mustafa denizli'nin başlatacağını duyurduğu revizyonun ilk halkası olmuş topçu.
kendisinden zerre hoşlanmam. yıllarca ne sağ bek de verimli olabilmiştir ne de sağ önde. en fazla bank asya ligi takımlarında sağ önde hızı ile fark yaratabilir bu adam. beşiktaş'ta değil.
demiş ki: "ben 4 maç oynadım 3 galibiyet 1 beraberlik aldım, aldığımız 4 malubiyetin hiçbirinde ben oynamadım, ihale neden bana kaldı anlamıyorum."
anlamayacak bir şey yok alicim. nasıl ki senin sayende maç kazanmadık, sen oynamadın diye de alınmadı o mağlubiyetler. mustafa denizli'nin seni günah keçisi yapıyor oluşu elbette çok saçma. ama sakın ola ki kendine pay çıkarma, kötü topçusun.
demiş ki: "onca yılımı verdiğim beşiktaş taraftarı yabancı oyuncuları tribüne çağırdığı kadar beni çağırsaydı ben bambaşka bir oyuncu olarak ortaya çıkardım."
sen değil misin yıllar evvel gençlerbirliği forması ile inönü'nün çimlerinde ibrahim üzülmez'in suratını dağıtan, sahada olabildiğine antipatik davranan, yeri geldiğinde kendini ceza alanında yere atıveren. e şimdi de 'beni hiç sevmediler ağbi' ajitasyonuna girmek de neyin nesi! bunu en son erman güraçar isimli zeka küpü yapmıştı da baya eğlendirmişti bizi. ama sen eğlendirmiyorsun bile.
sonuçta gönderilişi geç kalmış bir hareketti. iyi oldu. amma velakin takımı feraha kavuşturacak hareket olarak adledilmesi abesle iştigal olur. ondan önce gitmesi gereken o kadar çok kişi var ki. bir başlansa kulübü yönetecek, takımı çalıştıracak bir allahın kulu kalmaz.