algı; duyumlar yani görmek, duymak, koklamak gibi duyumsal eylemler sonucu bir bilginin kişi tarafınca işlenerek bir anlam kazanması dersek eğer, algıda geçicilik bu eylem ve anlamların sabun köpüğü gibi olmasıdır. ya da kayan bir bir yıldız gibi. şimşek gibi mesela, çakar ve yok olur.
türk siyaseti algıda geçicilik üzerine kurulmuştur. o yüzden bir-iki dönem önceki başbakanın kurduğu örgütler, bir iki dönem sonra devlet karşıtı olurlar. dünyayı sarsan krizler, bizi teğet geçer. o yüzden 5-6 sene önceki feci fetoşcu olan biri, 5-6 sene sonra haham gözükür gözümüze. algıda geçicilik başlayınca, kim benden kim değil diye sorgulamaya başlar hasta bünye.
algıda geçicilik siyasilerin üstünüze attığı fosfor bombasıdır aslında. gelir geçer. anlamazsınız bile. nasıl olsa yarın algılanması gereken başka bir manşet vardır. biri biter, biri başlar.
bunun ne olduğunu anlamak için küçük bebekleri gözlemek lazım. (büyük bebekleri boşuna gözlemeyin demek istiyor yazar burada.) herifçioğlu altı saniye görmese ellerinin nerede olduğunu, hatta iki adet eli olduğunu bile unutuyor. geçicilik dediğin böyle olur bence.