arabaların dış tasarımları her göreni hayran bırakacak derecede mükemmel fakat iç tasarım biraz uyduruk sanki ya. yani arabaya dıştan baktıktan sonra içini görünce bir hayal kırıklığı oluşuyor insanda ama araba cidden süper ona laf yok. arabanın içinden çıkan müzik cd si arabadan da güzel. valla çok güzel cd hazırlamış adamlar tebrik ediyorum. zaten arabanın hoparlör kalitesi de müthiş ötesi. konser salonunda gibi oluyorsun arabada müzik dinlerken.
bu arada arabayı satın aldığınızda böyle kutlama tarzı bir şeyler yapıyorlar, arabanın üstünü kırmızı örtüyle falan örtüyorlar ya. o nasıl bir araba teslimidir aman allahım! bi kırmızı halı eksik yani. adamlar sürekli “siz alfa romeo sahibisiniz siz özelsiniz” demeye getiriyor işi. bu durumdan şikayetçi miyiz peki? asla.
zaten bu alfa romeon mu var sen özelsin işi her yerde karşına çıkıyor. mesela arabayı gören tanımadığınız insanların arkadan “uff arabaya bak lan” tarzı yorumlar yaptığını duyabiliyorsunuz. senin indiğin abradan bahsetmeleri senin hoşuna gitmiyor değil tabi. ya da birine babamın
alfa romeo 159u var dediğimde kalıyor. gerçi ben de bir arkadaşımın babasının böyle bir arabası olduğunu duysam ben de kalırım. ama babam araba manyağı olunca işte… bu yaşta motor almaya bile heveslenmişti de zor vazgeçirdik. gerçi babamın alfa romeo hevesi de geçti zira geçen gün onu internette
jaguar resimlerine bakarken yakaladım. üzgünüm baba ama jaguar biraz sıkar. neyse ama alfa romeo hevesi geçsin iyidir. araba bana kalır böylece. şu an araba kullanma konusunda pek usta olmadığımdan elletmiyor bana arabasını. zaten alfa sı onun ben ve kardeşimden sonraki çocuğu. nasıl bir araba aşkıysa bu her yerde ondan bahsediyor babam. küçük kuzenime bile öğretmişti. küçücük çocuk evde ayfa romenyo diye dolaşıyordu.
arabanın böyle bir etkisi var işte kardeşim!
vay be. arabanın tasarımından babama kadar gelmişiz. o zaman babam ve alfası ile ilgili bir hikayeyle bu giriyi sonlandırayım…
bir gün babam yolda
alfam romeo 159u ile giderken(bende yanındayım) arkada bir
alfa romeo mito belirdi. bizimkiyle aynı renk.. kırmızı. babam ve mitonun sürücüsü anlamadığım bir şekilde pek bir mutlu oldular. birbirlerine korna falan çaldılar. mitonun sürücüsü bize yol verdi falan. babam orada bana “biz onun babasıyız” dedi hatta. sonra yol ayrımına geldik. babam ve mitonun içindeki adam birbirine el salladı ve bitti. bu da alfa kardeşliği olsa gerek. tabi babam “sana mito mu alsak acaba” diyince bende babam gibi sırıtmaya başlayıp “olurrr” dedim. gerçi bu aileye iki alfa fazla. ama ne olursa olsun babama “bana mito al” desem hemen koşar, gerekirse borç falan alır, kredi çeker, o arabayı bana alır. konu araba olunca babamı tutmak mümkün değil çünkü. nasıl bir babam var benim ya?
off bayağı dağıttık yine konuyu. toparlamak gerekirse.. güzel arabadır, araba ile verilen müzik cd si de çok güzeldir, almaya meyilli iseniz adamı kendine bağlar bunu bilin de alın. sonunuzun babam gibi olmasını hiç istemem çünkü.