ali poyrazoğlu  

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. 2004 yılında itu'de düzenlenen turkcell fest workshop'ta herkese bir kulp takmayı başarmış olan tiyatrocu.
    a.p: senin bölümün ne?
    öğrenci: inşaat
    a.p: senin yaptığın inşaat çöker, peki senin ki ne?
    öğrenci: bilgisayar
    a.p: senin kurduğun sistem çöker
    ...
    (bkz: bu daha gider)
    (mystra, 19.08.2005 11:46 ~ 11:46)
  2. 2004 yılında itü turkcell fest kapsamında ufak çaplı bir stand-up show yapan komedyen. kendisinden hiç beklemediğim biçimde ortalığı yarıp geçirmiştir...
    (rasputin, 03.12.2005 02:37)
  3. konuşmasıyla beni yoran insan. itüye gelip bi sürü belden aşağı espri yaparak milleti güldürmeye çalışan ve malesef bunda başarılı da olan insan. yeni neslin kıt ve öküz espri anlayışına uyum sağlayarak prim yapmaya çalışan kişi. turkcell iyi para veriyo olmalı
    (kusmuk, 03.12.2005 03:00)
  4. bi kaç ay önce kız kardeşini kaybetmiş değerli tiyatrocu.
    (tinklend, 09.03.2006 23:27)
  5. (bkz: gölgede muhabbet)
    (jellicle, 09.04.2006 12:21)
  6. 1946 yılında istanbul’da doğan ünlü tiyatro ve televizyon sanatçısı. konservatuar tiyatro bölümü mezunudur. 1972 yılında ali poyrazoğlu tiyatrosunu kurdu ve hala sürdürüyor.
    (stairway to heaven, 11.05.2006 10:20)
  7. turkcell reklamlarının sesi
    (ceyus, 06.02.2007 00:29)
  8. halkımın sanat seviyesinin ve espri anlayışının vasatlığını gözüme sokan insan. gerçekten ukala olmak istemiyorum. ama böyle işte... ayrıca, eğer tiyatro nasıl tiyatro olmaktan çıkar diye merak ediyorsanız gidiniz ve görünüz. başka söylenecek söz yok.
    (cappuccetto verde, 20.03.2007 00:25)
  9. nedenini bilmediğim bir şekilde çok nadir bu kadar büyük şiddette duyumsadığım nefretin adını duyduğumda bile koşarak yöneldiği kişilik .. garip .. canlı görmedim bile .. ama yıllarca tv ekranlarını o vasat kabaresiyle meşgul etmesi bile tilt olmaya yeter bir durumdur ..
    (clem, 20.03.2007 00:54)
  10. seray sever i canlı yayında arkadan mıncıklayarak halkın duygularına tercüman olmuş tiyatrocu, devlet sanatçısı.
    (stargazer, 26.03.2007 14:22)
  11. sanatçı olmanın vasıflarına haiz olamayan eski yılların porno oyuncusu. sen kalk ülkende tacizi hoş bir şeymiş gibi göster, milletin kıçını avuçla, sonra da keh keh gül her şeyin bir ilki var diye. baş roldeki kişi de tepki göstermeyip ay görüktü mü bir şeyim diye konuşsun. adam seni taciz etti, orada tepkini koysana. rating uğruna yapılan ucuz oyunların son halkasına imza atmıştır kendileri, tebrik ediyorum.
    (restless times, 26.03.2007 21:50)
  12. 70'li yıllarda çevrilen seks filmlerinde rol almış aktör, en bilinen filmleri "kokla beni melahat" ve kayıkçının küreği.
    (yeşilçam, 06.05.2007 00:21)
  13. tak tak takıntıyla bir kez daha saygı ile önünde eğildiğim sanatçı.ileride kendisiyle çalışmak isterdim açıkçası(istemekle olmuyor değil mi?)
    (jeux denfants, 11.08.2007 21:46)
  14. poğaça gibi bir ağabeyimiz. allah sevenlerine bağışlasın.

    (bkz: araya karışmak)
    (dünyayı kurtaran adam, 20.08.2007 13:35)
  15. (bkz: http://kelebek.hurriyet.com.tr/...)
    (jack nicholson, 28.08.2007 19:43)
  16. hayata dair şöyle demiştir:

    "şunları bir araya toplayayım.
    bir güzel muhabbet edelim" diye düşündüm.
    mutfak işinden de anlarım.
    donattım sofrayı.
    bayağı uğraştım.
    hepsinin, ayrı ayrı ne
    yemekten, ne içmekten
    hoşlandığını iyi
    bilirim.
    bayağı da para gitti.
    birinin yediğini öbürü yemez.
    ötekinin içtiğini beriki içmez.
    dört kişilik sofra kurdum.
    mumları da yaktım. bak hepsi, erick satie severdi. hatırladım.
    müziği de ayarladım. geldiler.

