y tu mama tambien filminde, latin amerika'dan dünyaya bir yönetmenlik dersi vermiştir. çok doğal kamera çekimleri ve geçişleri, oyuncuların klişe rollerden uzak tutulması, hayatın karelerde yakalanarak nakış gibi işlenerek hikayelendirilmesi. göze batmayan, irrite etmeyen, tersine göze hoş gelen bir cinsellik ve çıplaklık.
bazı yönetmenlerin birkaç seyirci daha çekmek için cinsel organ pazarladığı beyaz perdede, (ki sadece gözüne gözüne sokulmasına karşıyım, gerçek haytta olan herşeyin perdede olmasını savunurum) cinsel organı sadece "evet onda da var, ve zaten biliyoduk" dedirtecek kadar rollnedirmesi bile, böyle bir film için önemli. çünkü filmde cinselliği yaşayarak keşfetmek üzere olan iki kankanın bir çok çıplak sahnesi mevcuttur.
filmi, her an başka yönlere kaydırmayı başarabilmiş ve sürükleyici yapmış olan yönetmen, araya koyduğu belgeselvari meksika yaşamı ve varoş gerçeği yanısıra, finaliyle ters köşeye yatırmayı da başarmıştır.
(bkz:
ters köşe finale sahip fimler)
(bkz:
aileyle izlenmeyecek filmler)
(bkz:
imdb de 250 ye girmesi gereken filmler)