sanrılar pembe şeker rengi kıvamında çocukların önüne sunulur* tüm olanlar alice'in bilinçaltının ona yaptığı oyunlardan ibarettir.burada alice'le özdeşleşen yazarın kendisidir*ve tabii ki onu bu hale getiren magic mushroom*
follow the white rabbit.. aynı zamanda bir yaşam feslefesidir kendisi.. gerçeküstü bir yaşamdır.. herşeyi bırakıp gözlerinizi kapayıp gitmek isteyeceğiniz bir kaçış yoludur.. aslında küçüklere değil, büyüklere masaldır..-veya her ikisine de- tıpkı küçük prens gibi, andersen masalları gibi, oscar wilde öyküleri gibi..
lewis carroll un alice fidell isimli küçük bir kızdan esinlenerek yazdığı hikayeler. bunların sübyancı isteklerini içeren hikayeler olduğunu idda eden kesimler vardır, kesinlikle kitaplarda o tarz bir anlam yoktur, idda manasızdır.
hikayeler aslında carroll un halisünasyonlarından derlemelerdir, lsd yada mantar yolculuklarından. tam olarak anlayabilmek için orjinal dilinde okunması gerek.
iki bölümden oluşuyor kitap, çocuk kitaplarında genellikle sadece birinci bölümü oluyordu. alice's adventures in wonderland ve through the looking glass.
birde, belirtmek isterim, syd barrett in hayatı boyunca dönüp dönüp tekrar okuduğu kitaplar arasındaymış.
bazı üniversitelerdeki felsefe bölümlerinde bir dönem boyunca incelenen ve her iyi okurun mutlaka kütüphanesinde bulunması gereken bir yapıt.
"hiç bir şey olduğu gibi olmayacak, çünkü her şey olmadığı gibi olacak. ve tam tersine; olan şey, olmadığı gibi olandır. ve olmadığı gibi olan da, olacak olandır. anladınız mı?"
"bana hangi yoldan gitmem gerektiğini söyler misin?" dedi alice. "bu neyi istediğine ve neye ulaşmaya çalıştığına bağlı" dedi kedi...