    20 yaşında ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben dördümüz.
    birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.
    kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim.
    yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
    kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
    yatıştırayım dedim.
    "sen karışma moruk" dediler. büyük hır çıktı.
    komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
    yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
    evin de içine ettiler. bende kabahat.
    ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine.

    ömür dediğin üç gündür,dün geldi geçti yarın meçhuldür,
    o halde ömür dediğin; bir gündür,
    o da bugündür..."
    (closer, 14.01.2008 02:42)
  17. şöyle demiştir kendileri;

    bankacılar paranın sahte olup olmadigini anlamak için, parayı ışığa dogru tutup içerisinde atatürk filigramı var mı yok mu diye bakarlar. siz de bir adamın ne mal olduğunu anlamak için, onu ışığa tutun; bakın bakalım içerisinde atatürk var mı, yok mu! içerisinde atatürk olmayan adamlara iltifat etmeyiniz. cumhuriyet'e sahip çıkınız ..
    (yaqui, 30.04.2008 14:38)
  18. bu yaz yeşil kabare 'yi bodrum magic life otelinde tekrar kuracak olan tiyatrocu.aynı zamanda tumba yatak adlı bir komedi oyununu da sahneye koyacakmış.

    http://www.milliyet.com.tr/...
    (ceyus, 15.06.2008 21:17)
  19. tiyatrocu, radyocu, sinemacı, yönetmen, yazar, çevirmen, kuklacı özelliklerinin yanında aşçılık yanı da vardır.
    (ceyus, 10.07.2008 17:31)
  20. kendisinin aslında pek bilinmeyen bir yönü de çok büyük şirketlerin, kendi kurmuş olduğu profesyonel ekibiyle beraber danışmanlığını yapmak, onlara çözüm ortağı olmaktır.
    (ceyus, 22.11.2008 22:04)
  21. gerek katıldığı tv programlarında, gerek röportajlarında, gerekse de yazdıklarında anlattığı hikayelerle hayatına ve hayata dair çok ilgi çekici örnekler ve yaşanmışlıklar sunmaktadır.
    (ceyus, 21.12.2008 00:23)
  22. hayatı, içinde yaşarken dışardan da izleyebilen bir adam, üstad. hem şöyle dillendirmiş bir hikayesini yazar;

    ''şunları bir araya toplayayım. bir güzel muhabbet edelim'' diye düşündüm. mutfak işinden de anlarım. donattım sofrayı, bayağı uğraştım. hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim. bayağı da para gitti. birinin yediğini öbürü yemez, ötekinin içtiğini beriki içmez. dört kişilik sofra kurdum. mumları da yaktım. hepsi eric satie severdi, hatırladım. müziği de ayarladım. geldiler. 20 yaşında ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben, dördümüz. yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum. kırk yaşımın karşısına da ben geçtim. yirmi yaşım, otuz beş yaşımı ''tutucu'' buldu. kırk yaşım ikisinin de ''salak'' olduğunu söyledi. yatıştırayım dedim ''sen karışma moruk'' dediler. büyük hır çıktı. komşular alttan üstten duvarlara vurdular. yirmi yaşım, kırk yaşıma bardak attı. evin de içine ettiler. bende kabahat. ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine.
    ömür dediğin üç gündür, dün geldi geçti; yarın meçhuldür. o halde, ömür dediğin bir gündür, o da bugündür...

    teşekkürler nazlı ılıcak. (hıncal uluç hesabı)
    (phillytominny, 01.01.2009 13:08)
  23. bir rivayete göre eşcinsel olduğu söylenir. hatta oğlum çiçek açtı isimli oyunu, babasıyla arasında geçen muhabbetlermiş.
    (l appartement, 01.01.2009 13:42)
  24. türkcell'le hayata en çok bağlananlardan. allah için iyi ekmeğini yedi turkcell'in.
    (suskungeveze, 01.01.2009 14:34)
  25. bir zamanların "pornocusu" şimdilerin entel tiyatrocusu.
    (masses, 16.03.2009 16:23)
 sayfa  / 2